HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Allah'ın İsimleri - 3

Allah'ın İsimleri - 3

Harun Yahya
1238
06 Kasım, 2017
HD Belgeseller
Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500

 

Allah'ın İsimleri – 3

 

Allah'ın isimleri bize Rabbimizin üstün vasıflarını anlatır. Örneğin, Allah Rahman’dır, yani esirgeyicidir. Rabb'dir, yani eğiten ve yol gösterendir. Hakim’dir, yani hüküm veren, her şeye hakim olandır. Rezzak’tır, yani rızık verendir. Bu isimler Allah'ı tanıttığı için insan bunları Rabbimize dua ederek O'nun büyüklüğünü, yakınlığını, gücünü ve rahmetini daha iyi kavrar. Allah'tan rızık isteyen bir kişinin O'nun Rezzak ismini anarak dua etmesi elbette ki duasının anlamına uygun olacaktır. Nitekim Kuran'da da Allah'a O'nun farklı isimleriyle dua edebileceği bildirilmektedir.

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“İsimlerin en güzeli Allah'ındır. Öyleyse ona bunlarla dua edin.” (A’raf Suresi, 180)

Allah'ın sıfatlarını bilen insan hatalarını Allah'tan gizlemeye çalışmaz. Çünkü gizlese de, açığa vursa da Allah'ın her şeyi bildiğinin farkında olur. Hatalarını gizlemenin kendisine zarardan başka bir şey kazandırmayacağını bilen mümin, her türlü eksiklik ve hatalarından dolayı Allah'tan bağışlanma diler.

Bu filmde Allah'ın Kuran'da bildirilen isimlerinden bazılarını izleyeceksiniz

 

Basit, açan, genişleten, bollaştıran.

 

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Allah'a karşılığını çok arttırmayla kat kat arttıracağı güzel bir borcu verecek olan kimdir? Allah daraltır ve genişletir ve siz O'na döndürüleceksiniz.” (Bakara Suresi, 245)

Allah kendisine iman eden, kalpten itaat eden kişilere dünyada maddi ve manevi bolluk verir. Onların önlerindeki zorlukları açarak her işlerinde müminlerin yakın dostu olduğunu gösterir. Allah'ın samimi kulları karşılaştıkları her türlü zorlukta, sıkıntıda ve hastalıkta yalnızca Allah'a sığınır ve O'nu vekil edinirler. Bunun karşılığında da Allah inkar edenlerin işlerini zorlaştırırken, müminlerin işlerini kolaylaştırır. Bu konuda Kuran'da verilmiş pek çok örnek vardır. Örneğin Hz. Musa (as) ve ona tabi olan İsrailoğulları, Firavun'un zulmü nedeniyle yurtlarından çıkmak zorunda kalmışlardır. Ancak Firavun peşlerini bırakmamış ve yakalamak için ordusuyla beraber onları takip etmiştir. Firavun'un ordusu ile deniz arasında kalan İsrailoğulları yakalandıklarını sanmışlardır. Bu durum Kuran'da şöyle bildirilir:

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları ‘gerçekten yakalandık’ dediler. Musa ‘hayır’ dedi. ‘Şüphesiz Rabbim benimle beraberdir. Bana yol gösterecektir.’” Şuara Suresi, 61-62)

Allah, Hz. Musa (as)’ın duasına icabet etmiş, bir mucize göstererek denizi yarmış ve İsrailoğulları’nı Firavun’un zulmünden kurtarmıştır. Bunun ardından Firavun’u ve ordusunu yok etmiş, onların çıktıkları yerlere İsrailoğulları’nı miras çıkılmıştır. Kuşkusuz Allah'ın vaadi tüm inanan kulları için her dönemde geçerli olmuş ve olacaktır.

 

Bedi. Örneksiz olarak yaratan.

 

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O bir işin olmasına karar verirse ona yalnızca ol der. O da hemen oluverir.” (Bakara Suresi, 117)

İnsan beş duyuya sahiptir ve bu duyuların dışında altıncı bir duyuyu tahayyül etmesi mümkün değildir. Üstelik sahip olduğu duyuları da ancak kısıtlı olarak kullanabilmektedir. Örneğin belirli bir renk tayfını görebilmek de belli frekanslardaki sesleri duyabilmektedir. Dolayısıyla yeryüzünde var olmayan bir şeyi düşünmesi, keşfedebilmesi, akledebilmesi asla mümkün değildir.

