Hayvanlar, bazen bir tehlikeyi haber vermek, bazen de karşısındakini korkutmak amacıyla iletişim ve mesaj yöntemlerini kullanırlar. Haberin veya tehlikenin şekline göre her canlı türünün kendine has iletişim sistemleri vardır.

Örneğin koloninin güvenliği için gözcülük görevini üstlenen mirket isimli hayvanlar, yüksek bir yere çıkıp iki ayağı üzerine dikilerek sürekli olarak etrafı kolaçan eder. Eğer gökyüzünde yaklaşan “yırtıcı bir kuş” görürse özel bir çığlık atar, yerden gelmekte olan örneğin “bir yılan” gördüğünde ise daha farklı frekansta çığlık atar. Bu sayede çayırdaki mirketler tehlikenin nereden geldiğini bilir ve ona göre ya yuvada gizlenir ya da bölgeden uzaklaşırlar. Gözetleme sırasında her şey yolunda ise yani bir tehdit yoksa gözcü mirket 2 saniye ara ile kesik bir ses çıkararak durumun normal olduğunu koloniye bildirir.
Filler ise sesin yanında titreşimler sayesinde de sürünün diğer üyeleriyle iletişim kurmaktadırlar. Filler insanların duyabileceği sesler haricinde duyamayacağımız kadar düşük frekanslı (infrasonik) sesler ve yer titreşimleri ile de haberleşirler. Filler çoğunlukla doğrudan gırtlaktan, bazen de hortumları tarafından şekillendirilen çeşitli sesler çıkarırlar. Bu seslerin en bilineni, uyarıldıklarında, tehlike altında olduklarında ya da saldırı esnasında çıkardıkları yüksek frekanslı boru benzeri sestir. Böyle durumlarda fil, hortumunu kaldırarak bir uyarı borusu gibi kullanırlar. Dövüşen filler kükrer ve haykırır. Yaralı olan filler ise böğürmeyi andıran sesler çıkarırlar. Düşük uyarı söz konusu olduğunda ise uğultu gibi olan infrasonik sesler çıkarırlar. İnfrasonik sesler frekans yapısı sebebiyle uzun mesafelere yayılabildikleri için filler uzak mesafeli iletişimlerini özellikle bu düşük frekanslarla yaparlar. Afrika fillerinin bu uzun mesafeli çağrıları 15 ilâ 35Hz aralığında ve 117dB düzeylerindedir. Bu şekilde 10 km civarında bir mesafe ile kolayca haberleşebilirler [1] Fil çağrılarının 15Hz'lik alt kısmı (infrasonik ses = saniyede 15 kez titreşim) insan kulağının duyma aralığının hemen altındadır ve insan kulağı tarafından duyulamaz, ancak frekansı sayesinde engelleri aşıp uzun mesafelere ulaşabilir.
‘Gitme Zamanı’ Çağrısı
Bilim insanları Namibya'daki Etosha Milli Parkı'nda Mushara su birikintisinde yaşayan sürü üyelerinin, ayrılma zamanının geldiği konusunda birbirlerini haberdar etmek için diğer mesajlardan farklı bir infrasonik homurtu sesi kullandıklarını belirlediler. Sürünün sonraki hareketleri gözlendiğinde “gitme zamanı geldi” anlamına gelen bu çağrı, sürüye önderlik eden baskın erkekler tarafından başlatılmakta, daha sonra diğer üyeler tarafından tekrarlanmaktaydı. "Hadi gidelim" diye adlandırılan homurtular, daha önce dişi fillerde kaydedilen seslere çok benzemekteydi. Araştırmacılar, çağrıyı başlatan erkek fillerin bu frekansı büyük olasılıkla gençken annelerinden öğrendiklerini düşünmektedir. [2]

