"Resulullah'ın dilinden cennet 2" belgeselinden


CENNETTEKİ İNSAN GÜZELLİĞİ

 

Müminlerin bu dünyada sahip oldukları nimetlerin, güzel ahlakın dışında cennette de sahip olacakları pek çok özellikleri vardır. Bunlardan biri güzellikleridir. İnsan güzelliği aynı zamanda dünyadaki en büyük nimetlerden de biridir. Allah'ın ruhundan üflediği bir varlık olan mümin, kişiliği, takvası ve güzel ahlakıyla çok değerlidir. Bu özelliklerinin kusursuz bir fiziksel güzellikte bir araya gelmesi, kuşkusuz herkesin sahip olmak isteyeceği büyük bir nimettir. Cennetteki insan güzelliğinin tarif edildiği hadislerden biri şöyledir:

“Cennetteki huriler yakut ve mercan gibidirler. Adam onlardan birinin yüzüne bakar da kendini onun yanağında aynada gördüğünden daha berrak görür. Onların incilerinin en ednası şarkla garbi ışıklandırır.” (Ramuz el-Ehadis-2 s. 337/71)

Cennetteki hurilerin güzelliği yakut gibi nadide bir mücevhere, mercan gibi özel bir görünüme sahip doğal bir güzelliğe benzetilmiştir. Ayrıca bakan kişinin kendisini aynadan daha net gördüğü benzetmesiyle ciltlerinin pürüzsüz güzellikte olmasına ve yüzlerindeki berraklığa, aydınlığa dikkat çekilmiştir. Dünya şartlarında cildin gerginliği, duruluğu çok kısa bir dönem sürer. Küçük yaşlardaki cilt pürüzsüzlüğü ve güzelliği, yaş ilerledikçe bir takım cilt problemleri yıpranma ve kırışma ile bozulmaya uğrar. Dolayısıyla bu güzellik dünya şartlarında kalıcı değildir. Ancak Allah razı olduğu kullarına cennette bu güzelliklerin kusursuzunu ve sonsuz olanını vaat eder. Peygamberimiz (sav) de bir hadiste cennetteki güzelliğin ve gençliğin sürekliliğinden şöyle söz eder:

“Cennet ehlinin yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir. Gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez. Cennet ehli cennete, 30 ya da 33 yaşında, sakalsız ve gözleri sürmeli olarak girecekler.” (Tirmizi, Kütüb-i Sitte-4 s. 451/6)