Ya Olmasaydı? 7 - Süt
ÖMER TUZGU: Bu hafta Çanakkale'de organik süt ürünlerinin üretildiği bir çiftlikteyiz. Burada hayvanlar çiftlikte üretilen doğal yemlerle besleniyor ve üretilen ürünler de organik. Çok büyük bir emekle günde 2,5 ton süt savumu yapılıyor ve elde edilen bu sütle çeşit çeşit peynirler, tereyağları, yoğurt, ayran, kefir, dondurma ve krema üretiliyor.
Evet, bu hafta ya süt olmasaydı diye sorarak Allah'ın bizim için yarattığı bu besin değeri oldukça yüksek gıdanın hayatımızdaki önemini anlamaya çalışacağız. Ya olmasaydı başlıyor.
Bu gördüğünüz yerde her gün inekler yeşil otları yiyerek besleniyorlar ve 200 inekten günde yaklaşık 2,5 ton süt elde ediliyor. Elde edilen bu süt sofralarımızın temel besin maddelerinden olan peynir, yoğurt, tereyağı ve ayran üretiminde kullanılıyor. 2011 yılında dünya çapında 260 milyon inekten 730 milyon ton süt üretildi. Dünyada 6 milyardan fazla insan süt ve süt ürünleri tüketiyor. Bu kadar geniş çaplı tüketilen bir ürünün kaynağı bu gördüğünüz inekler. Kimi zaman da koyun, keçi ve manda. Ancak dünya çapında en çok inek sütü kullanılıyor.
Bu inekler, saman ve yeşil ot, kimi zamanda yem yiyip su içerek vücutlarında besin değeri oldukça yüksek bir gıda olan sütü üretiyorlar. Süt, inekler olmasa asla sahip olamayacağımız bir besin. Hatırlatayım, geçtiğimiz yıl ineksiz süt üretimi diye Gazetelerde haberler yer aldı. Ancak bu çalışmada da bilim insanları maya hücreleri ve inek DNA'sı kullanarak suni süt elde ettiler. Yani ham maddi doğadan, Allah'ın yarattığı mucize canlılardan süt üretme yeteneğine sahip inek hücrelerinden kullandılar. İnek hücreleri olmasa laboratuvarda deneysel olarak süt asla üretilemezdi. Dünyada su ve ot dışında hiçbir ham maddeye ihtiyaç duymadan içilebilir sütün üretilebildiği tek bir fabrika var. O da Allah'ın yarattığı bu ineklerin, koyunların ve keçilerin vücutları.
Hayvancılıkla ilgilenen kişiler gayet iyi bilir ki süt sağmak oldukça dikkat, beceri, titizlik gerektiren bir iş. Ancak gelişen teknoloji artık hayvan sağımcılarına büyük bir konfor sağlıyor. Yeni nesil süt sağma robotları günden güne daha yaygın kullanılır hale geldi. Henüz ülkemizde çok büyük çiftlikler dışında yaygın olmasa da dünyada geniş çaplı kullanılıyor. Lazer sensörleri aracılığıyla inekleri algılayıp sığım işlemini %100 başarıyla tamamlayan bu robotlar yüzlerce ineklik çiftliklerde bile 1-2 kişinin çalışabilmesine yeterli kılıyor. El değmeden sağlan ineklerin sütleri yine el değmeden soğutma tanklarına gönderiliyor ve bakteri seviyesinin minimum düzeyde kalması sağlanıyor. Bu robotlar günde 60 hayvan sağarak 3 ton o yakın süt elde ediyor. Robot, ineğin sağım platformuna girmesiyle otomatik olarak çalışıyor. İnekteki çip sayesinde ineği tanıyor ve sistem çalışıyor. İneğin bilgilerine göre belirlenen kadar yem otomatik olarak ineğin önüne geliyor. Sağım için hayvanların memelerine sağım başlıklarının yerleştirilmesini de program otomatik olarak yapıyor. Sistemdeki lazer sensörler sayesinde süt sağım robotu hayvanın memelerini görüp başlıkları buraya yerleştiriyor. Memelerin temizlenmesi için de ayrı bir robot ineğin memelerini bulup bakterilerden ve mikroplardan temizliyor. Temizleme işleminin ardından sağıma geçiliyor. Her memeden farklı miktarda alınan süt yine robotta ayrı ayrı analiz ediliyor. Yapılan analizde olumsuz bir duruma rastlanması durumunda robot bu sütü başka bir kaba sağıyor. Böylece hastalıklı süt diğer sütlere bulaşmıyor. Her geçen gün gelişen teknoloji sahip olduğumuz nimetin kalitesini bir kat daha arttırıyor.
