Güzellik Dini İslam - 9. Bölüm - Tüm nimetler Müslümanlar içindir
EMRE ACAR: Merhaba sevgili izleyenlerimiz, ben Emre Acar.
DAMLA PAMİR: Ve ben Damla Pamir. Güzellik Dini İslam programımızda bir hafta sonra yeniden sizlerleyiz. Kuran ayetleriyle ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in hadisleriyle İslam dinini anlattığımız programımızda bu hafta Müslümanların en güzel nimetleri layık olmasından, ayrıca birer nimet olan sevinç ve mutluluktan bahsedeceğiz.
EMRE ACAR: Önceki bölümlerde anlattığımız gibi bağnaz düşünceli bazı insanlar Kuran'dan ve Peygamberimiz (sav)’in Kuran tefsir ettiği ve bizzat yaşadığı şeklinden bambaşka bir İslam inancına sahiptirler. Bu kişiler Kuran ve sünneti değil hurafeleri ve bidatları esas alırlar. Dolayısıyla Allah'ın helal kıldığı sayısız nimeti kendilerince Müslümanlara layık görmezler, hatta haram kılıp yasaklarlar. Sevgisiz ve anlayışsızdırlar. Güzellikler ve nimetlerden de uzak yaşarlar. Kendileri gibi diğer insanların da güzel yiyecek ve içeceklerden, sanattan, müzikten, neşeden, bilimden ve teknolojiden, kısacası her türlü nimetten uzak durmalarını isterler. Oysa sonsuz merhamet sahibi olan, çok esirgeyen ve bağışlayan Yüce Rabbimiz, tüm kullarına nimetlerini lütfetmekte ve bizler için her an sayısız rızık, güzellik ve konfor yaratmaktadır.
DAMLA PAMİR: Allah, dünya hayatındaki her türlü güzelliği insanların kullanımına vermiştir. Tüm çevremiz Allah'ın yarattığı sayısız nimetlerle doludur ve tüm insanlar bu nimetlere Allah'ın dilemesine sahip olurlar. Yediğimiz her türlü yemeği, içeceklerimizi, giysilerimizi, evlerimizi, çevremizdeki her türlü teknolojik ürünü, tüm güzellikleri, sanat eserlerini, müziği ve saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok nimeti Allah yaratmıştır ve her an yaratmaktadır. Allah'ın nimetlerinin sonsuz olması, Nahl Suresi’nde bizlere şu şekilde haber verilmektedir, şeytandan Allah'a sığınırım:''Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Nahl Suresi, 18)
EMRE ACAR: Gerçek İslam ve Müslümanlık, Allah'ın Kuran'da bildirdiği, Peygamberimiz (sav’in )tefsir ettiği ve bizzat yaşadığı İslam'dır. Müslümanlar hurafelere ve uydurma izahlara göre değil, Kuran'a ve Peygamberimiz (sav)’in sünnetlerine göre yaşamakla yükümlüdürler. Müslümanlar için ölçü hurafeler değil, Kuran ve sünnettir. Peygamberimiz (sav)’in şefkatli, sevgi dolu, neşeli, kaliteli, asil, sanata ve estetiğe, güzelliklere çok değer veren hayatı her Müslüman için mükemmel örnektir. Sevgili Peygamberimiz (sav) Allah'ın helal kıldığı her türlü nimeti Allah'tan geldiğini bilerek yine Allah rızası için Allah yolunda kullanmıştır.
DAMLA PAMİR: Kuran'da haram olduğu konusunda delil olmayan bir şeyin haram olduğunu iddia etmek ve bunu kabul etmek büyük bir şirktir. Müslüman olduklarını söyleyen bağnazlar kendi kurallarından oluşturdukları dinlerini yıllardır İslam diye tanıtmaktadırlar. Nitekim dine dahil ettikleri bu hurafelerin kaynağı sorulduğunda hiçbir zaman Kuran'dan delil getiremezler. Birçoğu ise bilgisizce Allah'ın Kuran'da övdüğü güzellikleri kendilerine ve Müslümanlara haram kılarak, şeytandan Allah'a sığınırım: “Ey iman edenler! Allah'ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın.” (Maide Suresi, 87) ayetine aykırı davranırlar.
