"Müminlerin güzel ahlakı" belgeselinden
Hayırları Görebilmenin Yolu
Her insanın çocukluk yıllarından itibaren geleceğe yönelik bir takım planları vardır. Okulunu bitirmek, iyi bir iş sahibi olmak. Zengin olmak.
Ancak olaylar her zaman insanların düşündüğü ya da planladığı şekilde gelişmeyebilir. Çok sağlıklı gibi görünen bir kimse bir anda ölümcül bir hastalığa yakalanabilir. İş yerinden neşeyle çıkıp evine dönerken bir kaza geçirebilir. Ya da uzun vadede yapacağı yatırımları planlarken birdenbire tüm mal varlığını kaybedebilir.
Genellikle insanlar hayatları boyunca karşı karşıya kaldıkları bu inişler ve çıkışlar karşısında farklı tepkiler verebilirler. Olaylar istedikleri şekilde geliştiği sürece onlar için bir sorun yoktur. Menfaatlerine bir zarar gelmediği sürece olumlu tepkiler verirler. Ancak beklenmedik gelişmelerle karşılaştıklarında durum değişir. Hemen memnuniyetsiz, şikayetçi bir tavır içerisine girebilirler. Olayların önemine ve sonuçlarına göre bu isyankar tavırları daha da şiddetlenir. Neden tüm bunlar benim başıma geliyor? Bu da nereden çıktı gibi ifadeler sarf edebilirler.
Oysa insanın kendisi için çok hayırlı ve güzel olacağını sandığı bir olay aslında dünyada ve ahirette hüsrana uğramasına neden olacak olabilir. Ya da zarara uğrayacağını düşünerek kaçtığı bir olay kişiye güzellik, bereket, bolluk ve huzur getirecek olabilir. Tüm bunların bilgisi Allah katındadır. Gerek şer, gerekse hayır gibi görünen tüm olaylar Allah'ın dilemesiyle gerçekleşir. Allah, kim için neyi dilerse o olur.
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır. Ve olur ki sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216)
İnsanın gözlerini dünyaya açtığı andan itibaren karşılaştığı iyi ya da kötü gibi görünen her olayı Allah yaratmaktadır. Yaşamı bir bütün olarak yeryüzünün tek hâkimi olan Allah kontrol etmektedir. Evrende meydana gelen büyük ya da küçük hiçbir olay asla tesadüfi olarak gelişmez.
Hiçbir çiçek tesadüfi olarak açmaz ya da tesadüfi olarak solmaz. Ya da hiçbir insan tesadüfen doğup tesadüfen ölmez. Hiçbir insan yanlışlıkla ya da kontrolsüz olarak hastalanmaz. Her bir olay Allah tarafından özel olarak belirlenmiş ve insanın hayatındaki yerini almıştır. Bu gerçek Kuran'da şöyle bildirilmiştir:
“Gaybın anahtarları O'nun katındadır. Ondan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir. O bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıklarındaki bir tane yaş ve kuru dışta olmamak üzere, hepsi ve her şey apaçık bir kitaptadır.” (En’am suresi, 59)
İnsanın bu önemli gerçeği anlaması son derece önemlidir. Çünkü her şeyin bir kader ile yaratıldığının şuuruna varan bir insan artık hayatının her anından hoşnut olacaktır. Bu imani kavrayış olaylara hayır gözüyle bakmasını ve olaylardaki hikmetleri fark etmesini sağlayacaktır. İnsanın başına gelen iyi ya da kötü tüm olaylar da onun Allah tarafından belirlenmiş olan kaderidir. Üstelik yaşadıkları her ne olursa olsun aslında onun için en hayırlı olandır.