Uzmanlara göre bir insan yılda 219 litre süt ve süt ürünü tüketmeli. Ancak Türkiye'deki süt ve süt ürünleri tüketimi 185 kilogramla olması gereken seviyenin altında. Türkiye'de üretilen sütün %92'si inek sütü. %6.1'i koyun sütü, %1.7'si keçi sütü, %0.26'sı ise manda sütü. Dört mevsim yaşayan, tarıma, hayvancılığa elverişli topraklarıyla Allah bizi her yönüyle bereketli topraklarda yaratıyor.
Şuraya bir baksanıza. Baharın gelişiyle birlikte bu topraklarda bu topraklara hayat geliyor. Yağışlar bereketleriyle birlikte geliyor. Bu yemyeşil otlaklar, inekler, koyunlar ve keçiler için bir ziyafete dönüşüyor. Onlar bu otları yiyerek vücutlarında en iyi kalitede ve besin değeri oldukça yüksek olan sütü üretiyorlar. Allah onları bize bir nimet olarak yaratıyor. Sadece yedikleri yeşil ot ve içtikleri suyla vücutlarında oluşan süt bize sundukları mükemmel bir gıda.
Peki insanlık tarihi kadar eski olan sütün bizim için ne kadar önemli bir gıda olduğunu farkında mıyız?
Süt, tarihin en eski dönemlerinden beri ana besin kaynaklarımızdan biri. M.Ö. 8000 yılına ait Anadolu'daki tarihi kalıntılarda hem taşıma amaçlı hem de süt ve et elde etmek amacıyla kullanılan sığırları gösteren çizimlere rastlandı. Sütün mayalanmasıyla elde edilen peynirin üretimi de neredeyse süt kadar eski. Arkeolojik kalıntılarda peynir üretimi sırasında süt kesiğini süzmek için kullanılan kaplar bulundu. Peynir üretimine dair ilk yazılı kaynak antik Mısırlılara ait. M.Ö. 2000'li yıllara ait bu yazı Mısır mezar yazıtlarında bulundu. Akatlar ve Sümerlerin ise 200'e yakın peynir çeşidi ürettikleri tahmin ediliyor.
Düşünsenize bugün geleneksel yöntemlerle üretilen peyniri bizden binlerce yıl önce yaşamış insanlar da aynı yöntemle üretiyordu. Buradan şunu anlıyoruz. Allah'ın sunduğu nimetleri tarihin her döneminde insanlar benzer akıllar geliştirerek kullanmışlar. Bizlerin akli becerileri, ihtiyaçları ve zevkleri nasılsa antik çağlarda yaşayan insanların da aynı akıl ve becerileri vardı. Hatta kim bilir belki bizim yaptıklarımızdan çok daha lezzetli peynir çeşitleri üretmiş olabilirler. Sadece Sümerlerin 200 çeşit peynirin yapımı hakkında bilgi sahibi oldukları düşünülürse Antik Mısır ve Antik Yunan'da bu sayı çok daha fazla artmış olabilir. Anlaşılan o ki geçmiş şahlarda yaşayan insanlar hiç de sanıldığı gibi mağaralarda yaşayan, saçı sakalı birbirine karışmış ve ne bulursa yiyen insanlar değillermiş. Sütten yüzlerce çeşit peynir üretecek kadar yüksek bir damak zevkine sahip insanlar dönemin şartları içerisinde mutlaka oldukça kaliteli bir hayat yaşamış olmalılar.
Doğduğumuz günden itibaren ömrümüzün sonuna kadar alabileceğimiz en temel gıda maddesi süttür. Bu gördüğünüz bir bardak sütü içtiğimizde vücudumuza ortalama 8 gram protein, 290 mg kalsiyum, A vitamini, B2, B12, D, E ve K vitaminleri almış oluruz. Yalnız su çok önemli. Sütün içindeki protein bitkisel proteinlere göre çok daha kaliteli. İnekler, koyunlar, keçiler bitki yiyorlar ama bitkilerdekinden çok daha kaliteli protein içeren sütü vücutlarında üretiyorlar. Harika değil mi? Şimdi sütün vücudumuz için diğer faydaları nedir izleyelim ardından devam edeceğiz.
