HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Bilim yaratılışı keşfediyor

Bilim yaratılışı keşfediyor

Harun Yahya
30156
23 May, 2010
Belgesellerden Seçme Bölümler
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

"Göklerdeki düzen" belgeselinden


BİLİM YARATILIŞI KEŞFEDİYOR

 

 1922'de Rus fizikçi Alexander Friedman, Einstein'ın genel görecelik kuramına göre evrenin duran bir yapıya sahip olmadığını ve en ufak bir etkileşimin evrenin genişlemesine veya büzüşmesine yol açacağını hesapladı. Aslında Einstein da teorik-fizik alanında yaptığı hesaplamalarla evrenin durağan olamayacağı sonucuna varmış, ne var ki statik ve sonsuz evren anlayışına karşı çıkmamak için buluşunu bir kenara koymuştu. Einstein, yıllar sonra bu durumu hayatının en büyük hatası olarak adlandıracaktı.

1922 yılından önce de evrenin genişlediğine yönelik bazı ipuçları keşfedilmişti. O yıllarda evrende sadece Milky Way isimli tek bir galaksi olduğu düşünülüyordu. 1912'de ise ABD'li astronom Vesto Slipher gökyüzünde bir nebula yani galaksi parçası olduğunu gözlemledi ve bu nebulanın yaydığı dalga boyu değişimlerini kayıt altına aldı. Nebula gitgide uzaklaşıyordu. Ancak o dönemin ilkel bilim ortamında bu önemli bilgileri kimse tam olarak yorumlayamıyordu.

Takvimler 1929 yılını gösterdiğinde ise daha farklı bir durum ortaya çıktı. İşçiler o güne kadar inşa edilen en büyük endüstriyel fırının içinde dev bir ayna üretmekle meşguldüler. Üretilen dev ayna daha önceki tüm teleskoplardan çok daha büyük ve güçlü bir teleskopun içine yerleştirilecekti. Bu teleskop, Kaliforniya'da inşasına başlanan Mount Wilson gözlem evinde kullanılacak ve tarihin en büyük keşiflerinden biri burada gerçekleştirilecekti. Bu büyük keşfi yapacak olan kişi ise astronomi tarihinin büyük isimlerinden Edwin Hubble'dı.

Edwin Hubble birkaç yıl önce uzayda samanyolu dışında da galaksilerin yani yıldız takım adalarının var olduğunu keşfetmiş ve insanlığın evrene bakış açısını değiştirmişti. O yıl ise California Mount Wilson gözlem evinin yeni teleskopuyla çok büyük bir gerçeği daha açığa çıkardı. Gökyüzünü aylar boyunca sabırla incelerken, dünya dışındaki galaksilerin kırmızı renge yakın bir ışık yaydıklarını gözlemledi. Bu kırmızı renk çok önemli bir fiziksel anlam taşıyordu. Çünkü biliniyordu ki fizik kurallarına göre gözlemin yapıldığı noktadan uzaklaşan bir ışık kaynağının tayfı giderek kırmızı renge doğru kayar. Dolayısıyla Hubble'ın yıldızlarda keşfettiği kızıl renge kayma, o güne kadar bilinmeyen bir gerçeği gösteriyordu. Uzaydaki galaksiler bizden sürekli olarak uzaklaşıyorlardı. Bu keşif bilim dünyasında adeta bomba etkisi yarattı. Bilimin çok büyük bir gerçeği doğrulamasına artık çok az bir süre kalmıştı. Hubble bu keşfinin üzerinden çok geçmeden önemli bir şey daha fark etti. Galaksiler sadece bizden değil birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Yani evrendeki gök cisimleri arasındaki mesafeler sürekli büyüyordu. Bunun tek bir anlamı vardı. Evren genişliyordu.

Peki Hubble'ın gözlemleri ve Einstein'ın az önce izlediğimiz teorik hesapları sonucunda ortaya çıkan evrendeki genişleme ne anlama geliyordu? Evrenin nasıl genişlediğini anlamak için tüm uzayı şişirilen bir balonun yüzeyi gibi düşünebiliriz. Balon şiştikçe üzerindeki noktalarda birbirlerinden uzaklaşırlar. Aynı şekilde evren genişledikçe gök cisimleri de birbirlerinden sürekli olarak uzaklaşmaktadır. Bu durumda zaman içinde geriye doğru gidildiğinde evrenin başlangıçta sadece tek bir noktadan ibaret olduğu ortaya çıkmaktadır. Fiziksel hesaplamalar bu tek noktanın sıfır hacme ve sonsuz yoğunluğa sahip olduğunu göstermiştir. Sıfır hacmindeki nokta ise bilimsel olarak yokluk demektir. Evren yok olarak kabul edilen bu noktanın patlamasıyla ortaya çıkmıştır. Bilim insanları bu patlamaya İngilizce Big Bang yani Büyük Patlama ismini vermişlerdir.

Big Bang göstermektedir ki evren yoktan var edilmiştir. Diğer bir deyişle evren yaratılmıştır. Birazdan evrenin yaratılışı hakkındaki bilimsel gerçeklerin Kuran'da nasıl açıklandığını izleyeceksiniz.
 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
flv
mp3
mp4
mp4
youtube
Big bang
Bilim
Edwin Hubble
Evrenin Yaratılışı
Mount Wilson gözlemevi
Sıfır hacim
Teleskop
Yaratılış