"Yaşam kaynağı bir yıldız: Güneş" belgeselinden
Güneşteki Dengeli Reaksiyonlar
Biz çalışırken, otururken, dinlenirken, aklımızın ucundan bile geçirmezken Allah evrende var olan tüm sistemlerin her birini mükemmel işleyecek şekilde yaratmaktadır. Varlığımızın devamı için meydana gelen işlemlerin her biri Allah'ın kontrolündedir. Güneş, siz gözünüzü açıp kapayana kadar 564 milyon ton hidrojeni, 560 milyon ton helyuma dönüştürür. Arta kalan 4 milyon ton hidrojeni de enerjiye çevirir. Güneş'in bir saniyede ürettiği bu enerji, insanlığın medeniyetin başlangıcından beri kullandığından bile daha fazladır. Dev bir nükleer reaktör olan güneşin içindeki reaksiyonlarda büyük bir enerji açığa çıkmaktadır. İşte bu noktada Allah'ın sonsuz gücü ve evrendeki her bir atom ve bu atomun içindeki proton, nötron gibi parçacıklar üzerindeki hakimiyeti ile karşı karşıya kalmaktayız.
Allah'ın yarattıkları üzerindeki bu gücü ve hakimiyeti bir ayette şöyle haber verilir:
“Senin içinde olduğun herhangi bir durum, O'nun hakkında Kuran'dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki O'na iyice daldığınızda biz sizin üzerinizde şahitler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta saklı kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki apaçık bir kitapta kayıtlı olmasın.” (Yunus Suresi, 61)
Güneş 1 saniyede 2. Dünya Savaşı'nda Nagasaki'ye atılan atom bombasının 100 milyonlarca katı enerjiyi üretir.
Güneş'in yanında sözü bile edilemeyecek kadar enerji yayan bu bomba için başta Einstein olmak üzere zamanın en ünlü bilim adamları büyük bir çaba sarf etmiştir. Ortaya çıkan ise insanlığı yok etmek için kullanılan bir silah olmuştur. Oysa Rabbimiz, dev bir enerji kaynağını hiçbir çaba sarf etmemizi gerektirmeyecek şekilde var etmekte, zarar vermesini engelleyerek devamlı olarak faydalanmamızı sağlamaktadır.
Güneş'teki reaksiyon, dört hidrojen atomunun birleşerek bir helyum atomuna dönüşmesi şeklinde özetlenebilir. Peki acaba bu reaksiyonda atom çekirdeklerini birbirine yapıştıran kuvvet nedir? Bu kuvvete güçlü nükleer kuvvet denir.
Ancak araştırmalar göstermiştir ki güçlü nükleer kuvvet bu işi yapmak için tam gereken miktardadır. Güçlü nükleer kuvvet eğer şu anda sahip olduğu değerinden biraz bile daha zayıf olsaydı, iki hidrojen çekirdeği birleşemezdi. Yan yana gelen iki proton hemen birbirlerini iter, böylece güneşteki nükleer reaksiyon başlamadan biterdi. Yani güneş hiç var olmazdı. Ünlü bilim adamı George Greenstein bu gerçeği; “Eğer güçlü nükleer kuvvet birazcık bile daha zayıf olsaydı, o zaman dünyanın ışığı hiçbir zaman yanmayacaktı,” diye açıklar.
Acaba güçlü nükleer kuvvet birazcık daha güçlü olsa ne olurdu?
O zamanda bir proton ve bir nötrondan oluşan dötron değil, iki protonlu diproton meydana gelirdi. Bu durumda güneşin yakıtı aniden çok çok etkili bir yakıt haline gelirdi. Bu öyle bir yakıt olurdu ki, güneş ve ona benzer diğer tüm yıldızlar birkaç saniye içinde havaya uçardı. Güneşin havaya uçması ise birkaç dakika sonra tüm dünyayı ve üzerindeki tüm canlıları alevlere boğar, birkaç saniye içinde kömür haline gelirdi. Ama yüce yaratıcımız olan Allah'ın rahmeti sayesinde güçlü nükleer kuvvetin gücü tam olması gereken düzeydedir ve güneş dengeli bir reaksiyon gerçekleştirir yani yavaş yavaş yanar.
Tüm bunlar güçlü nükleer kuvvetin gücünün tam insan yaşamına imkan verecek biçimde ayarlanmış olduğunu göstermektedir. Eğer bu ayarlamada bir sapma olsaydı, Güneş gibi yıldızlar ya hiç var olmazlar ya da oluştukları andan çok kısa bir süre sonra korkunç birer patlamayla yok olurlardı.
Allah Güneş'i insanın yaşamı için özel bir şekilde yaratmıştır ve bunu Kuran'daki “Güneş ve Ay belli bir hesap iledir,” ayetiyle bizlere bildirmiştir.