Beslenmemizin üç temel ası olan yağ, karbonhidrat ve proteini birlikte ve yeterli dozla içeren en kıymetli yiyeceklerin başında geliyor süt. Bununla birlikte çok yararlı mineraller olan kalsiyum, fosfor ve magnezyum açısından çok zengin. Aynı zamanda B2, B12, C, D, K ve A vitaminlerinin de en değerli kaynaklarından biri. Aslında sütün %87'ye yakını su. Yani sütün içindeki bütün maddeler canlı organizmanın sağlıklı yaşaması için yeterli. Sütte bulunan ve sağlığımıza iyi gelen 9 temel besin maddesini şöyle sıralamak mümkün.
Kalsiyum. Sağlıklı kemikler ve dişler için çok önemli. Vücuttaki kemik kitlesini de koruyor.
Protein. Enerji kaynağımız. Kas dokusunun oluşmasını ve tedavi edilmesini sağlıyor. Büyüme ve gelişmeyi hızlandırıyor.
Potasyum. Sağlıklı kan basıncı için çok gerekli.
Fosfor. Kemiklerin kuvvetlenmesini ve enerji oluşumunu sağlıyor.
D vitamini, Kemikleri koruyor.
B12 vitamini, Sağlıklı kırmızı kan hücreleri ve sinir dokularımızı korur.
A vitamini, bağışıklık sistemimizi ve cildi korur. Görme gücümüzü sağlıklı kılar. Riboflavin, yediğimiz besinleri enerjiye çevirir.
Niasin, şeker ve yağ asitlerini metabolize eder.
Evet, sütün kaynağı olan hayvanlar olmadan suni olarak elde edilmesi mümkün olmayan süt, bu müthiş besin değerleriyle Allah'ın bizim için yarattığı harika bir içecek.
Sütün en kaliteli birleşenlerinden biri kalsiyum. Bir insanın günlük kalsiyum ihtiyacını karşılaması için ortalama 1000 mg kalsiyum alması gerekiyor. Ki bunun için sadece 2 su bardağı süt içmesi yeterli.
Peki ya süt olmasaydı bu kalsiyumu almak için neler yememiz gerekecekti dersiniz?
Bir insanın günlük kalsiyum ihtiyacı ortalama 1000 mg. Bunu süt yerine farklı besinlerden alırsak bunun için 5 kilo et, 8,5 kilo elma veya 6,5 kilo patates yememiz gerekir. İnanılmaz değil mi?
2 su bardağı sütün içindeki kalsiyum miktarı 5 kilo et, 8,5 kilo elma ve 6,5 kilo patatese eş değer. Sütün ne kadar değerli bir besin kaynağı olduğunu bu rakamlar net olarak ortaya koyuyor. İnek olmasa, koyun olmasa, keçi olmasa vücudumuzun temel ihtiyaçlarından biri olan kalsiyumu yeterli miktarda elde etmemiz oldukça zor olacaktı. Çünkü inek süt vermese sütü yapay olarak elde etmek mümkün değil. Şu an bunca gelişmiş teknolojik imkanlara rağmen sütü hiçbir ham maddesi olmadan suni olarak elde etmek mümkün değil. Süt bundan 7 bin yıl önce nasıl ineklerden sağlıyorsa bugün de aynı şekilde sütü elde ediyoruz. Değişen tek şey, kimi gelişmiş ülkelerde süt sağımı için lazer sensörlü robotların kullanılıyor olması.
Şimdi sırada şaşırtan sorular bölümü var.
ÖMER TUZGU: Merhaba, adın ne?
BİRCAN HANIM: Bircan.
ÖMER TUZGU: Nereden geldin buraya?
BİRCAN HANIM: Hopa’dan geldim.
ÖMER TUZGU: Hopalısın, orada yaşıyorsun?
BİRCAN HANIM: Yok, normalde İzmit'te yaşıyorum ama Hopa memleketim.
