"Göz ve görme" belgeselinden.
GÖRÜNTÜNÜN OLUŞUMU VE GÖRME
İnsanın doğumundan itibaren gördüğü her görüntü, beynin içinde, karanlık ve ıslak bir ortamda bulunan görme merkezinde meydana gelir. Görme merkezinin toplam büyüklüğü ise yaklaşık 15 cm²'dir. Daracık bir odanın görüntüsü de, alabildiğine geniş bir manzaranın görüntüsü de bu çok küçük alanda oluşmaktadır. Bir insanın hayatına dair her şey, çocukluğu, okuduğu okullar, evi, işi, ailesi, vatandaşı olduğu ülke, kısacası hayatı boyunca gördüğü her ayrıntı, bu küçük et parçası üzerinde oluşur.
Görmenin ilk aşamasında göze gelen ışık ışınları, korneadan, göz bebeğinden ve ardından da mercekten geçer. Işığa duyarlı hücreler ışığı elektrik sinyallerine çevirir ve sinir uçlarına uyarı olarak gönderir.
Retinadan gelen görüntü orijinaline göre baş aşağı durumda ve ters taraftadır. Ancak beyin yeniden yorum yaparak görüntünün düz olmasını sağlar. Her iki gözden ayrı ayrı elde edilen sinyaller bakılan cisme ait bütün özellikleri içerir. Beyinde iki gözden gelen görüntüleri tek bir görüntü halinde birleştirir. Nesnenin biçimini ve rengini ayırt eder, ne kadar uzakta olduğunu saptar. Ve tüm bu işlemler yalnızca saniyenin onda biri kadarlık kısa bir sürede gerçekleşir. Buraya kadar anlatılanlara baktığımızda önemli bir gerçekle karşılaşırız.
Bilindiği gibi göz, farklı birçok bölüm ve tabakadan oluşmuş bir organdır. Kornea, iris, göz bebeği, mercek, göz kapağı. Kornea beyin bağlantısını sağlayan sinirler ve daha birçok ayrıntıyla ancak bir bütün olarak görevini yapabilir.
Gözün görebilmesi için bu sayılan bütün tabaka ve organellerin aynı anda, aynı yerde, şu anki mükemmel uyum, yapı ve bağlantılarıyla birlikte bulunmaları gerekir. Bu durum insan bedeninin bugünkü haline zaman içinde gerçekleşen tesadüfler, mutasyonlar gibi etkenlerle ulaştığını öne süren iddiaları da tamamen geçersiz kılmaktadır. Böyle bir sistemin yaratılış dışında başka herhangi bir güçle gerçekleşmesi imkânsızdır. Bütün bu sistemleri bir uyum içerisinde yaratan, üstün güç sahibi olan Allah'tır. Bir ayette şöyle buyrulmuştur:
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca ol der. O da hemen oluverir.” (Bakara Suresi, 117)