HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Sohbetler (8 Ocak 2018; 09:00)

Sohbetler (8 Ocak 2018; 09:00)

Harun Yahya
488
17 Haziran, 2018
Adnan Oktar'ın Sohbet programları
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Harun Yahya ve Etkileri

Sohbetler (8 Ocak 2018; 09:00)

 

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Hoş Sohbetler’e başlıyoruz inşaAllah. Adnan Bey hoş geldiniz.

 

ADNAN OKTAR: Evet dinliyorum.

 

KARTAL GÖKTAN:  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversiteleri'ler Derneği'nde yaptığı konuşmada Boğaziçi Üniversitesi'ndeki dış kaynaklı FETÖ yapılanmasına dikkat çekerek şunları söyledi: “Boğaziçi Üniversitesi bu milletin değerlerine yaslanamadığı için hedeflerine tam manasıyla ulaşamamıştır. Çok seslilik ile kendi ülkesinde yabancılık arasındaki çizgiyi doğru bilmeden de bunu yaşatamayız. Asıl mesele fiziken nerede olduğunuzdan ziyade zihin olarak nerede durduğunuz meselesidir. Açık konuşmayı severim çünkü kesinlikle gizli hafıza kaydım yoktur. Boğaziçi Üniversitesi, buradaki hocalarımız acaba nereye kadar pergelleri açıyorlar? Belli bir fikrin savunucusu olanlara kapıyı aç, belli fikrin savunucusu değilse kapıyı kapat. Bu mu özgürlük? Bilimin olmadığı yerde sadece cehalet değil, onunla birlikte vahşet de kök salmaya başlar. Terör niye üniversitelere yerleşmiştir? Bizim yıllarımızda anarşiydi. Daha sonra bu teröre dönüştü. Üniversitelerimiz bizim huzur mekanlarımız olması lazım. Selçuklu'yu yıkılışa götüren haşhaşi dalgası bir yanıyla cehalet, bir yanıyla vahşet kokuyordu. Bugün de Türkiye benzer saldırılarla karşı karşıyadır. Zihnini Amerika'da yaşayan, şarlatana adayan mankurtlardan bilim adamı da Müslüman da olmaz. Bir boğaz içinin bu tuzağa düşmesine asla gönlüm razı gelmez. Âlim olmak başka bir şeydir, arif olmak başka bir şeydir. Âlim olabilirsin ama arif olamazsın. Arif irtifa makamıdır.”

 

ADNAN OKTAR: Sayın Bahçeli'yle Tayyip Hoca muhteşem konuşuyorlar son iki aydan beri. Her konuşmaları mükemmel. Çok hayati konular. Boğaziçi'nde FETÖ'cü, METÖ'cü varsa direkt tepelerine binsinler. Hiç önemi yok. Gerekirse üniversite de dağıtılır. Yani öyle bir konu olmaz. Biz FETÖ'cü bir üniversite istemeyiz. Ama benim kanaatim az sayıdadırlar. Gereği de yapılsın. Çünkü ben bu tip yapılanmaların münafık tiynet içerisinde çok rahat geliştiğini gördüm. Çünkü münafıklık küfre de sırtını dayadığı için küfür de Müslümanlığın imkanlarını kullanan bir sistem olduğu için gelişme zemini daha kolay olabiliyor. Ama münafıklıkta, ayette diyor ki Cenab-ı Allah: “Başlarını öyle bir ezin ki, arkadan gelecekleri ibret olsun” diyor. Onun için kanun ve hukukla başlangıç aşamasında başlarının ezilmesi çok önemli. Boğaziçi'nde varsa hiç gözünü kırpmadan ibreti alem için kafalarını ezmek lazım kim varsa. Şımarmalarına müsaade edilmesin.

 

-Daha önce PKK gösterileri de oluyordu, müsaade ediyorlardı.

 

ADNAN OKTAR: İşte o da yine FETÖ'den kaynaklanan bir şey. Yani züppeliğe dayalı, millete tepeden bakmaya dayalı, ukalalığa dayalı, homoseksüel mantıktan kaynaklanan, Darwinist mantıktan kaynaklanan, üst perde böyle bir ukalalık sistemi. Bilgili ama hakikaten arif değil. Bak Talip Hoca çok önemli bir şey demiş. Bilgi, eşekte de bilgi var. Yüklersin eşeğe bilgiyi, ayette geçiyor, yüklersin eşek zor bela götürür. Ama eşek yine eşektir. Arif olmak çok önemli. Onun için boş kafa adamlar böyle züppeliğe yatkın, homoseksüelliği savunan, İngiliz Derin Devleti’nin kuklası olmuş münafıklara nefes aldırmayacağız. Milli değerlere bağlı milli görüşte, milli duruşta yerli bir zihniyetle hareket edeceğiz. Bunun dışında züppelik, çakallık, homoseksüellik Türkiye'nin sınırlar içerisinden giremeyecek. Müsaade etmeyeceğiz.

