Cennet mekanlarının güzelliği
"Resulullah'ın dilinden cennet 1" belgeselinden
CENNET MEKANLARININ GÜZELLİĞİ
Cennetteki zenginliğin yanı sınıra, mekanlar da son derece güzel ve ihtişamlıdır. Dikkat ederseniz, dünyanın en güzel mekanları arasında saraylar, köşkler hep ilk sıralarda yer alır. Allah'ın Kuran'da bildirdiği cennetle ilgili ayetlerde de, insanların hoşlarına giden bu mekanlardan, köşklerden, saraylardan, bahçelerden, otağlardan sıkça bahsedilmektedir. Örneğin, cennetteki köşklerin yüksek olduğu ve altlarından ırmaklar aktığı Kuran ayetlerinde şöyle bildirilir:
“İman edip salih amellerde bulunanlar, onları içinde ebedi kalıcılar olarak altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. Salih amellerde bulunanların ecri ne güzeldir.” (Ankebut Suresi, 58)
Aynı zamanda hadislerde cennet mekanlarının her malzemesinin çok değerli olduğuna dikkat çekilmiştir. Çakıl gibi bolca bulunan taş parçalarının yerine de yakut, zümrüt ve inci olacağı bildirilmiştir.
“Gurfeler (cennet köşkleri), kırmızı yakut, yeşil zeberced (zümrüt) ve beyaz incidendir. Onlarda hiçbir kusur ve ayıp yoktur. Cennet ehli, bunlara sizin gökte, doğu ve batıdaki parlak yıldızlara baktığınız gibi bakarlar.” (Ramuz el-Ehadis-1, s. 225/6)
“Cennetin çakılları, inci ve yakuttan, toprağa da zaferan (safran)dır.” (Tirmizi, Kütüb-i Sitte-11, s451/6)
Cennet köşklerinin zenginlik ve ihtişamın simgesi sayılan yakut, zümrüt, inci gibi mücevherlerden yapılmış olması onların paha biçilmez değerlerini vurgulamak açısından son derece önemlidir. Peygamber (sav) Bir başka hadisinde cennet köşklerinin yeşilliklerle çevrili olduğunu ve su kenarında yer aldığını şöyle buyurmaktadır.
“Cennette bir köşk vardır. Etrafı burçlar (hisar-kule), otluk, sulak yerlerle çevrilidir. Beş binde kapısı vardır…” (Ramuz el-Ehadis-1 s. 125/5)
Ayrıca hadislerde cennet köşkleriyle ilgili şöyle bir özelliğe daha dikkat çekilmektedir.
“Cennette öyle köşkler vardır ki, içindeki dışındakini, dışındaki içindekini görür…” ((Ramuz el-Ehadis-1 s. 125/9)
Hadisten anladığımıza göre cennetteki bazı köşkler kişilerin hem içeriği hem dışarıyı görebilmelerini mümkün kılan cam veya başka bir saydam malzemeden yaratılmış olabilirler. Zemin, duvarlar ve tavanın bu şekilde şeffaf olmasıysa içinde oturan kişilere ferahlık ve zevk vermesi açısından çok güzel bir özelliktir. Cennet köşklerinin hadislerde bildirilen bir başka özelliği ise hiçbir destek ve dayanak olmaksızın durmalarıdır. Kuşkusuz bu durumda, benzersiz ve heyecan verici bir güzelliğe işaret etmektedir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur:
''Bir gün Resulullah, ‘Cennette öyle köşkler vardır ki ne kendisini yukarıya bağlayacak çengelleri ve ne de altında direkleri vardır’ buyurdu. Bunu dinleyen ashab, 'Ey Allah'ın Resulü o köşklerin ehli oraya nasıl girecek?' diye sordu. Resulullah, ‘Onlar kuşlar misali uçarak girecekler’ buyurdu.” (Dünya Ötesi Yolculuk, s. 294)
İhtişamlı cennet mekanlarından bir diğeri ise saraylardır. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde cennetteki saraylardan da söz edilmektedir. Bir hadiste şöyle bildirilir:
“Cennetin içinde inciden bir saray vardır. O sarayın içinde, kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır. Her konağın içinde, yeşil zebercedden yetmiş ev vardır. Her evin içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza, her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır…” (Tezkireti’l Kurtubi, s. 323/554)
Hadislerde cennet saraylarının köşklerde olduğu gibi en değerli taşlardan yapıldığına, en güzel şekilde dekore edildiklerine, içlerinde nimet bolluğu olduğuna dikkat çekilmektedir. Dünya hayatına razı olmayan ve bu hayatın geçici süslerini aldanmayan müminler, ahirette gerçek zevk ve neşeyi birbirinden güzel bu cennet mekanlarında sonsuza kadar yaşarlar. Cenab-ı Allah'ın cennette müminler için yarattığı güzel mekanlardan bir başkasıysa, otağlar yani çadırlardır. Peygamber (sav) (sav) birçok hadisinde cennetteki otağlardan bahsetmiştir. Bunlardan bir tanesi şöyledir:
“Cennette, müminin yüksekliği 60 mil yaklaşık 100 kilometre olan bir inci çadırı vardır. Genişliği de öyle, yani 60 mildir. Orada müminin aileleri bulunacak, mümin onları bir bir dolaşacak.” (Buhari, Müslim, Tirmizi, Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10091-2)
Her şeyin en mükemmel haliyle yaratıldığı cennette, çadırlarda olabilecek en üst konforla müminlerin zevkine, rahatına, keyfine uygun şekilde var olacaklardır. Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği gibi değerli cevherlerden yapılan bu çadırlar olağanüstü bir genişliğe sahiptirler. Hadislerde cennet ehlinden kişilerin çok geniş ve yüksek olan inci tanelerinin içinde aileleri ve yakınlarıyla mükemmel bir hayat sürdükleri haber verilmektedir. Kuşkusuz bu Rabbimizin benzersiz yaratma gücünün ve sanatının bir tecellisidir.