ÖMER TUZGU: Çok güzel, sana bir soru soracağım ama düşünmeden hızlıca cevap vermeni istiyorum.
BİRCAN HANIM: Tamam.
ÖMER TUZGU: İnek ne içer?
BİRCAN HANIM: Süt.
ÖMER TUZGU: Emin misin? Bir daha düşün.
BİRCAN HANIM: Değilim. Su.
ÖMER TUZGU: Su içer. Arkadaşı oradan uyuyor ya ama biraz geç kaldı. Peki süt olmasaydı, hayatımızda süt olmasaydı ne olurdu, ne gibi eksiklikler olurdu?
BİRCAN HANIM: Gelişim olmazdı.
ÖMER TUZGU: Kemik gelişimi. Kemik gelişimi için önemli değil mi? Mesela başka peynir olmazdı, yoğurt olmazdı, süt ürünleri olmazdı.
BİRCAN HANIM: Evet, kesinlikle.
ÖMER TUZGU: Sofralarımızda da baya bir eksiklikler olurdu.
BİRCAN HANIM: Çok, mesela ben peynirsiz yapamam. Evet, sütsüz de hiçbir zaman yapamam.
ÖMER TUZGU: Sofralarımızdan eksik etmediğiniz şeyler. Ve en önemlilerinden bir tanesi de dondurma.
BİRCAN HANIM: Ooo evet yazın vazgeçilmezdi.
ÖMER TUZGU: Sıcak havalarda çok iyi gidiyor. Peki çok teşekkür ederim çok sağ ol.
BİRCAN HANIM: Ben teşekkür ederim.
ÖMER TUZGU: Adın ne?
BESTE HANIM: Beste.
ÖMER TUZGU: Nereden geldin buraya?
BESTE HANIM: Hopa'dan geldik.
ÖMER TUZGU: Orada mı yaşıyorsun?
BESTE HANIM: Yok Antalya'da yaşıyorum ama tatil için geldim.
ÖMER TUZGU: Arkadaşınla beraber geldin iki kişi.
BESTE HANIM: Evet kadın kadınla geziyoruz.
ÖMER TUZGU: Çok güzel. Peki sana bir soru soracağım ama hızlıca cevap vereceksin. İnek ne içer?
BESTE HANIM: Su.
ÖMER TUZGU: Su içer, evet doğru. Tebrik ediyorum. Çoğu kişinin şaşırdığı soruya hemen şaşırmadan cevap verdin. Çoğu kişi buna süt diyor. Sana sütle ilgili bir şey soracağım. Hayatımızda süt olmasaydı ne gibi eksiklikler olurdu?
BESTE HANIM: İlk önce yani kakao süt diye bir şey olmazdı hayatımda. Çok eksiklik olurdu.
ÖMER TUZGU: En çok sevdiğin şeylerden biri herhalde.
BESTE HANIM: Ondan sonra kemik gelişimi oluyor. Yani bana pek yaramadı uzamadım ama genel olarak insanlar süt içip uzuyor yani.
ÖMER TUZGU: Başka? Sofralarımızda bayağı eksik şeyler olur değil mi?
BESTE HANIM: Ben de peynir çok severim yani peynir, yoğurt. Bunlar olmazsa olmaz yani.
ÖMER TUZGU: Süt kemiklerimizin gelişimi için olmazsa olmaz çok önemli bir şey. Tabii dondurma da olmazdı herhalde değil mi? Sıcak havalarda sıkça tükettiğimiz.
BESTE HANIM: Hiç düşünemem yani dondurmasız yaz olmaz.
ÖMER TUZGU: Çok teşekkür ederim, çok sağ ol.
Süt ve süt ürünlerini tüketmemiz neden bu kadar önemli hiç düşündünüz mü? Çünkü Allah vücudumuzu sütün en temel bileşeni olan kalsiyuma ihtiyaç duyacağı şekilde yaratmış. Yeteri kadar kalsiyum almadığımızda vücudumuz kan-kalsiyum dengesini ayarlamak için kemiklerimizden kalsiyum alır. Bu da kemik erimesine neden olur. Kalsiyum eksikliği devam ederse bu kez kaslarımız etkilenmeye başlar, kasılma bozuklukları, tekrarlayan kramplar ve kas ağrıları oluşur. Ancak vücudumuzda kalsiyum dengesini bozan, nadir rastlanan metabolik hastalıklar dışında doğduğumuz andan itibaren yeterince kalsiyum alabiliriz. Çünkü Allah kalsiyumun en bol bulunduğu kaynağı yani sütü dünyanın her yerindeki insanların kolaylıkla erişebileceği bir nimet olarak yaratmış.