Bir diğer ayette bu insanların Allah'a karşı yalan uydurdukları şu şekilde haber verilmektedir: “Dillerinizi yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.” (Nahl Suresi, 116)
EMRE ACAR: İslam'da tüm güzellikler ve nimetler asıl olarak Allah dostlarına aittir. Bağnazlar ise dünyada tüm nimetlerden uzaklaşan, nimet sevgisini İslam karşıtlığı olarak gören, güzel evleri ve giysileri, teknolojiyi ve modern yaşamın getirdiği kolaylıkları yaşayamayan insanlardır. Böyle kişiler nimetler içinde bir hayatı kendine değil de Allah'tan uzak yaşayanlara yakıştırır ve özellikle kadınlara birçok güzelliği ve nimeti layık görmezler. Nimetlerden uzak, yokluk ve sıkıntı içindeki bir hayatı din gibi göstermeye çalışırlar. Kuran'ı tam olarak bilmeyen bazı Müslüman kardeşlerimiz ise yeterli bilgileri olmadığı için bağnazların bu hurafelerine inanıp nimetlerden uzak bir yaşam sürmeyi tercih ederler. Elbette ki bilgisizlik nedeniyle hurafelere inanan kardeşlerimizi bağnazlardan her zaman ayrı tutuyoruz. Tüm Müslümanlar bilmelidirler ki Allah bütün güzel nimetleri iman edenlere layık kılmıştır. Allah bir ayetinde nimetleri haram kılmaya kalkan insanlar olacağını, oysa tüm nimetlerin dünyada ve ahirette iman edenler için olduğunu, iman etmeyenlere ise ahirette nimetlerini vermeyeceğini şöyle bildirmektedir, şeytandan Allah'a sığınırım: “De ki: Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır? De ki: Bunlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet günü ise yalnızca onlarındır. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.” (Araf Suresi, 32)
DAMLA PAMİR: Güzellik, neşe, kalite, mutluluk, modernlik, sevgi, şefkat hep Müslümanlar içindir. Kuran'daki Müslüman modeli böyledir. Kuran'da anlatılan Müslümanlar akıllıdır, eğitimlidir, moderndir, dışa dönüktür, kalitelidir. Kuran'daki Müslüman nefreti ortadan kaldırır, sevgiyi getirir, üzüntüyü değil sevinci, kavgayı değil barışı ayakta tutar. Kuran'daki Müslüman güzeldir, bakımlıdır, güzel giyinir, güzel kokar, tertemiz evlerde oturur. Bunun için zengin olmasına, açık veya kapalı olmasına da gerek yoktur. Güzellik, modernlik, asalet ve kalite tertemiz giysilerde, bakımlı bir bedende, güzel bir üslupta ve sevgi dolu aydınlık bir yüze zaten doğal olarak oluşur. Müminler çevrelerindeki her türlü nimete baktıkça Allah'ın sonsuz kudretini, ilmini ve hakimiyetini çok daha iyi kavrarlar ve imanları artar. Bu nimetlerin her bir detayını kendisine lütfedenin Allah olduğunu bilmenin sevinci ve heyecanı tüm ruhlarını sarar. Allah'ın güzelliğinin bu muhteşem tecellilerini görüp Allah'ın sonsuz ve kusursuz güzelliğinin ne kadar olağanüstü ve benzersiz olduğunu düşünmenin verdiği hayranlık bütün benliklerini kaplar.
EMRE ACAR: Tertemiz güzel insanlar, muhteşem manzaralar, şık ve kaliteli kıyafetler, mükemmel bir estetik anlayışla süslenmiş sanat eserleri, güzel bir müzik, bir ev ya da araba, sevimli bir hayvan, yiyeceklerdeki hoş tatlar, göze hitap eden ihtişamlı sofralar Müslümanlar için birer nimettir. Müminler tüm bu nimetleri Allah'ın çok büyük bir lütfu olarak görürler ve bu güzelliklerle her karşılaştıklarında bu nimetlerin sevinç ve heyecanını yaşarlar. İnsanın maddi ya da manevi her türlü nimetten maksimum lezzeti alabilmesi ancak iman ile mümkündür. İman eden kimse, düşünen insan demektir. Her an, her yerde karşılaştığı her konuyu düşünerek vicdanını ve aklını kullanarak değerlendirir. Ve her güzelliğin, her nimetin hakkını verebilmek için emek harcar. Nitekim Allah, iman eden kişinin bu samimi gayretine karşılık ona hayatının her aşamasından derin hazlar yaşatır. Sevmek, sevilmek, dost olmak, karşılıklı güven duymak, Allah'ın insanlar için yarattığı güzelliklerden dünya hayatının küçük büyük her nimetinden istifade etmek, bu gibi insanlar için adeta sonuna ulaşılamayan bir hazine gibi çok derin tatlarla doludur. İman edenler için Allah'ın ruhta yarattığı bu heyecan ve duygularda yaşanan derinlik, diğer insanların nimetlerden aldıkları teknik zevklerle kıyas dahi edilemeyecek kadar benzersizdir.
