"Yaşam kaynağı bir yıldız: Güneş" belgeselinden
Güneş Ve Dünyadaki Koruyucu Özellikler
Allah, dünyayı güneş gibi dev bir enerji kaynağının yok edici etkilerinden korunacak şekilde yaratmıştır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, güneşin bir kalp gibi attığını ortaya çıkarmıştır. Bilim adamları bu atış sırasında güneşten yayılan birbirinden farklı milyonlarca ses tespit etmişlerdir. Güneş gibi samanyolunda bulunan 200 milyar yıldızın da benzer şekilde ses ürettiğini ve bunu işittiğimizde halimizin ne olacağını bir düşünün.
Örneğin çok yüksek sesli bir metal müzik konserine gittiğinizi düşünün. Ne var ki, kulaklarımız bu devasa ses kaynağından yayılan tek bir notayı bile duymaz. Çünkü çıkan seslerin titreşim frekansı, alt duyma sınırımız 20 Hz'den çok aşağıda, 1 ile 4 mHz arasındadır. Bu sesi duymamız imkansızdır.
İşitme sınırımız uygun olsa bile uzay boşluğunda sesleri iletebilecek hava veya bir gaz tabakası olmadığından bu sesler dünyamıza ulaşamaz.
Güneşten çıkacak sesi 20.000 ile 40.000 kez büyütecek olursak fısıltıdan daha az bir ses meydana gelir. İlginç değil mi? Yanı başımızda bir konser veriliyor ama dünyamızdan katbekat büyük bir konser alanında, üstelik binlerce devasa hoparlörlerle. Biz ise Allah'ın üstün yaratışı sayesinde bunun farkında bile olmuyoruz.
Dünya sürekli olarak güneşten gelen yüksek enerji yüklü parçacıkların bombardımanına maruz kalmaktadır. Buna karşın dünyamızın iki tür koruyucu özelliği vardır. Şayet bu koruyucu özellikleri olmasaydı, güneşten direkt olarak gelen yüksek enerjili ışınım ve yüklü parçacıklar yaşam için öldürücü düzeyde tehlikeli olurdu.
Dünyadaki ilk koruyucu özellik, X ve mor ötesi ışınımın deniz seviyelerine kadar inmesini engelleyen atmosferdir. Güneşten gelen enerji yüklü parçacıklar, atmosferdeki moleküllere çarptıklarında soğrulurlar. Ölümcül nitelikli bu parçacıklar, atmosferin alt seviyelerine indiklerinde canlılara zarar vermeyecek şekilde uzun dalga boylarında yayınlanırlar.
İkinci koruyucu özellik ise dünyayı çevreleyen manyetik alandır. Dünya, manyetik alanı sayesinde güneş rüzgarı şeklinde güneşten gelen yüklü parçacıklardan canlı organizmaları korur. Güneşte çok büyük parlamalar olsa bile bu manyetik kalkan görevini görür.
Dünyanın manyetik kalkanında değişimler olduğu zaman özellikle kutup bölgelerinde açık bir gecede atmosferde yeşilimsi bir kızarıklık gözlemlenir. Sürekli hareket ederek adeta dans edermiş gibi görünen bu kızarıklık, uzaydan gelen hızlı elektronların atmosferdeki atomlara çarpmasıyla oluşur. Bu ışıklar kuzey kutbunda Aurora Boralis, güney kutbunda ise Aurora Australis olarak adlandırılırlar.
Allah bizlere kutup ışıklarıyla son derece zararlı olabilecek ışınları etkileyici bir ışık gösterisi eşliğinde nasıl zararsız hale getirdiğini göstermektedir.