HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Kuran'da adı geçen canlılardan; Karınca

Kuran'da adı geçen canlılardan; Karınca

Harun Yahya
1119
29 Nisan, 2017
Belgesellerden Seçme Bölümler
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

"Kuran'da Adı Geçen Canlılar" belgeselinden.

 

KARINCA

 

Kolonide olağan bir gün. Her karınca üzerinde düşen görevi biliyor ve eksiksizce yerine getiriyor. İş paylaşımı, plan ve zamanlamadaki mükemmellik kusursuz işliyor.

Karıncalar üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar, bu küçük hayvanların çok organize bir sosyal yaşantıları olduğunu göstermiştir. Bu organizasyonun gereği olarak aralarında çok kompleks bir iletişim ağının var olduğunu da ortaya koymuştur. Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip canlılar olan karıncalar, son derece iyi örgütlenmiş bir düzen içinde koloniler denen topluluklar halinde yaşarlar. Örgütlenmeleri öyle gelişmiş bir düzen içindedir ki, bu açıdan insanlarınkine benzer uygarlığa sahip oldukları bile söylenebilir.

Karıncalar besinlerini üretip depolarken yuvalarını gözetir, kolonilerini korur ve savaşırlar. Hatta terzilik yapıp, tarımla uğraşan, hayvan yetiştiren karınca türleri bile var. Aralarında çok güçlü bir iletişim ağı bulunan karıncalar, toplumsal örgütlenme ve uzmanlaşma açısından bakıldığında hiçbir canlıyla kıyaslanamayacak üstünlüktedir. Bu küçük canlılar başlarındaki duyu organlarıyla milyonlarca hatta daha fazla kimyasal ve görsel sinyali yakalayabilirler. Antenleri insandaki burun ve parmak uçları gibi hareket eder. Ağızlarının altındaki projeksiyonlar ise tadı algılar.

Karıncalar hassas duyu organları sayesinde oldukça farklı iletişim yöntemleri kullanırlar. Avlarını bulmaktan birbirlerini takip etmeye, yuvalarını kurmaktan savaşmaya kadar hayatlarının her anında bu duyu organlarından faydalanırlar. 2-3 milimetrelik vücutlarının içine sığdırılmış 500 bin sinir hücresiyle insanları hayrete düşürecek bir iletişim sistemine sahiptirler.

 

Karınca grupları arasındaki bilgi alışverişi nasıl gerçekleşir?

 

Yeni keşfedilen bir besin kaynağı. Öncü karıncalar kaynağa ulaşmış. Feromen denen iç salgı bezlerinde salgılanan bir sıvı sayesinde diğer karıncaları da çağırıyorlar. Feromenler, karınca topluluklarının organizasyonunda en önemli rolü oynar. Bir karınca sinyal olarak bu sıvıyı salgıladığında, diğerleri koku ve tat alma yoluyla mesajı alır ve cevap verirler. Karınca feromenleri üzerinde yapılan araştırmalar, tüm sinyallerin koloninin ihtiyaçlarına göre salgılandığını ortaya çıkarmıştır. Hatta karıncaların salgıladığı feromenin yoğunluğu, içinde bulundukları durumun aciliyetine göre de değişir. Yiyeceğin üzerindeki kitle kalabalıklaşınca işçilere yine bu feromen salgısı vasıtasıyla bir sınır konur. Bulunan besin çok küçük veya uzakta ise öncüler sinyal vererek besine ulaşmaya çalışan karıncaların sayısında ayarlama yaparlar. Eğer güzel bir besin bulunmuşsa daha çok iz bırakılır. Böylece yuvadan daha fazla karınca avcılara yardım etmeye gelir.

Her ne olursa olsun, besinin kullanılıp yuvaya taşınmasında hiçbir aksaklık çıkmaz. Çünkü karıncalarda kapsamlı bir kimya bilgisi, kusursuz bir haberleşme ağı ve tam bir ekip çalışması vardır. Kuran'da Hz. Süleyman (as)’ın ordularından bahsedilirken, karıncaların arasındaki bu haberleşme sistemine de şu şekilde işaret edilmektedir:

“Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin. Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın, sizi kırıp-geçmesinler.” (Nem Suresi, 18)

14 asır öncesinde, karıncalar hakkında böylesine ayrıntılı bilgi olmadığı bir dönemde, karıncaların iletişimine dikkat çekilmesi, Kuran'ın bilimsel mucizelerinden biridir.

 

Bir kere daha düşünmeye davet

 

Kuran'da adı geçen daha birçok canlı ve cansız varlık vardır. Allah'ın varlığını ve sonsuz kudretini gözler önüne seren deliller sadece Kuran'da değil yaşadığımız her ortamdadır. İster cama konan bir kuş, ister bahçede gördüğümüz bir çiçek, isterse de gökyüzündeki bir yıldız olsun yaşadığımız sürece karşımıza çıkan her şey Allah'ın gücünü benzersiz yaratma sanatını gösterir.

 Kuran'daki: “Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar” (Yasin Suresi, 71) 

ayeti, Allah'ın mükemmel yaratma kudretini en güzel şekilde açıklamaktadır. İnsanın bu yaratma sanatı üzerinde düşünmesi ve yaratılış delillerine tanık olması gerekir.

Bizler Allah'ın zatını göremeyiz ancak onun varlığını, kudretini ve bazı sıfatlarını yaratmış olduğu bu varlıklara bakarak anlayabiliriz. Nitekim Allah Kuran'da deve, sivrisinek, arı, karınca, örümcek gibi çeşitli hayvanları, bitkileri, ağaçları, dağları, yerleri, gökleri birer iman hakikati yani yaratılış mucizesi olarak örnek vererek insanları düşünmeye davet etmiştir. İman hakikatleri karşısında vicdanın sesini dinleyen kişinin ilk aklına gelen bunların tesadüfen veya kendiliğinden meydana gelemeyeceği olacaktır. Tüm bunları yaratan üstün güç sahibi Allah'ın varlığını anlayacak ve O'na iman edecektir.

“Göklerin ve yerin yaratılmasıyla onlarda her canlıdan türetip yayması O'nun ayetlerindendir.” (Şura Suresi, 29)


 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
Karınca
Kuranda Canlılar
kuran ve canlılar