Bilimsel keşiflerin bir kısmını incelediğimizde insanların pek çok konuda doğada gördükleri canlıları kendilerine örnek aldıklarını görürüz. Örneğin yunusların burun çıkıntısı modern büyük gemilerin pruvasına model olmuştur. Radarların çalışma prensibi, yarasaların ses dalgaları yayarak çalışan algılama sistemi ile aynıdır. Oysa Allah'ın ilmi sınırsızdır. İnsanın çevresinde görebildiği ve göremediği her şeyi Yüce Allah örneksiz olarak yaratmıştır. Kainatın, galaksilerin, gezegenlerin, canlıların, hatta tek bir hücrenin olmadığı bir zamanda Allah dilemiş ve “Ol” demesiyle atomlardan, moleküllerden, hücrelerden, canlılardan, gezegenlerden, yıldızlardan, galaksilerden oluşan kusursuz bir sistem var etmiştir. Allah hiçbir örnek yokken evreni ve içindeki her ayrıntıyı meydana getirmiştir. Bu gerçek bir ayette şöyle bildirilir:

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin Yaratandır. O'nun nasıl bir çocuğu olabilir? O'nun bir eşi yoktur. O her şeyi yaratmıştır. O her şeyi bilendir.” (En’am Suresi, 101)

Fatır. Yaratan icat eden.

 

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Rabbim, Sen bana mülkten bir pay ve onu yönetme imkanını verdin. Sözlerin yorumundan bir bilgi öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat.” (Yusuf Suresi, 101)

Dünya, üzerinde canlıların yaşaması için özel olarak düzenlenmiş bir gezegendir. Dünyanın uzaydaki konumu, yüzeyinin canlıların ihtiyacı olan her türlü detayla donatılmış olması, bu gezegenin üstün bir aklının eseri olduğunun apaçık delillerindendir.

Dünya üzerinde var olan tüm canlılarda hayranlık uyandıran tasarımlar vardır. Her canlı kendi için uygun ortamda, uygun bir vücut yapısıyla yaşam sürer. Her canlının temel yapı taşı olan hücre, içindeki tüm organelleriyle tek başına mükemmel bir sisteme sahiptir. Hücredeki düzen öyle kusursuzdur ki, canlılığın tesadüfen meydana gelmiş olmasının imkansızlığını tek başına kanıtlamaktadır. Çevremizde gördüğümüz veya göremediğimiz tüm detaylarda apaçık bir tasarımın izleri vardır. Kuşkusuz bunların tümünün tasarımı, her şeyin yaratıcısı olan Allah'a aittir. Allah, yarattığı sistemin kusursuzluğunu Mülk Suresi’nde şöyle bildirmiştir:

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“O, biri diğeriyle tam bir uyum içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman'ın yaratmasında hiçbir çelişki ve uygunsuzluk göremezsin. İşte gözünü çevirip gezdir. Herhangi bir çatlaklık görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip gezdir. O göz uyumsuzluk bulmaktan umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.” (Mülk Suresi, 3-4)

Hâlık. Her şeyin varlığı ve varlığı boyunca görüp geçireceği halleri, hadiseleri tespit ve tayin eden ve ona göre yaratan, yoktan var eden.

 

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Allah her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört ayağı üzerinde yürümektedir. Allah dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.” (Nur Suresi, 45)

Bir arı kovanındaki tüm arılar görevlerini eksiksiz yerine getirir. Örneğin işçi arılar kovanın yapımında çalışır. Ayrıca kovanı havalandırarak derecesini hep sabit tutarlar. Çiçeklerden topladıkları besinleri kovana getirirler. Kraliçe arı ise kovanın içinde kalarak ve sürekli üreyerek soyunun devamını sağlar.

Bir sivrisinek yumurtadan çıktığında erişkin haline hiç benzemez. Sivrisinek larvası gelişimini tamamlayana kadar dört defa deri değiştirir. Pupa döneminin sonuna doğru derisi açılır ve erişkin sivrisinek pupanın içinden suya hiç değmeden çıkar.

