HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Ya Olmasaydı? 6 - Ses ve Müzik

Ya Olmasaydı? 6 - Ses ve Müzik

Harun Yahya
1839
07 Eylül, 2015
Ya Olmasaydı?
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

Ya Olmasaydı? 6 - Ses ve Müzik

 

ÖMER TUZGU: Evet, Urfa'dayız. Urfa deyince akla ilk gelen şeylerden birisi de müzik. Urfalı vatandaşlarımız zaten seslerinin güzellikleriyle bilinirler. Biz de buradan yola çıkarak bu haftaki konumuzu işitme sistemi olarak seçtik. Bu programımızda seslerdeki güzellik, seslerin oluşumundaki bu muhteşem tasarım ve duyduğumuz seslerin kulağımızdan beynimize olan yolculuğu hakkında bilgiler vereceğiz. Hazırsanız kulaklarınızı dört açın çünkü az sonra hayret verici bilgiler duyacaksınız.

 

Ses, hayatımıza anlam katan en önemli unsurlardan biri. Bir an için düşünün, sessiz bir dünyada yaşamak nasıl olurdu?

 

Hemen arkamızdan gelen büyük bir tehlikeyi fark edemezdik. Etrafımızdaki gelişmelerden haberdar olamaz, müzik gibi bir nimeti bilemezdik. Sevdiklerimizle iletişim kuramaz, düşüncelerimizi ifade edemez, bildiklerimizi anlatamazdık.

 

Dış dünyayla olan iletişimimizi beş duyumuz vasıtasıyla yaparız. Varlıkları görürüz, seslerini işitiriz, tatlarını alırız, kokularını koklarız ve dokunarak hissederiz. Bu beş duyunun her biri birbirinden kompleks ve karmaşık sistemlerle donatılmıştır. Günlük hayatımızda her an yaptığımız hareketler ancak bu beş duyumuzun eksiksiz olarak görevlerini yerine getirmesiyle mümkün olur. Şimdi bu beş duyumuzdan biri olan işitme duyumuzu yani dış dünyadaki sesleri duymamızın nasıl gerçekleştiğini birlikte inceleyelim.

 

Dış kulak çevredeki ses dalgalarını kulak kepçesiyle toplayıp orta kulağa iletir. Orta kulak ise aldığı ses titreşimlerini güçlendirerek iç kulağa aktarır. İç kulak da bu titreşimleri sesin yoğunluğuna ve sıklığına göre elektrik sinyallerine dönüştürerek beynimize gönderir. Beynimizdeki birkaç konaklamadan sonra mesajlar son olarak bu sinyallerin işleme koyulup yorumlandığı duyma merkezine iletilirler. Böylece duyma işlemi de beynimizdeki duyma merkezinde gerçekleşir. Beynimiz kendisine ulaşan bu sinyalleri saniyenin onda biri kadarlık bir sürede analiz edip yorumlar.

 

Ne kadar güzel değil mi? Şu anda da Müslüm Gürses Müzesi'ndeyiz. Programımıza buradan devam ediyoruz.

 

Müzik, Allah'ın insanlara güzel bir zevk olarak yarattığı bir nimet. Ses dalgaları yoluyla insanın zevk alabilmesi ise büyük bir mucize. Havada dolaşan ses dalgaları toplanır ve sinirsel uyarılara dönüştürülerek beynimize iletilir. Bu sesin beyin tarafından müzik olarak ayırt edilip hoşa gidecek bir unsur olarak algılanması, Allah'ın dilediği sese bir anlam yüklemesi ve bizlere bu sesi hoş göstermesiyle olur. Duyma işlemi teknik açıdan incelendiğinde bir kapı gıcırtısının duyulması esnasında gerçekleşen işlemlerle bir senfoni dinlerken gerçekleşen işlemler birbirleriyle aynıdır.

 

İşitme duyumuzun temeli olan iç kulak ve beyindeki işitme merkezimiz bir santimetre küpten yani bir kesme şekerden bile daha az yer kaplar. Çevremizdeki sesleri duymamızı sağlayan kulağımız son derece karmaşık mekanik, hidrolik ve elektronik yapıları barındıran minyatür bir mühendislik tasarımı gibidir.