Ergenlikten Başlayan Eğitim
Erkek filler ergenliğe eriştiklerinde annelerinin ve kız kardeşlerinin de içinde bulunduğu dişi fil hakimiyetinden ayrılarak erkeklerden oluşan sürülere katılırlar. Önceleri aralarında gevşek bağlar olduğu düşünülen erkek sürülerinde “hadi gidelim” çağrılarının yapılması ve bu çağrıya istinasız itaat edilmesi bu kanaati değiştirmiştir. Yaşlı erkekler sürüye gelen genç filleri koruma altına almakta, onlara rehberlik etmekte, besin ve su kaynaklarını onlarla paylaşmakta ve gözlemlere göre olaylar karşısındaki duygu ve tepkilerine ortak olmaktadırlar. [3] Bu da dişi ya da erkek fillerin erginlikten önce veya sonra her durumda yoğun bir sosyal etkileşim ve iletişim içinde olduğunu göstermektedir.
Fillerin iletişiminde “gitme zamanı geldi” çağrısı gibi pek çok haberleşme konuları vardır. Örneğin sürüden birkaç saat ayrı kaldıktan sonra bir araya gelen aile üyelerinin çıkardığı selamlama uğultusu da diğer bir iletişim ifadesidir. Gruplarından ayrılmış bireylerin temas çağrıları yumuşak seslerdir. Bunlara cevap olarak yüksek sesle başlayan sonra yumuşayan çağrılarla karşılık verilir. Çiftleşme zamanında da erkek ve dişi filler kendilerine özgü seslerle iletişim kurarlar. Çiftleştikten sonra dişi filin yüksek sesle çağrı yaparak durumu ailesine bildirdiği gözlemlenmiştir. [4]
Fillerin sadece havada yayılan ses dalgalarıyla iletişim kurmazlar. Ayakları ile bulundukları zeminde darbeler oluşturarak titreşime dayanan ses dalgaları ile de iletişim kurarlar. Sismik yöntem olarak isimlendirilen bu iletişim tekniğinde yerde yayılan sinyalleri algılamaya çalışan fil öne eğilerek ön ayaklarına yüklenir. Bu davranışa "donma davranışı" denir. Fillerin ayak tabanlarında dişi balinalar ve yunuslardaki gibi akustik yağ tabakaları bulunur. Ayrıca kulak kanalı çevresinde bulunan özel bir kas, kulak kanalını sıkıştırarak akustik sinyallerin titreşimini azaltır ve hayvanın daha fazla sismik sinyali duymasını sağlar. [5]

Filler sismik dalgaları çeşitli nedenlerle kullanırlar. Tehlike altında olup kaçan ya da saldırı taklidi yapan bir fil çok uzak mesafelerden duyulabilecek sismik dalgalar oluşturabilir. Filler zeminden gelen bu dalgaları gürültü olarak nitelenebilecek diğer dalgalardan ayırt ederler. Yırtıcıların oluşturduğu bir tehdit nedeniyle ikaz çağrısını sismik yolla alan filler yavrularını ortalarına alarak çember şeklinde toplanmak suretiyle savunma pozisyonuna geçerler. Filler ürettikleri infrasonik ses dalgalar ile 10 km uzağa kadar iletişim kurabilirlerken, sismik dalgalarda bu mesafe 32 km’ye kadar çıkabilmektedir. [6]

Tesadüfe Yer Olmayan Mükemmel Uyum
Bilindiği üzere iletişim, tek yönlü bir sinyalden ibaret değildir; iki ayrı ama birbirine uyumlu ve ortak dile sahip bir sistemdir. Fillerde de aynı şekilde bir yanda, belirli bir mesajı iletmek için homurtu, vurma veya düşük frekans gibi yöntemlerle anlam yüklenmiş bir şifreyi oluşturan bir gönderici fil vardır. Diğer yanda ise, bu sinyalleri diğer seslerden ayrıştırıp kendisine yönelik olduğunu bilen, göndericinin kullandığı şifreleme anahtarını çözen ve mesajın ardındaki anlamı kavrayan çözücü fil yer alır.
Bu iki fil, tıpkı mors alfabesi sisteminde olduğu gibi, aynı kodlar ve aynı kavrayış üzerine kurulu, kusursuz bir uyum içinde olmak zorundadır. Taraflardan birinde oluşan bir uyumsuzluk yani anlatım veya anlama hatası iletişimi anında imkânsız kılar. Sadece sinyalin mükemmel bir şekilde üretilmesi yetmez; alıcının da o sinyalin ne anlama geldiğini bilmesi şarttır.
Fillerin 32 km’lik mesafeden haberleşmesini sağlayan bu mucizevi ve iki yönlü iletişim sistemi, evrimcilerin tesadüf, rastgele mutasyon vs gibi akıl ve bilim dışı iddiaları ile ortaya çıkamaz. Bu mucizevi iletişim, hem göndericiyi hem de alıcıyı aynı anda, aynı amaca uygun olarak yaratan üstün akıl sahibi Allah’tır.

