"Topraktaki hayat" belgeselinden.
TOPRAKTAKİ HAYAT - Giriş
Bir an için üzerinde yaşadığınız dünyanın şimdikinden çok farklı olduğunu düşünün. Atmosfer şartları şu ankinin aynısı olsun. Ancak yeryüzü üzerinde bir toprak örtüsü bulunmasın. Toprak yerine dümdüz, simsiyah ve kupkuru bir zemin olsun. Üzerinde hiçbir ürünün yetişmediği, hiçbir canlının yaşamadığı bir yeryüzü. Beslenmek için hiçbir şey yok. Yeri kazsanız da, ekseniz de hiçbir ürün vermiyor. Etrafta hiçbir yükselti, bir dağ ya da deniz yok. Eğer böyle bir dünyada yaşasaydınız, neden bu topraktan sulu ve güzel kokulu meyveler, birbirinden lezzetli sebzeler ve çeşit çeşit yemişler çıkmıyor gibi bir soru belki de hiç aklınıza gelmeyecekti. Çünkü hayatınız boyunca karşılaşmadığınız için yerden böyle ürünler çıkabileceğini muhtemelen hiç bilmeyecektiniz. İşte her gün, belki de üzerine hiç düşünmeden basıp geçilen toprağın hayatı önemi, onun eksikliğini düşününce çok daha iyi ortaya çıkıyor. Kehf Suresi’nde Yüce Rabbimiz, dilerse yeryüzünü bu şekilde kupkuru ve çorak bir hale getirebileceğini şöyle bildirir:
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Biz gerçekten yeryüzü üzerinde olanları kupkuru, çorak bir toprak yapabiliriz.” Kehf Suresi, 8)
Bu filmde üzerinde yaşadığımız mucize toprağı inceleyeceğiz ve göreceğiz ki Yüce Rabbimiz dilediği her şeyi, dilediği anda ve benzersiz bir şekilde yaratan, her gün üzerinden geçip gittiğimiz bir avuç toprakta bile bize kendi varlığının ve benzersiz yaratışının delillerini gösterendir.
Toprak diye bir madde yeryüzünde olmasaydı, yeryüzü estetik açıdan çok kaba ve çirkin bir görünüm alacaktı. Toprak olmadığından hiçbir ağaç ve bitki yetişmeyecek, yeryüzü sadece kaya ve taş yığını haline gelecekti. Ancak tüm bunların hepsinden önemlisi, yeryüzünde toprak olmasaydı, canlılığın var olması ve yaşamını sürdürmesi için gereken en temel besin kaynağı olmayacaktı. Oysa Yüce Rabbimizin sonsuz rahmeti ve lütfu sayesinde üzerinde yaşadığımız dünya böyle yaratılmamıştır. Allah, içinde birçok bereketler kıldığı toprağı insanın emrine vermiş ve birbirinden farklı, sayısız çeşitteki ürünü topraktan çıkarmıştır. Allah'ın insanlara toprak vesilesiyle sunduğu nimetler saymakla bitmez.
Toprak, binlerce bitkiye canlılık veren ve yeryüzünün doğal zenginliğini oluşturan özel bir besin deposu gibidir. Yüzlerce çeşit meyve ve sebze. Hepsi de aynı topraktan çıkmasına rağmen her birinin rengi, şekli ve lezzeti birbirinden farklı farklıdır. Üzerine tonlarca çöp ve atık döküldüğü, içinde milyonlarca canlı ölüp çürüdüğü halde içinden türlü renk ve lezzetlerde tertemiz ürünler ve su kaynakları çıkaran toprak gibi bir başka madde daha yeryüzünde yoktur. Böyle bir maddeyi en son teknolojik imkanları kullanarak dahi yapay olarak meydana getirebilmek imkansızdır.
Tüm bunlar toprağın mucizevi özelliklere sahip, yeryüzünde hayatın devamını sağlayan ve eşi benzeri olmayan özel bir karışım olarak yaratıldığının delilleridir. Allah, Kuran ayetlerinde toprağın insanlar için önemli bir yaratılış delili olduğunu şöyle bildirmektedir:
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Ölü toprak, kendileri için bir ayettir. Biz onu dirilttik. Ondan taneler çıkarttık. Böylelikle ondan yemektedirler. Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık. Ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine, şükretmiyorlar mı?” (Yasin Suresi, 33-35)