Öncelikle doğduğumuz andan itibaren en kaliteli kalsiyumu anne sütünden alıyoruz. Anne sütüyle beslenme dönemi bitince bu kez yine en zengin kalsiyum kaynağından biri olan inek sütüne geçiliyor. Yani çok ekstrem şartlar olmadığı sürece bir insanın hayatı boyunca kalsiyum eksikliği çekmesi çok zor.
Evet, sütün faydaları saymakla bitmiyor. Süt üzerine araştırmalar arttıkça her geçen gün yeni faydaları ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de zayıflamaya olan etkisi. Evet, böylesine besin değeri yüksek bir gıdanın aynı zamanda kilo almayı önleyici bir özelliğinin olması da onun değerini arttırıyor.
Peki sütün içinde ne var da kilo almayı önleyici etkiye sahip? İzleyelim sonra biz yine buradayız.
Sütün içindeki karbonhidrat yani enerji kaynağı da içindeki laktoz dediğimiz süt şekerinden gelir. Sütün yanında hiçbir besin maddesi tüketilmese bile sütün içindeki laktoz nedeniyle gerekli enerjiyi sağlarız. Sütün aynı zamanda protein içeriği yüksek olduğu için sütün içindeki şeker kan şekerini hızla yükseltmez. Ayrıca kan şekerini yükseltme özelliği olan başka gıdalar sütle birlikte kullanıldığında kan şekerinin hızla yükselmesini önleyerek kişinin kendisini daha tok hissetmesini sağlar. Sütün içindeki vitaminler ve konjüge linoleik asitin ayrıca doğal yağ yakıcı olduğu da biliniyor. Sütün içindeki kalsiyumun zayıflamayı arttırıcı etkisi diğer süt ürünlerinden bir miktar daha fazla. Ancak süt yerine yoğurt, ayran, peynir tüketildiğinde de yağ yakımı hızlanıyor ve kişide daha fazla doygunluk hissi oluşuyor.
Sütüyle, etiyle, yünüyle, Allah'ın bize nimet olarak yarattığı bu hayvanlar oldukça değerli. Biliyor musunuz? Allah Kuran'da süt veren bu hayvanların bizim için önemini vurguluyor. Türkçe adı arı olan Nahl Suresi’nin 66. ayetinde inek, koyun gibi süt veren hayvanlardan sağılan sütün tertemiz, katıksız, kaygan ve kolay içilebilen bir yapısı olduğu anlatılır.
Ayet şöyle, kovulmuş şeytanlar Allah'a sığınırım: “Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır. Size onların karınlarındaki fers yani yarısı indirilmiş gıdalarla kan arasından içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dut duru bir süt içirmekteyiz.” (Nahl Suresi, 66)
Evet, süt gibi besin değeri çok yüksek olan bir içeceği Rabbimiz bizim kolaylıkla içebileceğimiz bir kıvamda durulukta ve lezzette yaratıyor. Ne tatlı ne tuzlu ki böylelikle pek çok yiyecekle harika birleşimler oluşturabiliyoruz. Dondurmadan pastaya, kremalı kahveden çikolataya kadar en çok sevilen yiyeceklerin temel maddelerinden biri süt. İçerdiği protein ve yüksek kalsiyum miktarıyla içine katılan yiyeceklerin de besin değerini arttırıyor. Nereden baksanız süt olmasaydı hayatımızda çok büyük bir eksiklik olurdu. Bu sevimli hayvanları vesile ederek bize süt gibi değerli bir içeceği sunan Rabbimize sonsuz teşekkürler.
Ve bu haftada süremizi doldurduk. Unutmayın. Ekranda gördüğünüz Facebook ve Twitter hesaplarından bizi takip edebilir, önceki bölümleri izleyebilirsiniz. Haftaya bir başka mekanda buluşmak üzere, hoşça kalın.