DAMLA PAMİR: Allah'ın Kuran'da dünya hayatına razı olan ve bununla tatmin bulan kimseler olarak tanımladığı insanlar ve dini hurafelerle yaşayan bağnazlar imanda gizlenen tüm bu güzelliklerden yüz çevirip soğuk bir dünyaya, ruhsuz bir hayata, yüzeysel ve sathi bakış açısıyla yaşamaya razı olurlar. Allah bu kişileri “Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz olanlar” olarak nitelendirmiştir.
EMRE ACAR: Oysa Allah'ın sonsuz rahmetini isteyerek aklını, vicdanını en iyi şekilde kullanan ve dileyen herkes için dünyada saymakla bitirilemeyecek kadar çok nimet vardır. Ahirette ise Allah, salih kullarına dünyadaki bu lezzetlerle kıyas olamayacak şekilde sonsuz güzellikler yaşatacaktır. Cennet nimetlerinden alınacak olan hazlar, duyulacak heyecan ve mutluluk insan aklının kavrayışının çok ötesinde olacaktır. Allah, müminleri cennetle müjdelemiş, yaptıkları tüm salih amelleri kabul edeceğini ve kavuşacakları güzelliğin ve mutluluğun ise pek yakın olduğunu bildirmiştir. İnsanların Allah'ın sonsuz rahmetinin ve sevgisinin hep üzerinde olduğunu bilmesi, Allah'ın kendilerini cennetiyle mükafatlandırmasını umması, müminin kalbine büyük bir ferahlık ve huzur verir.
DAMLA PAMİR: Müminler cennetle müjdelenmelerinin yanı sıra dünya hayatında da “bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır.” Ayetiyle güzel bir hayatla müjdelenmiştir. Allah bir başka ayetinde şöyle bildirmektedir, şeytandan Allah'a sığınırım: “Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatta yaşatırız ve onların karşılığını yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.” (Nahl Suresi, 97)
EMRE ACAR: Allah'ın müminlere verdiği bu müjdenin, Kuran'da anlatılan birçok peygamber üzerinde de tecelli ettiği görülmektedir. Mesela Allah, Hz. Süleyman (as)'ın, kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım: ''Rabbim beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasip olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz sen karşılıksız armağan edensin.'' (Sad Suresi, 35) Şeklindeki duasına icabet etmiş ve ona dünyada büyük bir mülk vermiştir.
DAMLA PAMİR: Allah, “bir yoksu iken seni bulup zengin etmedi mi?” (Duha Suresi, 8) ayetiyle Peygamberimiz (sav)’in de zengin kılındığını bildirmiştir. Allah, ayrıca Hz. Davud (as)’a, Hz. İbrahim (as)’a, Zülkarneyn’e büyük bir mülk ve imkan verildiğini Kuran ayetleriyle bizlere bildirmektedir. Allah kendisinden bir mükafat ve lütuf olarak cennete mirasçı olarak yarattığı müminlere dünya hayatında da nimetini vererek onların kendisine olan yakınlıklarını cennete kavuşma isteklerini ve şevklerini arttırmaktadır.
EMRE ACAR: Neşeli ve mutlu olmak da Allah'ın nimetlerindendir. İslam'da hüzün yoktur. İslam neşe ve mutluluk dinidir. Allah Müslümanlara gülmeyi ve mutlu olmayı yakıştırır. İman etmeyenlerin ise mutsuz oldukları Kuran'da haber verilmektedir. Şeytandan Allah'ım sana sığınırım: “Dediler ki: Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi. Biz sapan bir topluluk imişiz.” (Müminun Suresi, 106)
Bir başka ayette ise, Allah'a iman etmeyenler için, kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım: “Az gülsünler, çok ağlasınlar” diye buyurmaktadır. Bazı insanlar, Müslümanlara sakın gülmeyin, hatta ağlayın diyerek Müslümanın mutsuz yaşamasını istemektedirler. Oysa Allah, Müslümanların mutlu olmasını ister. Kuran'da “Müslümanların yüzlerinde nimetin parıltılı sevincinin görüldüğü” bildirilmektedir.
