Hiç düşündünüz mü?

Eğer evrenin en temel yasaları bugünkünden çok az farklı olsaydı...

Şu anda ne gökyüzündeki yıldızlar olurdu...

Ne Dünya...

Ne de siz.

Modern fizik, insanı hayrete düşüren bir gerçeği ortaya koyuyor. Çünkü…

Evreni yöneten fizik sabitleri ve temel kuvvetler, yaşamın ortaya çıkmasına imkân verecek son derece hassas değerlere sahip ….

Bilim insanları bu olağanüstü dengeyi "ince ayar" olarak adlandırıyor.

Bu hassasiyetin ne kadar büyük olduğunu hayal edebilir misiniz?

Evrenin genişleme hızını etkileyen kozmolojik sabitle başlayalım.

İnce ayar üzerine çalışan araştırmacılar, bu değerin yaklaşık 10 üzeri 120'de bir mertebesinde bir hassasiyet gösterdiğine dikkat çekiyor.

Bu sayıyı gözünüzde canlandırmak bile neredeyse imkânsızdır.

Bir rakam düşünün...

Ve yanına tam 120 tane sıfır ekleyin.

İşte fizikçilerin sözünü ettiği hassasiyet bu büyüklüğü ifade ediyor.

Bu değerde küçücük bir farklılık bile olsaydı...

Evren ya baş döndürücü bir hızla genişleyecek, galaksiler hiç oluşamayacaktı...

Ya da kendi içine çökecekti.

Yani yıldızlar olmayacaktı...

Dünya olmayacaktı...

İnsan olmayacaktı.

Peki bu kusursuz ölçüyü kim belirledi?

Böylesine hassas bir hesabı tesadüf yapabilir mi?

Elbette hayır.

Tesadüf ne hesap yapabilir ne de ölçü koyabilir.

Bu kusursuz dengeyi yaratan, her şeyi ilmiyle kuşatan Yüce Allah'tır.

Şimdi ikinci örneğe bakalım.

Atom çekirdeğini bir arada tutan güçlü nükleer kuvvet...

Yerçekiminden yaklaşık 10 üzeri 40 kat daha güçlüdür.

İşte bu denge sayesinde yıldızların içinde karbon oluşabiliyor.

Karbon...

Bugün yeryüzündeki bütün canlıların temelidir.

Peki bu kuvvet biraz farklı olsaydı?

Karbon oluşmayacak...

Hayat hiç başlamayacaktı.

Yıldızların içindeki bu hassas dengeyi kim kurdu?

Milyarlarca yıldır hiç şaşmadan devam eden bu sistemi kim yönetiyor?

Elbette Allah.

Çünkü yıldızları da, onları yöneten kanunları da yaratan O'dur.

Bir başka dikkat çekici gerçek...

Fizikçi Paul Davies'in dikkat çektiği hesaplamalara göre, yerçekimi ya da zayıf nükleer kuvvetin değeri 10 üzeri 50'de bir oranında bile farklı olsaydı, galaksilerin oluşumu mümkün olmayabilirdi.

Bir an düşünün...

Gökyüzünde tek bir yıldız bile olmayacaktı.

Bu akıl almaz ölçüyü kim belirledi?

Şuursuz atomlar mı?

Elbette Hayır.

Bu ölçünün sahibi, gökleri ve yeri yaratan Allah'tır.

Bir de elektromanyetik kuvveti düşünün.

Bu kuvvet biraz daha güçlü olsaydı, atomların yapısı değişecek, yaşam için gerekli karmaşık kimya oluşamayacaktı.

Güçlü nükleer kuvvet biraz farklı olsaydı yıldızların içinde bildiğimiz elementler meydana gelmeyecekti.

Hayatın temeli olan atomlara bu dengeyi kim verdi?

Elbette Allah.

Şimdi elinizde tuttuğunuz bir bardak suya bakın.

Renksiz...

Kokusuz...

Sıradan gibi görünen bir su...

Oysa su molekülünün kutuplu yapısı, onu canlılık için vazgeçilmez hâle getirir.

Bu sayede hücrelerin içinde sayısız kimyasal reaksiyon gerçekleşebilir.

Donduğunda genleşmesi, göllerin ve denizlerin tamamen buz tutmasını önler.

Yüksek özgül ısısı ise Dünya'nın sıcaklık dengesinin korunmasına katkı sağlar.

Bu özelliklerden yalnızca biri bile farklı olsaydı, bugün bildiğimiz hayat büyük ölçüde değişecekti.

Peki suya hayat veren bu özellikleri kim verdi?

Şuursuz moleküller mi?

Yoksa her şeyi üstün bir akıl ve bir ölçüyle yaratan Allah mı?

Modern bilim, evrendeki bu hassas ölçüleri her geçen gün ayrıntılı olarak ortaya koyuyor.

Derin düşünen bir insan bu ölçünün sahibini hemen bilir. Çünkü;

Her atomda...

Her yıldızda...

Her su damlasında...

Allah'ın sonsuz ilmi, üstün kudreti ve eşsiz yaratma sanatı tecelli etmektedir.

Kur'an'da Rabbimiz bu gerçeğe şöyle dikkat çeker:

"Biz her şeyi bir ölçü ile yarattık." (Kamer Suresi, 49)