 

Evet dinliyorum.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Peygamberimiz en büyük mücadeleyi kimlere karşı yapmıştır?

 

ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, küfre gibi görünüyor ama aslında münafıklara karşı yaptı. Münafık yapılanması çok şiddetliydi Peygamberimiz (sav) zamanında. Yani üçte bir sayıdaydılar. Yani çok yüksek bir sayı. Hanımlarına da sirayet etmişti münafık baskısı. Dışarıda da öyle ve Hz. Ali (kv)'yi şehit etmeleri, Ömer (ra)’ı şehit etmeleri, Osman (ra)'ı şehit etmeleri, Ehl-i Beyt'i şehit etmeleri olayın boyutunu ve genişliğini gösteriyor. Yani muazzam bir münafık hareketi oldu anlaşılıyor. Mesela küfür şehit edememiş ama münafıklar şehit etmişler. Münafıklar da bu şehitliği elde ederlerken konuştukları üslup hayret verici. Allah adına, İslam adına, Kuran adına bunu yaptıkları söylüyorlar. Ayetlerle konuşuyorlar. Tam münafık üslubu. Halbuki dinle imanla hiç alakaları yok adamların züppe, çakal adamlar. Dinsiz imansız manyaklar. Ama halkın baskısından kurtulmak için ve rahat hareket edebilmek için bir örtüye ihtiyaçlar var. Müslümanlık örtüsüne bürünüp küfür içerde, Müslümanlık dışarıda, Müslümanlara böyle saldırabiliyorlar. Yani küfrün Müslüman kıyafeti giymiş şeklidir münafık. Küfrün münafıklarda yaptığı şey budur. Küfür ne yapar? Şeytan ne yapar? Müslüman kıyafeti giyer. Kamuflaj kıyafeti. Müslüman kıyafeti giyip Müslümanlar arasına rahatça girer. Kanser hücresi gibi ve orada çoğalır. Bünye onu fark etmez ve çoğalır. Onun için görüldüğünde derhal gereğinin yapılması lazım. Tabii, münafık her zaman olacaktır, her devirde olur. Akılcı davranılması lazım. Bizim için münafık bir eğlence konusudur, heyecan konusudur. Maç gibi yani böyle.

“Mehdi (as)’da önceki Peygamberlerin bazı özellikleri vardır” diyor Peygamberimiz (sav). “Bunların arasında Hz. Adem ve Hz. Nuh da vardır. Bu yönleri de onlara benzer, yani uzun ömür ile” diyor. Kim? Adem (as) ve Nuh (as). “İkisi gibidir” diyor, “uzun ömürlüdür.”

İmam-ı Sajjad diyor ki: “İmam Mehdi (as)’ın, Nuh (as) mizacı vardır, bu Mehdi (as)’ın hayatının uzun olmasıdır.” Bu münafıkları kızdırmak içindir. “Mehdi (as) uzun ömürlü ve genç yüzlüdür” diyor Peygamberimiz (sav). “Onu gören kırk yaş civarında bir erkek diye düşünür. Bir işareti de Allah'ın emri gelinceye kadar yaşlanmayacak olmasıdır.” Ne kadar kızdırıcı değil mi arkadaşlar? Çok kızdırıcı. Münafıklar açısından çok kızdırıcı.

İmam Zeynel Abidin (as) şöyle buyurmuştur: “Bizim kaimimiz Mehdi (as) ile Allah'ın Resulleri arasında birçok benzerlikler vardır. Nuh, İbrahim, Musa, İsa, Eyüp (as) ve Muhammed (sav) ve Âlî peygamberlerin her biriyle de bir benzerliği vardır. Nuh (as) ile uzun ömürlü olmasında, İbrahim (as) ile doğumunun gizli olmasında, halktan uzak durmasında, Musa (as) ile korkunun etrafını sarmasıyla” yani saldırganlık işte şu bu falan oyunlar İngiliz Derin Devleti, “gaybette yaşamasında İsa (as) ile, İsa (as) ile halkın onun hakkında ihtilafa düşmesiyle” halk onun hakkında ihtilafa düşecek diyor. İşte bir kısmı Mehdi (as) gelecek, bir kısmı gelmeyecek, bir kısmı doğru yolda diyor, biri yanlış yolda diyor, biri sapkın diyor, biri hak yolda diyor, ihtilaf var. “Eyüp (as) ile beladan sonra kurtuluşun yetişmesinde.” Mehdi (as)’a bela da geliyor ama kurtuluş hemen peşinden geliyor. “Mehdi (as)’a” Peygamberimiz (sav) diyor “hastalık dert gelecek ancak Eyüp (as) gibi hemen arkasından şifa ve rahmet gelecek.” “Muhammed (sav)’e benzemesi de Resulullah (sav)’in kutsal emanetleriyle çıkacak” diyor. Yelek Peygamberimiz (sav)’in hırkayı şerifi ve kılıncı belinde zuhur edecek diyor.

