"Müminin mizanında en ağır basacak şey güzel ahlaktır. Muhakkak ki, Allah Teala işi ve sözü çirkin olan ve hayasızca konuşan kimseye buğz eder." (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 15/9)
Peygamber Efendimizin çevresinde bulunan yakın sahabelerinin aktardıkları olaylardan da anlaşıldığı gibi Peygamber Efendimiz, "son derece nazik, nezih, zarif, latif ve ince düşünceli" idi. Edep, terbiye ve görgü kurallarını hayatında en güzel ve en ideal şekliyle uyguluyordu.
Peygamber Efendimizin evinde yetişen ve yıllarca ona hizmet eden Hz. Enes (ra), Peygamberimiz (sav)'in eşsiz nezaketini şöyle anlatmıştır:
"Kendisine bir şey soranı can kulağıyla dinler, soruyu soran yanından ayrılmadıkça, onu terk etmezdi. Resulullah ile bir kimse tokalaşırsa veya bir kimse tokalaşmak için elini uzattığında, karşısındaki kişi elini çekmeden Resulullah elini çekmezdi. Biriyle yüz yüze gelince de, karşısındaki, yüzünü çevirip ayrılmadıkça Resulullah o kimseden yüzünü çevirmezdi. Önüne oturan kimseye hiçbir zaman ayaklarını uzatmazdı.
Karşılaştığı kimseye önce kendisi selâm verirdi. Ashabıyla tokalaşmaya önce kendisi başlardı."
"Sahabîlerine güzel unvanlar verirdi. Hz. Ali'ye 'Ebû Turab', bir başka Sahabîsine 'Ebû Hüreyre' gibi lâkaplar vermişti. Onlara şeref kazandırmak için, hoşlarına giden isimle çağırırdı."
"Kimsenin sözünü kesmezdi. Konuşmasını yarıda bırakmazdı. Konuştuğu kişi sözünü bitirmeden yahut gitmek üzere ayağa kalkmadan sohbetine devam ederdi.``
"Resul-i Ekrem'e on sene hizmet ettim. Vallahi, bana 'Öf' bile demedi. Yapmakta geciktiğim veya yapmadığım bir emrinden dolayı beni azarlamadığı gibi, ailesinden azarlayan olursa, onlara da, 'Ona dokunmayın. Bu işi yapması takdir edilmiş olsaydı yapardı' buyururdu."
"Bir gün bir iş için bir yere gitmemi emir buyurdu. Huzurlarından çıktıktan sonra sokakta birkaç çocuğun oynadığını gördüm ve onları seyretmeye daldım. Derken arkadan birisi iki eliyle başımı tuttu. Döndüğümde baktım ki, kendisi. Gülüyor. Bana: 'Enesçiğim sana söylediğim yere gittin mi?' dedi.
'Hayır, daha gitmedim, gideceğim' dedim.
'Ben ona senelerce hizmet ettim. Vallahi bir defa olsun yaptığım bir iş için 'Niçin yaptın?', yapmadığım bir iş için 'Niçin yapmadın?' dediğini hatırlamıyorum." (Konyalı Mehmed Vehbi, Tam Metni Sahih-i Buhari, 4. cilt, Üçdal Neşriyat, İstanbul 1993, s. 340)
Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca binlerce insanı eğitmiş, dini, güzel ahlakı bilmeyen insanların güzel tavırlı, ince düşünceli, fedakar, üstün ahlaklı insanlar olmalarına vesile olmuştur. Kendisinden sonra da sözleri, tavrı ve ahlakı ile milyonlarca insanın eğitimine vesile olan Peygamberimiz (sav), çok hayırlı bir yol gösterici ve eğiticidir.
Peygamber Efendimiz (Sav)'in Şemal-i Şerifi 21
Özet
Bu makale, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (sav) şemail-i şerifini, özellikle nezaketini, edep ve görgü kurallarına bağlılığını ele almaktadır. Hz. Enes'in aktarımları üzerinden Peygamberimizin insanlarla olan ilişkilerindeki incelikler ve üstün ahlakı detaylandırılmaktadır. Makalede, güzel ahlakın müminin mizanda en ağır basacak değer olduğu vurgulanmaktadır.
Önemli Noktalar
- Peygamber Efendimiz (sav) son derece nazik, nezih, zarif ve ince düşünceli bir karaktere sahipti.
- Edep, terbiye ve görgü kurallarını hayatında en ideal şekilde uygulayan bir örnekti.
- Hz. Enes'in aktarımlarına göre, kimseye "öf" dememiş ve kimseyi azarlamamıştır.
- Peygamberimiz (sav), muhatabına tam dikkat gösterir, sözünü kesmez ve elini ilk çeken olmazdı.
- Ashabına güzel unvanlar vererek onlara değer verdiğini göstermiştir.
- Güzel ahlak, müminin mizanında en ağır basacak değer olarak belirtilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Peygamber Efendimizin nezaketi nasıl bir örnek teşkil etmektedir?
Peygamber Efendimiz, kendisine bir şey soranı can kulağıyla dinler, karşısındaki kişi ayrılmadıkça onu terk etmezdi. Tokalaşırken veya yüz yüze geldiğinde, muhatabından önce elini veya yüzünü çekmezdi, bu da onun eşsiz nezaketini göstermektedir.
Hz. Enes'in Peygamberimizle yaşadığı anılar neyi vurgulamaktadır?
Hz. Enes, Peygamberimize on yıl hizmet ettiğini ve bu süre zarfında kendisine asla "öf" denilmediğini veya azarlanmadığını belirtmiştir. Bu anılar, Peygamberimizin üstün sabrını, hoşgörüsünü ve insanlara karşı olan şefkatini vurgulamaktadır.
Peygamber Efendimiz ashabıyla ilişkilerinde hangi güzel davranışları sergilerdi?
Peygamber Efendimiz, karşılaştığı kimseye önce kendisi selam verir, ashabıyla tokalaşmaya ilk kendisi başlardı. Ayrıca onlara şeref kazandırmak amacıyla hoşlarına giden güzel unvanlar verirdi.
İslam'da güzel ahlakın önemi nedir?
Makalede belirtildiği üzere, müminin mizanında en ağır basacak şey güzel ahlaktır. Allah Teala işi ve sözü çirkin olan, hayasızca konuşan kimseye buğz eder, bu da güzel ahlakın İslam'daki merkezi yerini göstermektedir.
Peygamberimizin konuşma adabı nasıldı?
Peygamberimiz kimsenin sözünü kesmez, konuşmasını yarıda bırakmazdı. Konuştuğu kişi sözünü bitirmeden yahut gitmek üzere ayağa kalkmadan sohbetine devam ederdi, bu da onun dinleme ve saygıya verdiği önemi yansıtır.


