"Göz ve görme" belgeselinden.
GÖZÜN KUSURSUZ TASARIMI
Son birkaç saniye içinde gözünüzde yaklaşık 100 milyar işlem yapıldı. Belki inanması güç, fakat dünyanın en muhteşem aygıtlarından bir çiftine sahipsiniz. Üstelik insanoğlu halen bunun bir benzerini üretemedi. Üretmek şöyle dursun, bu sistem hakkında bilinenler bilinmeyenlerin yanında çok az kalıyor. Göz, kompleks yapısına ve çok özel bir işleve sahip olmasına rağmen bedenimizde çok küçük bir yer işgal eder. Bulunduğu yer, vücudumuzu ve uzuvlarımızı en mükemmel şekilde kontrol edebilmemizi sağlayacak bir konuma sahiptir.
Bir örnek olarak gözlerimizin bacaklarımızın üzerinde bulunduklarını düşünelim. Bu durumda, yalnızca yürüdüğümüz bölgeyi görebileceğimizden, vücudumuzun üst kısmı özellikle de başımız sürekli olarak bir yerlere çarpacaktı. Ayrıca böyle bir durumda yemek yemek, elleri kullanmak gibi pek çok hareket başlı başına bir sorun haline gelecekti.
Gözler vücutta en uygun yerde bulunmakla beraber, yüz üzerinde de en ideal konumda bulunurlar. Acaba gözler yüzün başka bir yerinde, örneğin burnun altında bulunsalardı ne olurdu? Bu, hem emniyet açısından riskli bir durum oluşturur hem de estetik açıdan oldukça çirkin bir görünüm meydana getirirdi. Görüş açısı da şuankinden çok daha kısıtlı olurdu. Gözler, görmeyi en rahat ve en ideal biçimde sağlayacak bir bölgeye yerleştirilmişlerdir. Ancak gözdeki tasarım bununla sınırlı değildir. Kirpiklerden korneaya, gözyaşının oluşumundan göz kapaklarına dek görmenin her detayında ayrı bir mucize saklıdır.