"Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden.
10 üzeri eksi 10 metre, 100 pikometre. Bilindiği gibi canlı cansız tüm varlıklar atom adını verdiğimiz temel yapı taşlarından meydana gelir. Atom, çekirdekte proton adı verilen parçacıklar ve çekirdeğin çevresindeki yörüngelerde dönen elektronlardan oluşur. Atomun çekirdeğinde bulunan protonlar pozitif, çevresinde dönen elektronlarsa negatif elektrik yüküne sahiptir. Proton ve elektronun sahip oldukları bu zıt elektrik yükü, aralarında bir çekim oluşmasını sağlar ve bu çekim, elektronları atom çekirdeğinin çevresindeki yörüngelerinde tutar. İşte zıt elektrik yüklü proton ve elektronları birbirine bağlayan bu kuvvete, elektromanyetik kuvvet adı verilir.
Atom çekirdeği etrafındaki elektron yörüngelerinin özellikleri, atomların kendi aralarında ne tür bağlar yaparak ne tür moleküller oluşturabileceklerini belirler. Bir atomda aynı yörüngede saniyede 100.000 km gibi olağanüstü bir hızla hareket etmelerine karşın elektronlar birbirleriyle çarpışmazlar.
10 üzeri eksi 11 metre 10 pikometre. Atomlar bir elektron bulutuyla sarılmış olan yoğun bir çekirdekten oluşurlar. Elektromanyetik kuvvet çekirdeği ve elektronları bir arada tutar.
10 üzeri eksi 12 metre, 1 pikometre. 10 üzeri eksi 13 metre, 100 femtometre. Gözle görülmeyecek kadar küçük parçacıkların nasıl olup da bir boşlukta düzenlenerek atomu oluşturabildikleri önemli bir sorudur. Bu parçacıklar, atomu çok özel bir tasarımla meydana getirmektedirler. Bu tasarımın en önemli özelliklerinden biri, parçaların birbirlerini itmelerini ve çekmelerini sağlayan temel kuvvetlerin varlığıdır. Bu temel kuvvetler, atmosfer basıncından dünyanın yörüngesine kadar evrendeki tüm hassas dengeleri kontrol altına aldıkları gibi atomu oluşturan parçacıklar üzerinde de etkilendirirler. Bu dört temel kuvvet, güçlü nükleer kuvvet, zayıf nükleer kuvvet, yer çekimi kuvveti ve elektromanyetik kuvvettir.
10 üzeri eksi 14 metre, 10 femtometre. Hücre zarından ağaç kabuğuna, göz merceğinden bir geyiğin boynuzlarına kadar son derece farklı organik yapıların hepsi karbon temelli bileşiklerden oluşur. Karbon, hidrojen, oksijen ve azot atomlarıyla çok farklı geometrik şekil ve sıralamalarda birleşerek son derece farklı maddeler meydana getirir.