Açık denizde bir gemide bulunduğunuzu düşünün, yolunuzu nasıl bulacaksınız? Yolculuğunuzu güvenli bir şekilde sürdürmeniz ve hedefinize ulaşabilmeniz için öncelikle nerede bulunduğunuzu yani enlemi ve boylamı bilmeniz gerekir ki denizciler günümüzde bunun için modern navigasyon sistemlerini kullanırlar. Bu sistemlerde uydulardan gelen sinyallerden faydalanılır. GPS dediğimiz küresel konumlama sistemi, Dünya'nın etrafında dolaşan 24 tane ana uydu ile 3 tane yedek uydudan ve yerdeki onlarca farklı merkezden oluşan bir konumlandırma ağıdır.

Bu uydular toplamda 6 farklı rotadan geçerek, her 12 saatte bir Dünya'nın etrafını dolaşırlar. Her birinin içerisinde ‘atomik saat’ denen aşırı hassas bir sistem bulunur. Böylece her sinyal, herhangi bir sıradan saatin erişemeyeceği kadar hassas şekilde zamansal olarak ölçülebilir. Çeşitli geometrik hesaplamalarla sapmalar ortadan kaldırılır ve konum bilgisi doğru şekilde alınabilir.

Özetle eski dönemlerde Güneş’in hareketlerini takip ederek ya da yıldızlara göre yön belirleyerek günümüzde ise modern konumlandırma sistemleri kullanarak konum belirleriz ve yolumuzu güvenli hale getiririz.  Peki kimi zaman binlerce kilometre katederek, hava koşullarındaki olumsuzluklara rağmen aylarca hiç durmadan göç eden canlılar bunu nasıl başarırlar?

Söz konusu kaplumbağaların göçü olduğunda yönlerini nasıl buldukları sorusunun cevabı dünyanın manyetik alanında gizlidir.

Dünyanın manyetik alanı hangi bilgileri verir?

Bilim insanları uzun mesafeli göç eden hayvanların manyetik ipuçlarını kullandığını görmüşlerdir. Dünya'nın manyetik alanından potansiyel olarak iki farklı bilgi elde edilebilir. Yön veya pusula bilgisi. Dünyanın çeşitli yerlerinde, topraktaki manyetik elementlerin yoğunluğu ve bu yoğunluğun yarattığı etkinin dünya yüzeyi ile kesişen açıları farklılık gösterir. Eğer bir canlı bu değişiklikleri hissedebilirse, bu onun harita üzerinde yön belirleyebileceği anlamına gelmektedir. Kaplumbağalar gibi uzun ve tehlikeli bir rotada yön bulmaları gereken canlıların bunu yapabildikleri gözlemlenmiştir. Peki ama nasıl?

 

Kaplumbağaların gizli GPS sistemleri mi var?

Dünyada, tamamı uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan 7 deniz kaplumbağası türü vardır. Bu türlerden iki tanesi ise ülkemizle yaşar ve Türkiye kumsallarını yuvalama yeri olarak kullanır.  

Manyetik kuzey(Nm) ve gerçek kuzey (Ng) arasındaki varyasyon

Manyetik alan okuma Kuzey Atlantik bölgesinde yaşayan kaplumbağalar ürezinde deneylenmiştir ve özellikle genç "Loggerhead Kaplumbağaları" (Caretta Caretta) için çok büyük önem taşımaktadır. Bu büyük baş kaplumbağa türü yaşamlarını Atlas Okyunusu bölgesindeki Sargossa Denizi'ni çevreleyen dairesel bir sisteme sahip Kuzey Atlantik Dönencesi'nde sürdürebilmektedirler. Kuzey Carolina Üniversitesi'nden Kenneth ve Catherine Lohmann isimli araştırmacılar, yaptıkları deneyle kaplumbağaların bu dönencede kalmak için kendi manyetik ölçümlerini kullandıklarını ortaya koymuşlardır.

Araştırmacılar öncelikle kaplumbağaları bilgisayar kontrolünde, manyetik alan içeren bir tank içine yerleştirmişlerdir. Alanın manyetik eğimi dönencenin sınırındaki ile aynı olduğunda, kaplumbağalar dönencenin içine doğru yüzmeye başlamışlardır. Farklı araştırmalarda tankın içindeki manyetik alan gücü de değiştirilmiştir. Alanın gücü dönencenin sınırı ile aynı olduğunda kaplumbağalar dönencenin içi zannettikleri bölgeye doğru yüzmüşler ve tehlikeli sınırdan uzaklaşmışlardır. Bütün bunları yapabilmeleri için deniz kaplumbağalarının boylam algısına sahip olmaları ve iki koordinatlı manyetik bir harita çıkarabilmeleri gerekir.