Münafığın en belirgin özeliği etrafına hiç kimse gelmez. Lağımdan kaçınır gibi kaçınırlar. En fazla üç kişi, beş kişi var böyle köpek eniği gibi gezerler. Uyuz köpek eniği gibi. Herkes tiksinir, bakan tiksinir, bakan tiksinir. Allah'ın bunlara cezası olduğunu Kuran belirtiyor. “Sen, bana ömrüm boyunca dokunmayın diyeceksin. Ve tek başına yaşayacaksın” diyor. Münafığın özelidir. Bakın asrımızın münafıklarına, hiç kimse yanaşmaz bunlara hiç kimse. Hep yalnız, hep yalnız, hep yalnız. Köpek gibi.

Bir de münafık, haysiyetsizlik şokuna girer. Kuran'da bu belirtiliyor. “Kulağı kesik” diyor. Bu ne demektir biliyor musun? Yani abartılı kaşarlıktan artık haysiyetsizlik derecesinde artık yüzünde utanma, haysiyet, hiçbir şey kalmaz. Yani bütün dünya yüzüne tükürse, ne dersen de artık uyuşmuştur beyni. Delirir yani münafık. Haysiyetsizliğin şiddetiyle delirir. Haysiyetsizlik şokuna girer, hiçbir şey etki etmez. Ne Kuran ayeti, ne bir insanların sözü, ne bir konuşma, aşağılanma, ne yaparsan yap etkilenmez. Yani beyni uyuşur artık münafığın iptal olur. İşte ona kulağı kesik deniyor. Yani karaktersizlikte, ahlaksızlıkta, onursuzlukta, haysiyetsizlikte, şerefsizlikte, namussuzlukta en üst düzey. Ve artık beyni bloke oluyor. Mesela normalde bir insanın yüzüne tükürse utanır değil mi? Münafıkta öyle değildir. Akıl almaz bir haysiyetsizlik boyutuna ulaşır. Bakın dikkat edin cehennemde de bu özellikleri devam ediyor, kaşarlığı. Diyor ki Müslümanlara, diyor ki, “yediklerinizden içtiklerinizden size versenize” diyor. Şımarıklığı, arsızlığı, iblisliği, nursuzluğu, pisliği, karaktersizliği üstlerinde toplanmış, Ama bir de ahlaksızlık şokundan, aşağılıklık şokundan artık insan olmaktan da çıkmış, şeytaniyetin en yüksek derecesine çıkmış. Münafık, şeytaniyetin en yüksek derecesine çıkar. Şeytanın makamı da yükselir. Bak müminin makamı, yükseliş şeytanın makamı da. Münafık, şeytanın makamının en yüksek noktasıdır. En yüksek noktaya çıkar. Çünkü şeytan cin olarak fazla etkisi olmaz. Ama münafık olarak en yüksek dereceyi alır. Ahir zaman münafıkları da en yüksek dereceyi alan münafıklardır. Yani daha geniş olduğu için imkan, dereceleri en yüksektir. Ama bakın dikkat edin, haysiyetsizlik şoku vardır münafıkta. Uyuşmuştur artık beyni. Yani ne dersen de etkilenmez. Mesela yüzüne tükürsen aşağılasan hiç etkilenmez. Vardır öyle tipler böyle artık hayasız, utanmaz, arlanmaz falan derler utanmazlar, öyle bir şeye girer.

 

-“Sen onların üzerine varsan da varmasan da dilini sarkıtıp soluyan köpek gibidir” diyor ayette Allah.

 

ADNAN OKTAR: Hah, evet. Bak tam ayetin açıklaması bak. Üstüne varsan da, hoşt diyorsun etkilenmiyor. Yine hoşt diyorsun, odundan falan kovalıyorsun yine etkilenmez. Hep öyle solur, bakar, bomboş. O şoku belirtiyor işte Kuran. O aşağılanmaktan artık beyni uyuşuyor münafığın. Yani bütün millet tiksindiği için, insanlar tiksindiği için, yalnızlığın verdiği şokla, insanlıktan çıkmanın verdiği şokla, şeytaniyetin en yüksek mertebesine çıktığı için beyni iptal oluyor. Şuuru kapanır.

