Hizmet etmeyi ve hizmet edeni çok severdi.
geneva,sans-serif;">Onun güzel ahlakını gören herkes yaptıklarından pişman olur, hemen tevbe etmek
ve feyzi ile akın akın gelmesiyle devamlı kalabalık bir şehir görünümünde hareketli
Mallarını, mülklerini kimseyle paylaşmaz, darda zorda olanlara yardım etmezler.
Üstelik kendilerine iman etmeleri söylendiğinde “biz ne yaptığımızı biliyoruz” diye karşılık verirler
Onlara iman etmeleri ve hak dine dönmeleri için süre tanır.
Herkesi öyle yarattığına göre, neyine artistlik yapıyorsun, münasebetsizlik yapıyorsun, yapmacık hareketler
, sulu hareketler yapıyorsun.
Kendini çok analiz etme, çok dinleme kendini. Bu yorar. Neşeli, dışa dönük ol, rahat ol.
Huriler de tabii insan suretinde, güzel, kusursuz, doğal ihtiyaçları olmayan, yeme-içme ihtiyacı olmayan
Eşyaya da söylesen eşya kendiliğinden hareket eder ama gılmanın yapması tabii insanların daha hoşuna
İnsanlar da secde etmeye kalkıyorlar o anda.
Dolayısıyla evrimin insanlara empoze etmek istediği en gerçek dışı terkinlerden biri şudur: “İnsan
öğütlerken şefkat, merhamet, fedakarlık, yardımlaşma gibi din ahlakının yüksek değerlerini ise yok etmekte
İlkokullardan üniversitelere kadar bu evrimci yalanlarla toplumun beyni yıkanmaktadır.
Fakirlere yardım etmekten bahsetmeyecek. Kardeş olalım diyemeyecek, hiçbir şey diyemez.
Ama hakikaten alet etmeye kalkanlar oluyor ama o çok belli olur. Çok çok belli olur.
Başka bir türlü kabul etmeyiz. Tayyip Hoca da şu an dürüst aklı başında giriyor.
Firavun da ordusuyla birlikte onları takip etmek istemiş ancak onlar geçerken su yükselmiş ve topluca
(Yine) bu, isyan etmelerinden ve sınırı çiğnemelerindendi. (Bakara Suresi, 61) Hz.
Musa bu hatırlatmasından sonra kavmini tekrar tevbe etmeye davet etmiştir.
Ona biz bakacağız, yemesinden, içmesinden, konforundan, neşesinden, mutluluğundan, tedavisinden, her
Kızgın Güneşin altında saatlerce hiçbir şey yemeden ve içmeden beklerler.
Münafıklar hep böyle kafalama yaparlar, eğlence keyif yeme içme, moda şu bu falan bununla zayıf insanları
dolandırmak, onların imkanlarını kullanmak, onların başına bela olmak, pislik yapmak, Müslümanları tehdit etmek
, alçaklık yapmak, ihbarda bulunmak, kitle halinde onları şehit etmek bu alçakların hedefi oluyor.
Tebliğ, cehd etmek, gayret etmek. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir.
Sakın insanlar buna inanmasın.
hususan ehl-i küfre bakıp, surî ziynet (süs eşyası) ve aldatıcı gayr-ı meşru lezzetlerine aldanıp taklit etme
dolduramadan aç ve susuz olarak dönerken; bir Müslüman günlük hayatını hiçbir şey yokmuş gibi yaşamaya devam etmez
sarmışken; samimi bir mümin kendi ihtiyaçlarının, günlük hayatının peşinde olmaz; Müslümanlara yardım etmek