 

Kaplumbağalardaki yaratılış harikası dünya navigasyonuna katkıda bulunacak

Araştırma ekibi, kontrollü deneyler yoluyla, deniz kaplumbağalarının gerçekten de yiyecek buldukları bölgelerin manyetik alanlarını öğrenip hatırlayabildiklerini ortaya koymuştur. Bu yetenek, kaplumbağaların manyetik bilgileri kullanarak beslenme alanlarına geri dönebildiklerini ve uzun mesafelerdeki olağanüstü yön bulma yeteneklerini açıklamaya yardımcı olduğunu düşündürmektedir.

Bu bulgular, yön bulmak için manyetik ipuçlarına dayanan çok farklı göçmen hayvan türleri için de geçerli olabilir. Araştırmacılar, kaplumbağaların öğrenme yeteneklerinin kapsamını, manyetik alanlara duyarlılıklarını ve öğrendikleri bilgileri gerçek dünya navigasyonuna nasıl entegre edebildiklerini daha ayrıntılı olarak incelemeyi planlamaktadırlar. Elde edilen bilgilerin zaman içinde, doğadan ilham alan yeni navigasyon teknolojilerinin geliştirilmesine katkıda bulunması beklenmektedir.

Manyetik alan bulma yeteneği yavru kaplumbağalarda da var

Hayranlık uyandıran bu manyetik harita yeteneği, hiç göç etmemiş kaplumbağalarda da mevcuttur ve kalıtsaldır yani ilk ortaya çıktıkları andan itibaren bu canlılarda vardır. Yavrular yumurtadan çıkar çıkmaz doğruca denize girerler ve yaklaşık 13.000 kilometrelik destansı bir okyanus yolculuğuna çıkarlar. Yıllar sonra, erginleşen dişi kaplumbağalar yumurtalarını bırakmak için, dünyaya geldikleri kumsala geri dönerler.

UNC-Chapel Hill'de biyoloji profesörü olan Catherine Lohmann, "Deniz kaplumbağalarının manyetik haritalara sahip olduğunu 20 yıldır biliyoruz ve şimdi, yeni yerleri öğrenebildiklerini göstererek, haritaların nasıl oluşturulup değiştirilebileceğini de öğrendik. Deniz kaplumbağalarının, bizim hayal bile edemeyeceğimiz şekillerde yön bulmak için kullandıkları zengin bir görünmez bilgiye erişebilmeleri inanılmaz" sözleriyle bu canlılardaki yaratılış harikasına olan hayranlığını dile getirmiştir.

Profesör Lohmann tarafından “Görünmez” olarak nitelendirilen bu özellik kaplumbağaların ilk var oldukları andan itibaren onlara verilen yani ilham edilen bilgidir. Allah her canlıyı tam ihtiyacı olan bilgilere sahip olarak var etmiştir. Her tür nerede yaşayacağını, o bölgede nelere dikkat etmesi gerektiğini, nerede besleneceğini, yolunu nasıl bulacağını, nasıl korunacağını ve daha birçok yaşamsal fonksiyonunu sürdürebileceği bilgilere ilk doğduğu andan itibaren sahip olarak hayatına başlar. Bu Allah’ın mükemmel yaratmasıdır.

Kaplumbağalardaki bu kompleks yapının evrimcilerin iddia ettiği gibi tesadüfen oluştuğunu söylemek, gemilerde bulunan manyetik pusulaların dalgaların rastgele gemiye çarpmasıyla oluştuğunu iddia etmekten farksızdır. Hiçbir tesadüfün ya da insan eliyle yapılan makinelerin bu kadar kompleks mekanizmaları canlılarda oluşturması, bunları nesilden nesile aktarması, bu bilgiyi canlıların hücrelerine kodlaması mümkün değildir. Kaplumbağa fosilleri de bize hiç değişmeden günümüze geldikleri gerçeğini göstermektedir. 200 milyon yıldır kaplumbağalara yön veren beceriler onları doğru yolda tutmakta ve Allah’ın yaratmasındaki ihtişamı bize tanıtmaktadır.

O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? (Mülk Suresi, 3. Ayet)

En eski kaplumbağa fosilleri yaklaşık 200 milyon yıl öncesine aittir ve o dönemden bu yana bu canlılarda hiçbir değişim olmamıştır. Resimde görülen 37-23 milyon yıllık kaplumbağa fosili de, mükemmel detayları ile günümüz kaplumbağalarından farklı olmadığını göstermektedir. 

 

Kaynaklar:

https://www.eurekalert.org/news-releases/1105885

https://journals.biologists.com/jeb/article-lookup/doi/10.1242/jeb.251243
Lohman, K.J, Putman N. F., ve Lohman C.M.F. The magnetic map of hatchling loggerhead sea turtles. Curr Opin Neurobiol 2012
Apr;22(2):336-42

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22137566/

https://phys.org/news/2025-02-sea-turtles-secret-gps-loggerheads.html

https://www.seaturtlestatus.org/articles/2021/6/16/how-do-sea-turtles-navigate-in-the-ocean