DAMLA PAMİR: Müslüman, mutluluk ve sevinç içinde Allah'tan razı olarak yaşamını sürdürmekle hükümlüdür. Dolayısıyla Allah'ın güzel bir nimeti olarak elbette ki güleceğiz ve neşeli olacağız. Allah, müminlerin bu dünyada daima mutlu ve güvende olacaklarını, onlara güç ve iktidar sahibi kılarak Kuran ahlakına hakim edeceğini şöyle vadetmektedir, şeytandan Allah'a sığınırım: “Allah, içinizden iman edenlere ve salih emellerde bulunanlara vaad etmiştir. Hiç şüphesiz, onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiçbir şeye ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.'' (Nûr Sûresi, 55)
EMRE ACAR: Bu, Allah'ın müminlere olan vaadidir. Müminlerin yapmaları gereken ise, Allah'ın eşsiz lütfuna karşılık O'na şükretmek ve daima O'nu zikretmektir. Müminleri mutluluk kılan, onlara huzur ve ferahlık veren, Allah'a karşı duydukları derin sevgileri ve kalplerinin her an Allah ile birlikte olmasıdır. Bu ise Allah'ın samimi imanlarına karşılık müminlere bir lütuf olarak verdiği bir nimeti ve rahmetidir. Müminler dua ettiklerinde Allah'ın dualarına icabet edeceğini, bir hata yaptıkları zaman sabimi bir şekilde tevbe ettikleri takdirde onları bağışlayacağını umarlar. Her zaman Allah'ın kendilerine yardım edeceğini, mutlaka bir çıkış yolu göstereceğini, yaptıkları her şeyin karşılığını tam olarak hatta fazlasıyla alacaklarını ve Allah'ın onları sonsuz rahmetine kavuşturacağını bilmenin mutluluğunu yaşarlar. İşte müminlerin sevinç ve mutluluk kaynağı, Allah'ın kendileri üzerindeki sonsuz rahmeti ve ihsanıdır.
DAMLA PAMİR: Mutlulukları, daha dünyada başlayan müminler cennete girmeleriyle birlikte mutluluğun ve kurtuluşun en büyüğüne kavuşacaklardır. Allah'ın kendileri için hazırladığı cennetlerde Allah'ın rızasını, sevgisini ve rahmetini kazanmanın verdiği mutluluk ve sevinç ile sonsuza dek eşsiz nimetler içinde yaşayacaklardır. Allah, müminlerin bu sevincini Kuran'da şöyle bildirmektedir, şeytandan Allah'a sığınırım: ''De ki: Allah'ın bol ihsanıyla, fazlıyla ve rahmetiyle yalnız bunlarla sevinsinler. Bu onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır.'' (Yunus Suresi, 58)
EMRE ACAR: Allah'ın rahmeti ve bol ihsanı müminler üzerinde hayatlarının sonuna kadar tecelli edecek. Yüce Rabbimizin müminler için hazırladığı nimetlerle donatılmış cennetlerde de sonsuza dek onların üzerinde olacaktır.
DAMLA PAMİR: Değerli izleyenlerimiz, her şeyin en güzeli Müslümanlar içindir. Yeter ki sahip olduğumuz her şeyin Allah'ın bizlere lütfettiği birer nimet olduğunu bilelim ve verdiği tüm nimetler için Allah'a şükredelim. Allah Kuran'da pek çok ayette şükreden kulların üzerindeki nimetini artıracağını müjdelemektedir.
EMRE ACAR: Sevgili izleyenlerimiz bu hafta da programımızın sonuna geldik. Arkadaşım Damla ve ben haftaya yeni konularla yine karşınızda olacağız, inşaAllah. Haftaya görüşünceye dek Allah'a emanet olun. Allah tüm Müslüman alemine ve tüm dünyaya sevgi, huzur, barış dolu, güzel ve mutlu bir hafta nasip etsin, inşaAllah.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500