"Müminin şerefi dini, asaleti güzel ahlakı, mürüvveti de aklıdır."( İbn Hıbban, Hakim; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3. cilt, s. 111-112)
"Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?" (Inşirah Suresi, 4)
Yukarıdaki ayette de belirtildiği gibi, Peygamberimiz (sav), Allah'ın izniyle hem yaşadığı dönemde hem de vefatından sonra bütün insanlarca tanınmıştır. Vefatından 1400 yıl sonra dahi tüm dünyaca tanınmakta ve bilinmektedir. 1400 yıldır, milyarlarca insan Peygamberimiz (sav)'e sevgi ve saygı ile bağlanmış, onu görmediği halde ona çok yakın olmuş, cennette onunla sonsuza kadar birlikte olmak için dua etmiştir ve etmektedir.
Allah Kuran'da Peygamberimiz (sav) ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
"Hiç şüphesiz o (Kuran), şerefli bir elçinin kesin sözüdür." (Hakka Suresi, 40)
Allah Kuran'da Hz. Nuh, Hz. İlyas, Hz. Musa ve Hz. Harun gibi birçok peygamberin de hayırlı ve şerefli isimleri olduğunu bildirmektedir. İnsanların büyük bir bölümü hayatları boyunca ün ve şeref peşinde koşarlar. Bunun için hırs yapar, geçici olan dünya nimetlerine kendilerini kaptırırlar. Ya da kibirlenerek şımarırlar. Şeref peşinde koşarken, şeref ve onurlarını kaybetmiş olurlar.
Oysa ün ve şeref bir insana ancak Allah Katından verilir. Ve Allah bir insana şerefin Kuran ahlakının yaşanması ile geldiğini bildirmektedir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:
"Eğer hak, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı hiç tartışmasız, gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve herşey) bozulmaya uğrardı. Hayır, Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar." (Müminun Suresi, 71)
Bir insanın dünya hayatında onurlu ve şerefli bir yaşam sürmesinin tek yolu Allah'ın vahyi olan Kuran'a ve Peygamberimiz (sav)'in üstün ahlakına uymasıdır. Bunların dışındaki yolların insanlara dünyada da ahirette de kayıptan başka bir şey getirmeyeceği açık ve kesin bir gerçektir.
Peygamber Efendimiz (Sav)'in Şemal-i Şerifi 19
Özet
Bu makale, Peygamber Efendimiz (sav)'in şahsiyetinin ve Kur'an ahlakının önemini ele almaktadır. Peygamberimizin Allah katındaki yüce makamı ve 1400 yıldır süregelen sevgisi vurgulanmaktadır. Gerçek şeref ve onurun ancak Allah'ın vahyine ve Kur'an ahlakına uymakla elde edileceği belirtilmektedir.
Önemli Noktalar
- Peygamber Efendimiz (sav), Allah'ın izniyle tüm zamanlarda insanlarca tanınmıştır.
- Milyarlarca insan, Peygamberimize (sav) görmeden sevgi ve saygı ile bağlanmıştır.
- Kur'an, şerefli bir elçi olan Peygamber Efendimiz (sav)'in kesin sözlerini içermektedir.
- Ün ve şeref, ancak Allah katından verilir ve Kur'an ahlakının yaşanmasıyla kazanılır.
- Dünya ve ahirette onurlu bir yaşam için Kur'an'a ve Peygamber ahlakına uymak esastır.
Sıkça Sorulan Sorular
Peygamber Efendimiz (sav) nasıl bir şeref ve saygıya sahiptir?
Peygamber Efendimiz (sav), Allah'ın izniyle hem yaşadığı dönemde hem de vefatından sonra tüm insanlarca tanınmış ve sevilmiştir. Vefatından 1400 yıl sonra dahi milyarlarca insan ona sevgi ve saygı ile bağlı kalmıştır.
Gerçek şeref ve onurun kaynağı nedir?
Gerçek şeref ve onur, bir insana ancak Allah katından verilir. Allah, şerefin Kur'an ahlakının yaşanmasıyla geldiğini bildirmektedir.
İnsanların dünya hayatında onurlu bir yaşam sürmesinin yolu nedir?
İnsanların dünya hayatında onurlu ve şerefli bir yaşam sürmesinin tek yolu, Allah'ın vahyi olan Kur'an'a ve Peygamber Efendimiz (sav)'in üstün ahlakına uymasıdır.
Müminin şerefi ve asaleti hangi özelliklerle tanımlanır?
Müminin şerefi dini, asaleti güzel ahlakı ve mürüvveti de aklıdır. Bu özellikler, bir müminin Allah katındaki değerini ve toplum içindeki saygınlığını belirler.
Kur'an'da Peygamber Efendimiz (sav) hakkında ne buyrulmaktadır?
Kur'an'da 'Hiç şüphesiz o (Kuran), şerefli bir elçinin kesin sözüdür.' (Hakka Suresi, 40) ayetiyle Peygamber Efendimiz (sav)'in yüce makamı ve getirdiği mesajın önemi vurgulanmaktadır.


