"Yaşayan fosiller" belgeselinden.
Fosil örnekleri: Amfibiler
Bir semender fosili var. 270 Milyon yıllık bir semender fosili bu. Bu bir amfibi. Amfibi, Latince'de iki hayatlı demek. Yani bu canlılar doğduklarında larva adı verilen bir dönemden geçiyorlar. Larva dönemlerinde amfibiler solungaç solunumu yapıyor, suyun altında yaşıyorlar. Ergenlik dönemine ulaştıklarında solungaçlar artık akciğer oluyor ve akciğer solunumu yaparak karada yaşamaya devam ediyorlar. Vücutların üzerinde sürüngenlerdeki gibi veya kuşlardaki gibi veya balıklardaki gibi pul, tüy veya bir kabuk gibi bir yapıları yok. Oldukça narin, yumuşak bir dokuları var. Çok fazla bezleri var. Sürüngenlerde hiç olmayan bir şey. Bazılarında zehir bezleri var.
Ama amfibilerde mukus bezleri gibi vücutlarının tamamını nemli tutan özel deri bezleri var. Bu yapıların tamamı bize amfibilerin karakteristik özelliği gösteriyor. Şimdi denizde hayatına yani suda hayatını bağışlayıp karada devam ettirmesi evrimcilerin hayal kurmalarına ve çeşitli yanlış yalan iddialarda bulunmalarına yol açıyor. Diyorlar ki, işte karayla deniz arasındaki ara form. Halbuki ilk amfibi var olduğu anda -bu 270 milyon yıllık bir fosil- Karada ve denizde yaşayacak şekilde yaratılıyor. Allah onu öyle yaratıyor. Bu özellikleriyle bir anda var oluyor. Evrimle değil, bir anda var oluyor. Ve hayatına günümüze kadar gelen bu canlı günümüze de aynı şekilde devam ediyor. Demek ki evrimle iddia ettiği gibi bir ara form yok. Anlık varoluş ve sabit bir vücut şekliyle hiç değişmeden yaşama var.