Cennet mekanlarıyla ilgili olarak çarşılarda pek çok hadise tasvir edilmiştir. Bu alışveriş mekanları insanların ihtiyaçlarını karşılamaları için önlerine birçok seçenek sunar.
İnsanlar iyi beslenme, farklı tatları deneme, şık ve güzel giyinme, işlerini kolaylaştıracağını düşündükleri araçları satın alma gibi amaçlarla bu yerlere giderler. İşte insanların dünya şartlarında hoşlarına giden bu nimeti Allah cennette de en güzeliyle yaratacaktır. Cennetteki çarşılar sayısız çeşitlilikte nimetle, bolluk sevinci uyandıran görüntüleriyle cennet ehlinin içlerindeki bu arzuya hitap edecektir. Üstelik cennette dünyada bu nimetin beraberinde olan pek çok imkansızlık da ortadan kalkmış olacaktır. Örneğin dünyada insanlar alışveriş yerlerini dolaşmaktan zevk almalarına rağmen bundan yorulurlar.
Bunun dışında alışveriş yapmaktan zevk almasına rağmen, dilediğini satın alma imkanına sahip olmayan insanlar da vardır. İnsanlar ancak fiyatını ödedikleri sürece bu çeşit bolluğun içinden istedikleri ürünü seçebilirler. Ama eğer bu imkana sahip değillerse sadece bu mekanları gezmekle yetinmek durumundadırlar. Oysa Peygamberimiz (sav)’in hadislerde haber verdiğine göre cennet çarşılarında insanlar istedikleri her şeyden diledikleri kadar alabileceklerdir. Bu mekanlardaki nimet çeşitleri ise insanların daha önce hiç görmedikleri ve hayalini bile kurmadıkları türden nimetler olacaktır. Hadislerde bu durumdan şöyle bahsedilir:
“Muhakkak cennette bir çarşı vardır ki, melekler orayı ziyaret ederler. Orada, gözlerin mislini görmediği, kulakların duymadığı ve kalplere gelmeyen nimetler vardır. Canımızın istediği her şey, bize getirilir. Fakat orada satılan ve satın alınan hiçbir şey yoktur. O çarşıda, cennet halkının bazısı, diğer bazısıyla karşılaşır. Onların içinde herhangi bir şeyi eksik olan kimse yok ki karşılaştığının üzerine gördüğü süs elbiselerinden dolayı rahatsız olsun. Sözünün sonu gelmeden üzerinde daha güzel bir kıyafet bürünür. Şu muhakkak ki cennette hiçbir kimsenin üzülmesi, kederlenmesi yoktur.” (Tezkireti’l Kurtubi, s. 325/563)
Bir başka hadiste ise cennetteki çarşılarda müminlerin oturacakları güzel kokulu, rahat yerler bulunduğu, cennet ehlinin buralarda tanışıp sohbet ettikleri, kısaca insanın hoşuna gidecek bir sosyal yaşamın varlığına dikkat çekilir:
“Muhakkak cennette öyle çarşılar var ki, orada alışveriş yoktur. Fakat cennet ahalisi, oraya vardığı zaman, taze ve parlak, inci ve misk toprak üzerine yaslanarak otururlar. Dünyada oldukları gibi, o cennetlerde tanışırlar. Dünyada, nasıl olduklarını ve Rablerine ibadetlerinin nasıl olduğunu, geceleri nasıl ihya ettiklerini, gündüzleri nasıl oruç tuttuklarını, dünyanın zenginliğiyle, fakirliğinin nasıl olduğunu, ölümün nasıl olduğunu ve nasıl cennet ahalisinden olduklarını konuşup, müzakere ve sohbet ederler.” (Tezkireti’l Kurtubi, s. 326/565)