Bahsettiğimiz bu canlılar, yeryüzünde yaşayan sayısız canlıdan yalnızca iki tanesidir. Bu canlıların doğumlarını, yaşamlarını ve ölümlerini diğer canlılarda olduğu gibi Allah belirlemiştir. Yaratıldıkları andan itibaren Allah'ın tespit ettiği, uygun gördüğü ve emrettiği şekilde yaşamlarını sürdürürler. Kesinlikle Allah'ın kendileri için takdir ettiği görevin dışına çıkamazlar.

Çöllerde artı 50 derecede yaşayan develer, kutuplarda eksi 30 derecede yaşayan penguenler, denizin binlerce metre altında yaşayan süngerler de aynı durumdadır. Hepsi hayatları boyunca Allah'ın tespit ettiği şekilde yaşarlar. Onlardan önceki nesiller de aynı şekilde yaşamıştır, sonraki nesiller de aynı şekilde yaşayacaktır. Çünkü Allah canlıların hepsi için bir yaşam biçimi belirlemiştir.

Allah insanı da bir damla sudan yaratmış, onun için de bir yaşam biçimi takdir etmiştir. Hiçbir insan kendi kararıyla yaşam süresini belirleyemez. Yaşlanmayı ve ölümü durduramaz. Acizliklerden kurtulamaz. Çünkü Allah, insanın kendinin henüz varlığı dahi yokken bunları ezelde tespit etmiştir.

 

Halim. Çok yumuşak olan.

 

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki Allah onları affetti. Şüphesiz Allah bağışlayandır, yumuşak olandır.” (Ali İmran Suresi, 155)

Allah, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e katından bir kitap indirmiştir. Günümüze kadar hükümleri korunmuş olan bu kitap son ilahi kitaptır. Allah, Kuran'da uymaları gereken emirleri, sakınmaları gereken yasakları insanlara bildirmiştir. Üstelik bu emirlere uyarak hayatını Allah rızası için geçirenlerin sonsuza kadar cennette kalacağını müjdelemiştir. Uymayanların ise sonsuza kadar içinde kalacakları cehennemi ve onun içindeki azapları tüm ayrıntılarıyla bildirmiştir. Fakat insanların çoğu Kuran'ın hak kitap olduğunu bilmelerine rağmen onu okumaktan yüz çevirir. Allah'ın kendilerine indirdiği ayetleri göz ardı edip bunun yerine dünya hayatının zevkine ve eğlencesine dalarlar. Ölümlerinden sonra karşılaşacakları hesabı ve ahiret hayatını ise hiç düşünmezler. Allah'ın yasaklarına uymadıkları gibi emrettiği güzel ahlakı da yaşamazlar.

Mallarını mülklerini kimseyle paylaşmaz, darda, zorda olanlara yardım etmezler. Üstelik kendilerine iman etmeleri söylendiğinde biz ne yaptığımızı biliyoruz diye karşılık verirler. Ancak sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Allah, inkar edenleri de hemen azaplandırmaz. Hatta onları dünya hayatında refah içinde yaşatır, her türlü nimeti verir. Onlara iman etmeleri ve hak dine dönmeleri için süre tanır.

Allah, İslam dinini çok kolay kılarak Hâlim olduğunu göstermiştir. İnsanların ne kadar aciz olduklarını bilir. Bu yüzden onları unuttuklarından ve yanıldıklarından dolayı sorumlu tutmaz. Kör olana, topal olana, hasta olana sorumluluk yüklemez. İnsanlara sabrı ve tevekkülü öğreterek omuzlarındaki yükü kaldırır.

 

Malik-i Yevmiddin. Din Gününün Sahibi.