 

Dünya üzerinde gördüğünüz tüm teknolojik ürünler, plan ve projeler bir birikimin sonucudur. Her yeni bina ya da her yeni makine öncekilere ait bilgilerin derlenmesi, yenileştirilmesi ve küçük ilavelerle geliştirilmesiyle ortaya çıkar. Oysa kulağın ortaya çıkması mühendislik bilgisinin çok çok ötesindedir. Duymamızı sağlayan bu mucizevi sistem en küçük ayrıntısına kadar ince ince tasarlanmış farklı yapılardan oluşur. Bu sistem hiçbir şekilde evrimcilerin iddia ettiği gibi aşama aşama oluşamaz. Çünkü en küçük bir detay bile eksik olsa tüm sistem işe yaramaz hale gelir. Bu nedenle çok açıktır ki kulak bir bütün halinde üstün güç sahibi Allah tarafından kusursuzca yaratılmıştır. Allah bu gerçeği bir ayetinde şöyle bildirir:

 

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım: “O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir. Ne az şükrediyorsunuz.” (Müminun Suresi, 78)

 

Ses dalgası, havadaki moleküllerin birbirine çarpması ile yayılır. Kulak zarı bu titreşimlerden etkilenir ve hareket eder. Zara bağlı bulunan örs, üzengi ve çekiç adlı üç kemik bu hareketi iç kulağa iletirler. Yani ses olarak algıladığımız kavram yalnızca havanın belli frekanslardaki titreşim zenginliğinden başka bir şey değil. Kulak zarındaki tek tip bir hareket çok zengin bir algılamaya dönüşüyor. Kulak zarımız saniyede 2000 defa titreşir ve bu titreşimler beyin tarafından çok hızlı bir biçimde değerlendirilerek kesintisiz olarak algılanır.

Peki ya kulak kepçemiz olmasaydı?

 

Kepçe şeklindeki kulaklarımız sesleri toplar ve içindeki kıvrımlar sayesinde sesi kulak deliğine doğru yönlendirir. Eğer kulak kepçeleri yerine sadece başımızın iki yanında delikler olsaydı işitme duyumuz küçümsenemeyecek derecede bir işitme kaybına uğrardı.

Kulak kepçesi ayrıca işitmede son derece hassas bir rolü olan kulak zarının korunmasında da görev yapıyor. Şekli ve konumu nedeniyle yabancı cisimlerin buraya ulaşmasını zorlaştıracak bir yaratılışa sahip. Kulakların kafamızın iki yanında bulunması ses kaynağının tespitini de kolaylaştırıyor. Sağımızda duran bir ağaçta uçan kuşun sesi sol kulağa, sağ kulaktan çok kısa bir süre sonra ulaşır. Ses dalgasının kulaklara varma süreleri arasında çok az bir fark var. Ancak bizler bu az farka rağmen son derece hassas bir ayırt etme yeteneğiyle sesin ne yönden geldiğini anlayabiliyoruz. Ayrıca kulakların gözlerimize çok yakın yerde bulunması da ayrı bir amaca yönelik. Çünkü göz ve kulak ortaklaşa çalışıyorlar. Başımızı çevirdiğimiz anda gözlerin ve kulakların aynı anda çevrilmesi iki duyunun ortaklaşa çalışmasındaki uyumu ve verimliliği arttırıyor.

 

Yapılan araştırmalara göre beyninizin içinin tamamen sessiz olduğunu, beyninizin içinde hiç ses bulunmadığını biliyor muydunuz? Peki o halde sesleri nasıl duyarız? Ya da duyduklarımız ses değilse nedir?

 

Aklınıza bir şarkı geldiğinde beyninizde onun melodisini ve hatta şarkıcının sesini çok rahatça canlandırabilirsiniz. Ya da annenizin, çocuğunuzun, sevgilinizin sesini ve size söylediklerini. Onlar yanınızda olmasa bile konuşmalarını çok kolayca aklınıza getirebilirsiniz. Ve hatta gördüğünüz rüyalar da gerçek olmadığı halde onlarda bazı sesler duyarsınız.

 

Peki bunların hepsi beyninizde saklanabilen sesler midir? Eğer öyleyse beyninizin içindeki ses karmaşası kayıt cihazlarıyla dinlenebilir mi?

 

Duyma işlemi de tıpkı görme işlemi gibi gerçekleşir. Diğer bir deyişle, dış dünyaya ait görüntüleri nasıl beynimizin içinde görüyorsak sesleri de yine beynimizin içinde duyarız. Allah bu üstün yaratmasını bir Kuran ayetinde şöyle haber verir:

 

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım: “De ki: göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip çeviren kimdir? Onlar ‘Allah’ diyeceklerdir. Öyleyse de ki: Peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız?” (Yunus Suresi, 31)

 

 Bu hafta da programımızın sonuna geldik. Haftaya farklı bir mekanda farklı konularla görüşmek üzere. Hoşça kalın.


 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
youtube
Beyin
Duyma
Evrim
Kulak
Müslüm Gürses
Müzik
Ses
Titreşim
Yaratılış
biyoloji
kulak zarı
İşitme
Şanlıurfa