"Yeryüzünün süsleri çiçekler" belgeselinden.
Çiçeklerde Koku.
Bundan bin yıl önce ünlü Müslüman bilim adamı İbn-i Sina güllerden kokulu yağlar yapmayı keşfetmişti. Bugün hala İbn-i Sina'nın bin yıl önce kullandığı bitki türü olan şem gülleri parfüm yapımında kullanılan en önemli bitki türüdür. Kimyagerler 1953 yılında tek bir gülün kokusunda 20 kimyasal bulunduğunu düşünüyorlardı. 2006 yılına geldiğimizde ise tek bir gülün kokusunda yaklaşık 400 ayrı kimyasal bulunduğu bilim adamlarınca tahmin edilmektedir.
Parfüm endüstrisinin ilham kaynağı çiçeklerin kokuları sadece insanları etkilemez. Tozlaşma sırasında görev alan tüm arıları, kuşları ve böcekleri de etkiler.Bitkinin polenlerin taşınması sırasında polen taşıyıcı hayvanlar, çiçeklere sadece renklerinden dolayı değil, aynı zamanda kokularından dolayı da giderler.
Arılar, kuşlar ve kelebekler polenleşme sırasında çiçeklerin ürettiği muhteşem kokulara adeta bir mıknatıs gibi çekilirler ve konduğunda üzerlerine bulaşan çiçeklerin polenlerini kokusuna hayran olduğu başka bir çiçeğe konarak dağıtmış olur.
Bitkiler, koku üretilirken enerji ve karbon harcarlar. Bu yüzden birçok bitki koku salarken ekonomik davranır ve sadece tozlaşma sırasında yayar. Tozlaşma gerçekleştikten sonra koku üretimini durdurur. Örneğin aslanağızları tozlaşmadan 36 saat sonra koku üretimlerini durdururlar. Bazı bitkilerse kokularını sadece belli canlıları çekmek için özel üretir. Bu özel üretim tüm böcekleri çekmez, sadece belirli bir böcek türünü çekmek için kullanılır. Örneğin sabun ağacı yukası sadece yuka güvesini çekmek üzere özel bir koku salgılar. Kokuyu en çok geceleri tozlaşan bitkiler kullanır. Bunların karanlıkta renklerini kullanarak arıları ve kuşları çekmesi pek mümkün olmaz. Bu yüzden çoğunun rengi beyaz ve soluktur. İşte onların en önemli kozu harika kokularıdır.
Bilim adamları çiçeklerdeki kokuları tozlaşmaya sağlayan hayvanları cezbetmesin yanı sıra zararlı böcekleri de uzak tuttuğunu saptadı.
Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü'nden araştırmacılar, çiçeklerdeki bazı kokulardan dolayı zararlı böceklerin çiçekleri daha az yediğini saptadı. Muhteşem kokularıyla çiçekler çoğalmalarını sağlayacak faydalı böcekleri kendilerine çekiyor. Kendilerine zarar verecek böcekleri ise kendilerinden uzaklaştırabiliyorlar.
Tabii ki faydalı ve zararlı böcekleri ayırt etmek ve bunların hoşlanacağı ve hoşlanmayacağı kokuları tespit edip ona göre koku salgılamak, bitkilerin kendilerinin akledebileceği bir davranış değildir. Bunlara, onlara ilham eden her şeyin Rabbi Yüce Allah'tır.
“Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki üzerinden geçerler de onla sırtlarını dönüp giderler. Onların çoğu Allah'a iman etmezler de ancak şirk katıp dururlar.” (Yusuf Suresi, 105-106)