"Derinlerin gizemi" belgeselinden
AHTAPOT
Mürekkep balığı çok kompleks bir göz yapısına sahiptir. Şu aşamada avını kaçırması söz konusu değildir. Gözleriniz çevreyi ne kadar iyi görürse, o kadar fazla saklanmak zorunda kalırsınız. 10 kolu vardır ve hepsi de kaslı emme ağızlarına sahiptir. Yavaş ya da hızlı yüzebilir. Başının altındaki çıkış deliğinden püskürttüğü suyla hareket eder. Mürekkep balığı, suyu dirençle karşılaşmadan kolayca yararak gitmesine olanak veren hidrodinamik şekliyle en hızlı deniz canlıları arasındadır. Bazı türleri saatte 30 km hızla yüzebilmektedir. Bu kadar hızlı olabilmesinin sırrı, vücudunu bir ağ gibi ören protein lifleridir. Bu liflerin esnekliği ve sağlamlığı sayesinde, suyun hızlı bir şekilde dışarı atılabilmesi sağlar.
Burada dikkati çeken çok önemli bir nokta vardır. Günümüzün itmeli jet motorlarının çalışma prensibi de mürekkep balığıyla aynıdır. İnsanlığın 20. Yüzyılda taklit etmeye başladığı bir teknik, milyonlarca yıldan beri mürekkep balığı tarafından kullanılmaktadır.
Ahtapot sekiz kollu bir avcıdır. Diğer hayvanlardan saklanmak için ise ilginç bir yöntem kullanır. Kamuflaj. Derisini oluşturan hücreler çevreye otomatik olarak uyum sağlar ve bir ayna gibi vazife görerek renk ve doku açısından ortamı taklit ederler. Ahtapotun gözleri çok iyi görür. Çevresindeki değişiklikleri çok iyi fark eder. Böylece derisinin rengini ve desenini çevreye göre değiştirir. Deri kromatofor denilen özel renk hücreleriyle kaplıdır. Sinir sistemiyle harekete geçirilen küçük kaslar kasılarak bu hücreleri ortaya çıkarırlar ve derisi koyulaşır. Kaslar gevşediğinde ise hücreler küçülür ve derinin rengi açık hale gelir. Farklı renk hücreleri, farklı renk pigmentleri taşır ve sayısız renk bileşimi ve deseni oluşmasına imkan verir.
Ahtapotların en sık avladığı canlı yengeçtir. Kendilerini tehlikeli makas kollardan korumakta ustadırlar. Dişleri ise yengecin kabuklarını kırabilecektir. Hareketli kaslardan ibaret olan bu avcı, üstün özellikleriyle kendini en iyi şekilde saklayabilen mükemmel bir canlıdır.
Ahtapotun kendini diğer canlılardan saklama ihtiyacını hissetmesi ve daha sonra özel renk hücrelerini derisinin üzerine yerleştirmiş olması mümkün değildir. Ahtapotun sahip olduğu bu üstün kamuflaj sistemi, şüphesiz her şeyin bilgisine sahip Yüce Allah'ın kusursuz yaratışına bir örnektir.
Bu bir aslan balığı. Bu saldırgan görünümü hiç de blöf değil. Gerçekten çok tehlikeli bir canlı. Aslan balığının sırtındaki yüzgeçler zehirli dikenler taşır. Bu dikenler bir saldırı durumunda koruma sağlar. Avını yüzgeçlerini kullanarak istediği yere yönlendirir. Köşeye sıkıştırınca da ağzına doğru çeker. Aslan balığının bu çekici görünümü bir yandan avının dikkatini çekerken diğer yandan yem olmasına sebep olmaktadır.