Darwinizm, onlarca yıldır evrim teorisinin bilim dünyası ve akademik camiada şartsız koşulsuz bir uzlaşmayla kabul edildiği algısını dayatır. Oysa dünya genelinde 1.000'den fazla bilim insanı ve akademisyenin altına imza attığı "Darwinizm'e Bilimsel İtiraz" bildirisi, bu yapay algıyı bir kez daha temelden çökertmektedir. Biyoloji, genetik, kimya, fizik, tıp ve jeoloji gibi farklı alanlarda uzmanlaşmış bilim insanları, dünyanın prestijli üniversitelerinde görev yapan profesörler ve kıdemli akademisyenler; mutasyonlar ve doğal seleksiyonun canlılığın muazzam kompleksliğini açıklamaya yetmediğini şu tarihi bildiriyle açıkça beyan etmektedir:
“Hayatın karmaşıklığının açıklanması için kullanılan doğal seçilim ve rastlantısal mutasyon mekanizmalarının yeterlilikleri konusundaki iddialara şüpheyle yaklaşıyoruz. Darwin’in teorisi için kanıtların dikkatli bir şekilde incelenmesi teşvik edilmelidir..”
Aralarında Nobel Ödülü’ne aday gösterilen ve kendi alanlarında tartışmasız birer deha olan isimler de bulunan kıdemli bilim insanları ve araştırmacılar, itirazlarında şüphesiz sonuna kadar haklıdırlar.
Görünmeyen Büyüklük: Akademik Baskı ve Bastırılan İtirazlar
Bildiride yer alan 1.000'i aşkın imza aslında buzdağının sadece görünen kısmıdır. Günümüz akademik camiasında evrim teorisini sorgulayan araştırmacılar; akademik çevrelerden uzaklaştırılma, kadro haklarının elinden alınması, bilimsel yayınlarının engellenmesi, karalama ve itibar suikastı gibi ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu yoğun yıldırma politikaları ve mesleki kaygılar sebebiyle, evrim teorisinin geçersizliğinin farkında olan daha pek çok bilim insanı bu tür bildirileri açıkça imzalamaktan çekinmektedir.
Sözde Mekanizmaların İflası: Doğal Seleksiyon ve Mutasyon
Günümüzde evrim teorisi olarak tanımlanan neo-Darwinist model, canlıların iki temel mekanizma sayesinde evrimleştiklerini öne sürer: doğal seleksiyon ve mutasyon. Teorinin temel iddiasına göre, “evrimsel değişikliklerin kaynağı, canlıların genetik yapısında meydana gelen rastgele mutasyonlardır; bu mutasyonların sebep olduğu özellikler ise doğal seleksiyon mekanizması aracılığıyla seçilir ve böylece canlılar evrimleşir”.
Bilimsel bir izah edasıyla anlatılan bu sözde hikaye incelendiğinde, aslında ortada hiçbir evrim mekanizmasının olmadığı hemen fark edilir:
Rastgele Mutasyonlar: Genetik koddaki rastgele bozulmalardır; canlı bünyesine yeni, organize ve kompleks bir biyolojik bilgi ekleyemez. Mutasyonların net etkisi her zaman zararlıdır. Olağanüstü komplekslikte bir düzene sahip DNA üzerinde oluşan herhangi rastgele bir etki organizmaya ancak zarar verir.
Biyolojik olarak, ortalama bir protein molekülünün bile doğru dizilimle, doğru kimyasal bağlarla ve doğru geometrik yapıyla bir araya gelme ihtimali imkansızdır; hücre ve DNA’nın akıl almaz düzeyde karmaşık, hassas, kusursuz, düzenli ve uyumlu yapısının tesadüfi mutasyonlar ile oluşması ise imkansızın ötesindedir.
Doğal Seleksiyon: Sadece mevcut popülasyondaki zayıf bireyleri eler; yeni bir organ, yeni bir genetik veri veya yeni bir tür kazandırma gücüne sahip değildir.
Kısacası, ne doğal seleksiyon ne de mutasyonlar, Darwinist safsataya en ufak bir destek sağlayabilir.
Sonuç
Canlıların evrim geçirmiş olmaları mümkün değildir, çünkü doğada onları evrimleştirebilecek bir mekanizma yoktur. Bugün biyoloji, paleontoloji, genetik, biyokimya, mikrobiyoloji gibi bilim dalları, canlılığın hiçbir şekilde tesadüfler ve doğa şartları sonucunda kendiliğinden meydana gelemeyeceğini kanıtlamıştır. İşte bu nedenledir ki her geçen gün daha fazla bilim insanı Darwinizm’e yüksek sesle itiraz etmektedir.
Gerçekte evrimciler, evrimi kanıtlama uğruna gösterdikleri çabalarla, evrim gibi bir sürecin yeryüzünün hiçbir döneminde yaşanmadığını ve yaşanamayacağını bizzat kendi elleriyle ortaya koymuşlardır. Her canlı, atomlarından proteinlerine, moleküllerine ve hücrelerine kadar akıllara durgunluk veren karmaşık yapılara ve iç içe geçmiş olağanüstü sistemlere sahiptir. Kör tesadüflerin bu kusursuz yapıları ve sistemleri gerçekleştiremeyeceği güneş kadar açıktır. Tüm canlıların Yaratıcısı, sonsuz bir kudret, sanat ve ilim sahibi olan Yüce Allah'tır.
Allah’tan başka Yaratıcı, Allah’tan başka bir güç yoktur.
.jpg)