"Yaşayan fosiller" belgeselinden.
Evrimcilerin Ara Geçiş Formu Çıkmazı
Evrimciler, fosilleri bugünkü canlılarla aralarında akrabalık ilişkileri kurabilmek ve gelişmeleri arasında benzerlikler gösterebilmek bakımından çok önemli görürler. Canlıların birbirinden kademe kademe evrimleşerek türediği iddialarını doğrulayabilmek için fosil kalıntılarına başvururlar. Ancak bugün fosil kayıtlarının %80'i ortaya çıkarılmış olmasına rağmen öne sürebildikleri tek bir delil bile yoktur. Aksine fosil kayıtları evrim teorisinin geçersizliğini ortaya koyuyor ve canlıların ilk yaratıldıkları andan bugüne kadar hiç değişmediklerini ispatlıyordu.
Bu nedenle teorilerine delil oluşturabilmek için kimi evrimciler kendileri fosil üretmeye çalışmış, sonradan bunların sahtekarlık veya çarpıtma ürünü olduğu anlaşılmıştır.
Glasgow Üniversitesi paleontoloji profesörü Neville George, yeryüzü katmanlarındaki fosillerin canlıların ilk yaratıldıklarından beri kusursuzca var olduklarını doğruladığı gerçeğini yıllar önce şu şekilde kabul etmiştir:
“Fosil kayıtlarının evrimsel zayıflığını ortadan kaldıracak bir açıklama yapmak artık mümkün değildir. Çünkü elimizdeki fosil kayıtları son derece zengindir ve yeni keşiflerle yeni türlerin bulunması imkansız gözükmektedir. Her türlü keşfe rağmen fosil kayıtları hâlâ türler arası boşluklardan oluşmaya devam etmektedir.”
Harvard Üniversitesinden ünlü paleontolog Niles Eldredge ise: “Darwin'in fosil kayıtları yetersiz, ara formları o yüzden bulamıyoruz iddiasının geçerli olmadığını” şöyle açıklamaktadır:
“Tüm deliller, fosil kayıtlarının ortaya koyduğu sonucun doğru olduğunu göstermektedir. Fosil kayıtlarında gördüğümüz boşluklar, hayatın tarihindeki gerçek olayları yansıtmaktadır. Bunlar, yetersiz bir fosil birikiminin sonucu değildir. Çoğu insan, fosil kayıtlarından söz edildiğinde bu kayıtlarla Darwin'in teorisi arasında olumlu bir bağlantı olduğu izlenimine kapılmaktadır. Fakat bu yanılgıdan önemli bir bilim dergisinde şöyle bahsedilmiştir:
“Evrimsel biyoloji ve paleontoloji alanlarının dışında kalan çok sayıda iyi eğitimli bilim adamı, ne yazık ki fosil kayıtlarının Darwinizme çok uygun olduğu gibi bir yanlış fikre kapılmıştır. Bu büyük olasılıkla ikincil kaynaklardaki olağanüstü basitleştirmeden kaynaklanmaktadır. Alt seviye ders kitapları, yarı popüler makaleler vs. Öte yandan büyük olasılıkla biraz taraflı düşüncede devreye girmektedir. Darwin'den sonraki yıllarda onun taraftarları bu yönde fosiller alanında gelişmeler elde etmeyi ummuşlardır. Bu gelişmeler elde edilememiş ama yine de iyimser bir bekleyiş devam etmiş ve bir kısım hayal ürünü fantezilerde ders kitaplarına kadar girmiştir.”
Amerikalı paleontolog S. M. Stanley'de fosil kayıtlarının ortaya koyduğu bu gerçeğin, bilim dünyasına hakim olan Darwinist dogma tarafından nasıl göz ardı edildiğini ve ettirildiğini şöyle anlatır:
“Bilinen fosil kayıtları kademeli evrimle uyumlu değildir ve hiçbir zamanda uyumlu olmamıştır. İlgi çekici olan bir takım tarihsel koşullar aracılığıyla bu konudaki muhalefetin gizlenmiş oluşudur. Çoğu paleontolog ellerindeki kanıtların Darwin’in küçük, yavaş ve kademeli değişikliklerin yeni tür oluşumunu sağladığı yönündeki vurgusuyla çeliştiğini hissetmiştir. Ama onların bu düşüncesi susturulmuştur.”