-Bir ayette: “Onların yüzleri sanki karanlık bir gecenin parçalarına bölünmüş gibidir” buyuruyor.

 

ADNAN OKTAR: İşte simsiyah tabii, kapkaranlık.

 

Kalem Suresi’nde Cenab-ı Allah 13'te: “Şunların hiçbirine itaat etme” diyor Allah. “Yemin edip duran” münafıkta bu Allah'ı anarak konuşma vardır. “Aşağılık” münafığın özelliği. “Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen” Müslümanların sürekli aleyhine konuşur ama alabildiğine, mesela işi gücü bırakır akşama kadar Müslümanların aleyhine konuşur. Ayette açık açık bunu söylüyor Allah. “Alabildiğini ayıplayıp kötüleyen,” her şeyi kötü göstermeye çalışır. Her şeyi kötüleştirmeye çalışır. “Söz getirip götüren” oradan bir söz alır, oradan bir sözü götürür. Oradan bir söz alır, oradan bir söz götürür, sürekli sözle. “Hayrı engelleyip sürdüren” mesela Darwinizme karşı mücadele ediyor musun? Onu durdurmaya çalışır. Tebliğ yapıyorsan, durdurmaya çalışır. İman hakikatleri Kuran'ın üzerine anlatıyorsan durdurmaya çalışır. İngiliz Derin Devleti’yle mücadele ediyorsan durdurmaya çalışır. İnsanların hidayetine vesile olmaya çalışırsan durdurmaya çalışır. İttihad-ı İslam'ı istiyorsan, bunu savunuyorsan, Müslümanların başına bir lider gelsin diyorsan, bunu durdurmaya çalışır. Her türlü, bak “hayrı engelleyip sürdüren” engellemeye devam eden, “saldırgan” cinayete de yatkındır. Yaralama, cinayet hepsine yatkındır. “Alabildiğince günahkar.” Çünkü en yüksek noktaya çıkmış. Münafık en yüksek noktaya çıkmıştır artık. Zorbadır, bak “zorba, saygısız” saygıyı tamamen kaybetmiş. “Sonra da kulağı kesik” yani kaşar. Görüyor musun? Tam münafıkları anlatan bir durum.

Aşağılanmaktan münafık uyuşur. Yani bu çok şaşırtıcı bir özelliktir. Mesela artık suratı gülüyor, sırıtıyor. Ama o gülme artık yüzün uyuşmasından kaynaklanan, beynin uyuşmasından kaynaklanan bir sırıtma. Aklı gitmiş artık, beyni gitmiş, yüz falan uyuşmuş. Yani cehennemin adamı olmuş artık. Aşağılanmış, toplum tarafından dışlanmış, insanlar tarafından dışlanmış, yalnızlıktan günahkar olmanın verdiği ve cehennemden de emin olmanın verdiği bir beyin patlaması var. Ama hatta onu bile düşünemeyecek dereceye gelir bir süre sonra. Beyni iptal olur yani münafığın.

Ayette, “münafıklar birlik gibi gösterirler” diyor Allah. “Ama onlar aralarında parçalanmışlardır” diyor. “Ve birbirlerine de çok uğraşırlar ve kinlidirler” diyor. Birleşmesi de mesela 3-5 münafık bir araya geliyor o tarz. “Ama onlar bile kendi aralarında birleşemezler” diyor Allah. “Birbirlerine kinlidirler” diyor. Hakikaten köpek gibi kapışıyorlar.

 

Evet dinliyorum.

 

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgar Ortodoksları için tarihi önleme sahip İstanbul'daki Demir Kilisesi'nin açılışında konuştu Adnan Bey. Açılışa şu an Avrupa Birliği'nin dönem başkanı olan Bulgaristan Başbakanı Borisov da katıldı. Sayın Erdoğan şu açıklamaları yaptı: “Böyle bir dönemde yapılan bu açılış, dünyaya verilmiş önemli bir mesajdır. İstanbul, farklı din ve kültürlerin barış içinde yaşadığı bir kent olduğunu yeniden gösterdi. Şu anda burada bir tarafta Patrikhane, bir tarafta Demir Kilise. Bulgar cemaati için ibadet merkezi olarak hizmet vermenin yanında İstanbul'un güzelliğine de katkıda bulunuyor.”

 

ADNAN OKTAR: Bakayım. Resmi olsun göreyim.