 

İnsanların öldükten sonra dirilecekleri, hesaplarını verip akıbetlerini görecekleri gün din günüdür. O gün insanın başkalarıyla, hatta kendi annesi, babası, eşi ve çocuklarıyla bile ilgilenmeye ne hali, ne fırsatı vardır. Din gününün şiddeti ve olağanüstü korkusu herkesi kendi derdine düşürür. Allah o diriliş gününü, diğer adıyla din gününü Kuran'da şöyle ifade etmektedir:

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Din gününü sana bildiren şey nedir? Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir? Hiçbir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeyle güç yetiremeyeceği gündür. O gün emir yalnızca Allah'ındır.” (İnfitar Suresi, 17-19)

O gün dünya hayatında kişinin en çok değer verdiği ilişkiler Allah'ın azabı karşısında paramparça olur. Artık insanlar arasındaki dünyevi yakınlıkların, soy bağlarının hiçbir anlamı kalmamıştır. Tek değer kişinin imanıdır. Bu, insanın Allah dışında yardım beklediği tüm kapıların kapanmış olması demektir. İçinde bulunduğu bu zor durumdan onu ancak Allah kurtarabilir. O da yine Allah'ın dilemesine bağlıdır. Allah azamet ve şanına yaraşır bir ortam yaratır ve yarattığı kullarından hesap sorar. Ancak kimi dilerse rahmetiyle kurtarır. İnkarcıların kahredici bir pişmanlığa sürüklendiği bugün de müminler, sevinçli ve coşkuludurlar. Bir ayette şöyle buyrulur:

''Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“O gün Allah, Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir.” (Tahrim suresi, 8)

Rabbil Âlemin. Âlemlerin Rabbi.

 

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Şu halde hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi Allah'ındır. Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. O üstün ve güçlüdür. Hüküm ve hikmet sahibidir.” (Casiye Suresi, 36-37)

Kainatta birbirinden farklı pek çok âlem vardır ve bunlar da kendi içlerinde farklı âlemlere ayrılırlar. Hayvanların ve bitkilerin birbirinden farklı milyonlarca çeşidi vardır. Eşyanın da birbirinden farklı birçok türü vardır. Rüzgârlar ve bulutlar da birbirinden farklı özelliklere sahiptir.

Allah birbirine hiç benzemeyen, farklı ırklara, tenlere, dillere ve kültürlere sahip olan milyonlarca insan yaratmıştır. Bunların yanında Allah, gözle görülmeyen atomların dünyasını, bedenimizin her milimini oluşturan görkemli sistemlerle donatılmış hücreleri ve yine insan gözüyle görülmeyen yüzlerce canlıyı da yaratmıştır.

Allah, mikroorganizmaların oluşturduğu mikroalemden, uzaydaki gök cisimlerinin oluşturduğu makroaleme kadar sayamayacağımız kadar çok alemi biz uyurken, uyanıkken ya da bir işle uğraşırken sürekli kontrol eder, hepsini yönetir, hepsini besler ve yaşamlarını devam ettirmelerine izin verir. Allah tüm alemlerin Rabbi olduğunu Kuran'da şöyle bildirir:

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Allah yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı. Sizi suretlendirdi. Suretinizi de en güzel bir biçim ve incelikte kıldı ve size güzel, temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir. O hay olandır. Ondan başka ilah yoktur. Öyleyse dini yalnızca kendisine halis kılanlar olarak ona dua edin. Alemlerin Rabbine hamdolsun.” (Mümin Suresi, 64-65)

Allah, yalnızca kâinatın içinde yer alan sayısız âlemin değil, bütün bunların dışında apayrı bir zamanda ve mekânda yaşayan cinlerin ve meleklerin de Rabbidir. Bu varlıkların da hepsini O yaratmış ve hepsine boyun eğdirmiştir. Allah'ın yarattığı âlemler, insan aklının ve hayal gücünün çok ötesindedir. Hepsi O'nun yaratıcılığının, sanatının ve sonsuz gücünün eseridir. İnsana düşense Hz. İbrahim (as) gibi kendisine “teslim ol” çağrısında bulunan Rabbimize “alemlerin Rabbine teslim oldum” cevabıyla icabet etmektir. Ve tüm yaşantısını Kuran'da kendisine emredildiği gibi yalnızca Allah için yaşamaktır.

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“De ki, şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır.” (En’am suresi, 162)

Sani. Sanatçı, nihayetsiz güzellikleri sanatının içinde yaratan.

