Bilim camiasında biyoloik ölümsüzlüğü elde etmek için onlarca yıldır çok kapsamlı ve maliyetli araştırmalar yürütülmekte. Buna rağmen söz konusu araştırmalarda hedeflenen sonuçların henüz uzağında bulunulduğu ifade ediliyor. Halbuki bilim insanlarının tam donanımlı kurumlarda organize şekilde çalışmalarına rağmen onlarca yıldır sırrını bulamadıkları biyolojik ölümsüzlüğün kusursuz şekilde gerçekleştiği bir mekanizmayı ilk yaratıldığı andan itibaren bedeninde barındıran bir canlı vardır. Turritopsis Dohrnii…


Popüler kültürde "ölümsüz denizanası" olarak adlandırılan, daha çok Akdeniz’de ve Japonya çevresindeki sularda gözlenen ortalama 4,5 mm çapındaki bu deniz canlısı belli şartlarla karşılaştığında yetişkinlik (medusa) evresinden bebeklik (polip) evresine geri dönebilmektedir. Şöyle ki;


Denizanaları akıntılarla sürüklendikleri kısa süreli larva evresinden sonra hareketsiz olarak kayalara ve deniz tabanına tutundukları, mikroskobik canlılarla beslendikleri, bedenlerinden kopan bir parçanın bütüne ulaşmasıyla, yani eşeysiz olarak üreyip koloniler oluşturdukları “polip” evresini yaşarlar. Bu evreden sonra ise “medusa” evresi başlar. Medusa evresinde bedenleri bilindik hallerini, yani "çan" ya da "şemsiye" şeklini alarak uzun dokunaçlara sahip olur ve cinsel üreme (sperm-yumurta) gerçekleştirirler ve bilinen şekliyle avlanırlar.

İşte çoğu denizanası türü medusa evresindeyken başta çevre şartları olmak üzere birçok nedenden dolayı ölürken, Turritopsis Dohrnii bu noktada farklı bir yol izler. Canlı; açlık, su sıcaklığındaki ani değişimler, tuzluluk oranındaki farklılıklar veya fiziksel hasar gibi tehditlerle karşılaştığında ölüm sürecine girmek yerine yaşam döngüsünü başa sarar. Bu durum, bir kelebeğin tekrar tırtıla veya bir kuşun tekrar yumurta içindeki embriyoya dönüşmesine benzer akıl almaz bir biyolojik sürecin gerçekleşmesi anlamına gelmektedir.


Burada belirtmemiz gerekirse eğer çevresel koşullar idealse, Turritopsis Dohrnii diğer denizanaları gibi yaşamına devam etmeyi de tercih edebilir. Bu durumda yaşlanır ve ölür. Nitekim laboratuvar ortamında yapılan gözlemler de canlının özellikle "tehdit" hissettiğinde bu mekanizmayı devreye soktuğunu kanıtlamıştır. Turritopsis Dohrnii’nin yaşlanmayı olağan bir biyolojik süreç olarak kabul etmesi, bebekliğe geri dönüş mekanizmasını daha çok yukarıda sıraladığımız koşullarda devreye sokması, popülasyonun kontrolsüz biçimde artarak ekosistem dengelerini bozmasını engelleyen doğal bir sınırlayıcı faktör işlevi görmektedir. Ve elbette ki Turritopsis Dohrnii’’nin kendini yenileme yeteneği dış etkenlerden hiç etkilenmeyeceği anlamına gelmemektedir. Nitekim avlanılma, hastalıklar ve ciddi çevresel değişimler sonucu canlının yaşamı kaçınılmaz olarak sonlanabilmektedir. Bu nedenlerle bedenindeki doğal mekanizmanın sonucu olan süreç, sınırsız ve sonsuz bir yaşam döngüsü olarak değerlendirilmemelidir.