 

-Hocam, bazı geleneksel bakış açısına sahip kişiler eleştiriyordu Kilise açılışını.

 

ADNAN OKTAR: Kiliseyi göreyim ona göre bir şey söylerim.

 

Tayyip Hocam’ın doğru yolda olduğunu gösterir. Mehdiyet yolunda olduğunu gösteriyor. Çok mübarek bir insan o. Çok mübarek bir insan. Bak bu Çamlıca Camiini açtı. O bir işaretti. Şimdi bu kiliseyi açtı. Beyaz kilise değil mi bu? Beyaz Kilise, hadislerde geçen kilise. “Beyaz Kilise” diye geçiyor, ayrı. Bak, bu Beyaz Kilise’yi de açtı. Mübarek sanki Mehdi (as), maşaAllah. Daha kim bilir ne hayırlar yapacak.

 

-Çamlı Camiine de en çok FETÖ’cüler karşı çıkmıştı.

 

ADNAN OKTAR: En mühim konu ne biliyor musun? Tayyip Hoca'yı bütün gücümüzle desteklemek. Bu kadar. Başka hiçbir şeye gerek yok. Can güvenliğine çok dikkat edelim. Polis korumasını daha titizleştirelim. Eğer oluyorsa sivil koruma da destekleyelim. Yani halkın arasında olsunlar sivil koruma. Bir de tabii bu benim vicdani kanaatim, polis tabii daha iyisini bilir. Silah polisin hemen belinde, ortada. Yan tarafta falan değil, ortada. Mermi namluya verilmiş, emniyeti açık. Yarım saniyede hedefi vuracak gibi olması lazım. Hatta 10 salise, 20 salise. Öyle çalışma yapılması lazım. Yani hareketi gördü mü tak anında vurup indirecek. Hareketi görmesiyle vurması bir olması lazım. O gün o şey benim kafamı biraz karıştırdı o çocuk geldi gitti sarılmaya kalktı. Yahu kardeşim sen ne yapıyorsun? Önceden söylesen tamam, dersin ki ben Tayyip Hocam'a sarılacağım, muhabbet edeceğim. Dağ başı mı orası ya? Her önüne gelen fırlayıp sahneye sarılırsa ne olur? Kafaya bak ya! Bir de sıkı sıkıya yapışıyor, ne yapacağı da belli değil. Biz ne bilelim senin ne olduğunu? Akla bak. Bu nasıl bir görgü anlayışı, bu nasıl bir akıl? Çevresindekilere de iyi Tayyip Hoca'nın. İçişleri Bakanı mükemmel. Başbakan da çok iyi, çok efendi insan. Ekibi iyi. Çok sıkı sahip çıksınlar Tayyip Hoca'ya. Tek başına bırakmak günah olur. Herkes sorumluluğu alsın üzerine. Anne de sağlığına, sıhhatine dikkat etsin. Çünkü Tayyip Hoca 2033'lere kadar, 2043'lere kadar bize lazım Tayyip Hoca. Daha dur Bismillah yeni başladık. Daha ne yaptık? Bismillah.

 

Evet dinliyorum.

 

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında şöyle konuştu: “Tarih boyunca ecdadımız fethettiği yerlerde öncelikle ibadet özgürlüğünü güvence altına almıştır. Bizde kesrette vahdet anlayışı vardır. Yani çoklukta birlik. Biz bu anlayışla ülkemizin her köşesinde diğer dinlere mensup vatandaşlarımızın ibadethanelerini ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Son dönemde ülkemizde 14 ibadethane onarımdan geçirilmiştir.

 

ADNAN OKTAR: Doğru doğru. Çok çok çok güzel yaptı. Hristiyan-Musevi düşmanlığının yoğunlaştığı bir dönemde ilaç gibi çok güzel. Eline sağlık. Çok doğru yolda gidiyor. Allah razı olsun. Geldi mi kilisenin resmi?

 

BÜLENT SEZGİN: Görebiliriz resmi.

 

ADNAN OKTAR: Bak beyaz, deniz kenarındaki Beyaz Kilise. Bak tarife de uygun. MaşaAllah. Deniz kenarındaki Beyaz Kilise. Tam. Deniz kenarındaki Beyaz Kilise. Tam uygun. Herhalde orası. Öyle gibi görünüyor, baksana. Konstantiniyye'de, deniz kenarında Beyaz Kilise. Adres doğru gibi görünüyor. İyi, güzel.


 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
m3u8
m3u8
m3u8
mp3
mp4
Allah sevgisi
Sevgi
Sevgililer günü
Sevgisizlik
sevgi