Zincirleme İletişim
Fillerin frekans, infrasonik, sismik dalgalar kullanarak diğer üyelerle kurdukları iletişimler sıradan gibi gözükse de özel bir aktarım düzeni ile yapılmaktadır. Mesela sürü lideri “gitme zamanı geldi” çağrısı yaptıktan hemen sonra bunu iletecek zincirde bulunan bir sonraki filin homurtusu başlar ama öncesinde her fil kendine ulaşan çağrının bitmesini bekler, mesajı alır, analiz eder, yorumlar ve daha ilerdeki topluluğa iletir, yani uyumlu ve kademeli bir iletişim söz konusudur. Dışarıdan karmaşık görülse de sesler rastgele değil koordineli bir şekilde yürütülmektedir. Bu iletişim sistematiği yaratılıştın itibaren nesilden nesle aktarıldığı için bir öğrenme ve öğretme eylemi de olduğunu da göstermektedir.
Fillerin birbirleriyle iletişim kurmak amacıyla kullandıkları bu yöntemler bize Allah’ın sonsuz aklını ve benzersiz yaratışını göstermektedir. Rabbimiz yerde ve gökte ve ikisi arasında bulunan tüm varlıklarda üstün ilmini ve sınırsız kudretini göstermektedir.
"Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, onlar da sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır. Sonra hepsi Rab’lerinin huzurunda toplanıp getirileceklerdir." (En'âm Suresi, 38)
“O Allah ki yaratandır, kusursuzca var edendir, şekil ve suret verendir...”(Haşr Suresi, 24)

Kaynaklar:
[1] Larom, D.; Garstang, M.; Payne, K.; Raspet, R.; Lindeque, M. (1997). The influence of surface atmospheric conditions on the range and area reached by animal vocalizations, Journal of Experimental BiologyŞubat 1997, Volume 200 Issue 3, p. 421-31
https://journals.biologists.com/jeb/article/200/3/421/19122/The-influence-of-surface-atmospheric-conditions-on
[2] Stanford Üni, Biologists discover male elephants use infrasonic rumbles to signal 'let's go' , phys.org 22 Temmuz 2024
https://phys.org/news/2024-07-biologists-male-elephants-infrasonic-rumbles.html
[3] Nina Messey, Male elephants use deep rumbles to signal when it is time to go, Independent (UK) 22 Temmuz 2024
https://www.independent.co.uk/news/science/stanford-university-b2583968.html
[4] Sukumar, R. (2003), The Living Elephants: Evolutionary Ecology, Behaviour, and Conservation, Oxford University Press, ISBN 978-0-19-510778-4, s. 142-45.
[5] Caitlin E. O’Connell-Rodwell Keeping an “Ear” to the Ground: Seismic Communication in Elephants, Journals/Physiology, Cilt 22 Sayı 4, 1 Ağustos 2007
https://journals.physiology.org/doi/full/10.1152/physiol.00008.2007
[6] O'Connell-Rodwell C. E.; Arnason, B., Seismic properties of Asian elephant (Elephas maximus) vocalizations and locomotion, the journal of the acoustical Society of AmericasAralık 2000, Cilt 108 Sayı 6, ss. 3066-72 https://pubs.aip.org/asa/jasa/article-abstract/108/6/3066/554703/Seismic-properties-of-Asian-elephant-Elephas?redirectedFrom=fulltext