Medusa evresindeki Turritopsis Dohrnii fiziksel hasar, besin eksikliği veya ani sıcaklık değişimleri gibi faktörler ile karşılaştığında kendini yenilemek üzere biyolojik bir süreç başlatır. Kendini yenileme mekanizmasının merkezinde ise “transdiferansiyasyon” yer alır. Transdiferansiyasyon, farklılaşmış bir hücrenin, kök hücre aşamasına geri dönmeden başka bir hücre tipine dönüşmesidir. Turritopsis dohrnii’de kas hücreleri, sinir hücreleri ve epitel hücreleri gibi özelleşmiş hücrelerin, yeniden programlanarak polip evresine özgü hücre tiplerine dönüştüğü gösterilmiştir. (1) Örneğin, kas hücreleri bağırsak hücrelerine, gonad hücreleri epidermal hücrelere dönüşebilir. (2) Araştırmalar, özellikle dış şemsiye (exumbrella) hücrelerinin ve manubrium dokusunun bu süreçte aktif rol oynadığını göstermektedir. (3) Dıştan bakıldığında ise canlının çanının küçüldüğü, dokunaçlarının geri çekildiği ve yüzme özelliğini kaybederek tekrardan deniz tabanına çöktüğü görülür.


Son yıllarda yapılan genom dizileme çalışmaları, Turritopsis Dohrnii’nin bu yeteneğinin arkasındaki genetik süreci aydınlatmaya başlamıştır. Araştırmalar, bu canlının genomunda DNA onarımı ve korunmasıyla ilgili genlerin diğer denizanası türlerine göre çok daha fazla kopyasının bulunduğunu göstermektedir. Özellikle hücre bölünmesini kontrol eden genlerin ve telomer (kromozom uçlarını koruyan yapılar) boyunu koruyan mekanizmaların, yaşam döngüsü geri sarılırken aktif olarak çalıştığı gözlemlenmiştir. Canlı, hücrelerini yeniden programlarken genlerin işleyişini sistematik bir şekilde değiştirir. (4) Bu değişim, rastgele bir süreç değil, canlının hayatta kalma mekanizmasının bir parçası olarak gerçekleşen son derece düzenli bir moleküler operasyondur. Sadece bu özellik dahi evrim teorisinin rastgele gerçekleşen mutasyonlara ve bilinçsiz doğal seleksiyona dayalı gelişim iddiasını tek başına çürütmeye yeterlidir.


Turritopsis Dohrnii'nin kendini yenileme mekanizması, yaşlanma karşıtı araştırmalar ve rejeneratif tıp alanında büyük ilgi görmektedir. Halen sırları tam çözülememiş olan bu mekanizmanın anlaşılması, insanlarda yaşlanma sürecinin yavaşlatılması veya tersine çevrilmesi için yol gösterici olabilir. Örneğin, insan hücrelerinde benzer transdiferansiyasyon süreçlerinin tetiklenmesi, doku yenilenmesi ve hastalıkların tedavisi için yeni yaklaşımlar sağlayabilir. Onlarca yıldır bu alanda devam eden ettirilen çalışmaların ana amacı da budur.


Her şeyin yoktan yaratan ve düzene koyan Yüce Rabbimizin bu tür olağanüstü canlılar yaratıyor olması kulları için hem büyük nimettir hem de O’nun yüceliğini kavraması için ufuk açıcı detaylar içermektedir. Nitekim bilim camiası bu tür canlılardaki olağanüstü mekanizmaları inceleyerek insanlığın birçok sorununa ve ihtiyacına çözümler bulabilmektedir. Kainatta ve dünyada gördüğümüz olağanüstü çeşitlilik ve mucize yapılar bizlere Rabbimizin sonsuz gücünü ve yaratışının mükemmelliğini göstermektedir. Kuran’da şöyle buyrulmaktadır:

Onlar Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Oysa kıyamet günü yer tamamen O'nun avucundadır ve gökler sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir. (Zümer Suresi, 67)

Kaynakça

(1) Matsum:oto, Y. (2017). “Transdifferentiation in Turritopsis dohrnii”. Texas A&M University.  
(2) Piraino, S., et al. (2004). "Reversing the life cycle: medusae transforming into polyps and cell transdifferentiation in Turritopsis nutricula (Cnidaria, Hydrozoa)." The Biological Bulletin,
(3) Miglietta, M. P., Piraino, S., Kubota, S., & Schuchert, P. (2007). Species-specific identity of the "immortal" jellyfish Turritopsis (Cnidaria, Hydrozoa). Journal of Biological Research,
(4) https://www.pnas.org/doi/pdf/10.1073/pnas.2118763119