 

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Dağları görürsün de donmuş sanırsın. Oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi sapasağlam ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu. Şüphesiz O işlediklerinizden haberdardır.” (Neml Suresi, 88)

Yeryüzünde yaratılan canlı ve cansız her varlıkta üstün bir aklın, sonsuz bir ilmin delillerine rastlanır. Kuşkusuz bunlar, Allah'ın Âlim sıfatının bir tecellisidir. Ancak bu varlıklarda dikkat çeken çok önemli bir özellik daha vardır, çok ince bir sanat. Allah'ın Sani sıfatını, yarattığı varlıklardaki son derece estetik görünüm, kusursuzluk, ince ve benzersiz bir sanat, uyum ve dizayna bakarak görürüz. Örneğin insan bedeni kusursuz ve eksiksiz bir şekilde yaratılmıştır. Tüm organlarımız olmaları gereken yerlere yerleştirilmiştir.

Örneğin gözlerimiz, her yeri rahatlıkla görebileceğimiz şekilde başımızda yer alır. Kalbimiz, göğüs kafesiyle korunabilecek bir yerde bulunur. İnsan vücudunun dış görünümünde simetriyi sağlayan altın bir oran mevcuttur. Nitekim ressamlar yaptıkları resimlerde bu altın oranı kullanmaktadırlar. Öyle ki her insanın ağzı, burnu, gözleri son derece ince bir oranda olmaları gereken yerlere yerleştirilmiştir. Allah birbirinden çok farklı canlılarda yine Sani sıfatını yansıtacak detaylar yaratmıştır. Hiçbirinin dış görünümü bir diğerine benzemez. Bitkiler aleminde de Allah'ın sonsuz sanatını görmek mümkündür. Bir ayette şöyle buyrulur.

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de faydanıza verdim.” (Neml Suresi, 13)

Allah birbirinden farklı milyonlarca çeşit bilgi ve çiçek yaratmıştır. Hepsinin kokusu, biçimi, rengi, simetrisi farklı farklıdır. Tek bir çiçeğin, örneğin bir orkidenin farklı görünüme sahip, farklı renkte birçok çeşidi vardır. Bir gülün birbirinden farklı pek çok rengi ve bu renklerin de kendi içlerinde farklı tonları vardır. Kuşkusuz bu renkler, tonlar, desenler apaçık bir sanatın göstergesidir. Allah bu kadar farklı görünümde, her biri son derece estetik olan çeşidi yaratarak sanatındaki sonsuzluğu bize göstermektedir.

 

Zahir. Aşikar.

 

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“O evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır. O her şeyi bilendir.” (Hadid Suresi, 3)

Allah'ın varlığının delilleri düşünebilen her insanın görebileceği kadar aşikardır ve tüm evrene yayılmıştır. En sadesinden en karmaşığına kadar var olan tüm sistemler son derece kompleks yaratılış mucizeleriyle doludur. Allah bu mucizelerle ilgili Kuran'da çeşitli örnekler vermiştir.

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok. Yeri de nasıl döşeyip yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık. Ve onda göz alıcı ve iç açıcı her çiften nice bitkiler bitirdik.” (Kaf Suresi, 6-7)

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp-kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman olan Allah'tan başkası boşlukta tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.” (Mülk suresi, 19)

Allah, Kuran'da verdiği daha pek çok örnekle kullarına Kendi varlığını bildirmektedir. Müminlerin en önemli özelliklerinden biri, çevrelerinde gördükleri her şey üzerinde derin derin düşünmeleri ve sonucunda Allah'ın varlığını ve büyüklüğünü fark etmeleridir. Bu gerçeği fark eden insanların en önemli özelliklerinden biri de ahirette hesap vereceğimiz Rabbimize karşı içli bir korku duymaları ve tüm yaşamlarını O'nu razı etmeye çalışarak geçirmeleridir. Allah Kuran'da şöyle buyurur:

Kovulmuş şeytandan Rabbim sana sığınırım:

“Onlar ayaktayken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. Ve derler ki, Rabbimiz sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin. Bizi ateşin azabından koru.” (Ali İmran Suresi, 191)

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
zip
zip
youtube
Allah rızası
Allah sevgisi
Allah'ın Sıfatları
Bitki
Canlı
Doğa
Gökyüzü
Hayvanlar Alemi
Nimet
Rızık
çiçek