"Dünya tarihine yön veren kutlu insan Hz. Muhammed (sav)" belgeselinden


HZ. MUHAMMED (SAV) 'İN ÖRNEK AHLAKI TÜM ÇAĞLARA IŞIK TUTUYOR

 

İslamiyet öncesi dönemde Arabistan puta tapma, kız çocuklarını öldürme, zulüm, kan davaları, tefecilik, sınıf ayrımı, taassup, soy koruyuculuk gibi her türlü kötülüğün, ahlaksızlığın ve cahiliye adetinin hakim olduğu bir yer. Allah'ın Resûlü (sav) işte böyle bir ortamda tebliğ görevine başladı. Kısa bir zamanda Allah'ın izni ve yardımıyla müşrik, zalim ve cahil insanlardan oluşan bir toplumu imanlı, merhametli, adaletli, medeni ve huzurlu bir toplum haline dönüştürdü. Yaşadığı çağ bütün dünyanın imrendiği Asr-I Saadet çağı haline getirdi. Peygamber (sav) hem Müslümanlar arasında verdiği hükümler hem diğer din, dil, ırk ve kavimlerden olan kişilere karşı adil ve hoşgörülü tutumu hem de zengin fakir sınıf ayırmaksızın herkese eşit davranmasıyla tüm insanlar için en güzel örnek oldu.

Peygamberimiz (sav)’in en yakınlarından biri olan Hz. Ali (kv), onun sohbetlerindeki ortamı ve sahabeleriyle olan ilişkisini şöyle aktarmıştır:

“Resûlullah, insanların eli en açık, gönlü en geniş ve şivesi en düzgün olanı, yüklendiği işi en iyi şekilde îfâ edeni, en yumuşak huyluları ve sohbeti en güzel olanıydı. Onu tanıyıp sohbetinde bulunanlar ona severek yaklaşırdı. Onu niteleyen, ondan önce de ondan sonra da onun gibisini görmedim derdi.” (Imam Muhammed Bin Muhammed bin Sulayman er-Rudani, Cem'ul-fevaid min Cami'il-usul ve Mecma'iz-zevaid, Volume5, İz Publications, p. 34)

 Onun adaleti, Müslüman olmayan kişilerde de güven duygusu uyandırmıştır. Çok sayıda insanın ve halkın, kendi talepleriyle Müslümanların idaresine geçmelerine ve birçoğunun da İslam'ı kabul etmesine vesile olmuştur. Hz. Muhammed (sav)’in verdiği sözlere sadakati, vefası, adaleti, dürüstlüğü, doğru sözlülüğü, düşküne ve yetime iyilik etmesi, yardımseverliği, ilgisi hep kavminin gözlerinin önünde gerçekleşmiştir. Kişiliğindeki üstün yönleri ve ahlaki güzellikleri kavminin dikkatini her zaman çekmiş, herkesin en güvendiği, en sevdiği ve en saydığı insan olmuştur. Kavminin ihtilafları esnasında Hz. Peygamber (sav)’in birkaç cümlesi bütün anlaşmazlıkları çözmüş, öfkeleri ve kinleri söndürmüş, anlaşmazlıkları ortadan kaldırmıştır.

Hüccetül İslam olarak tanınan İmam-ı Gazali, büyük İslam âlimlerinden derleyerek Peygamber (sav)’in güzel huylarından bazılarını şöyle özetlemiştir:

“O, haya olarak da insanların en mükemmeliydi. Rabbi için kızar, şahsı için öfkelenmezdi. Kendisi veya sahabeleri zarar görse bile hakkı uygulardı. Allah Resûlü, insanların en alçak gönüllüsü, lafı uzatmadan en beliğ konuşanı, en güler yüzlüsüydü.

Dünya işlerinden hiçbir şey kendisini endişeye düşürmezdi. Allah Teala ahlakın bütün güzelliklerini, iyi yolları, öncekilerin ve sonrakilerin başlarından geçmiş ve geçecek hadiselerin haberlerini, ahirette kurtuluşa ve saadete erdirecek hususları dünyada gıpta edilip peşinden gidilecek ve gidilmeyecek her şeyi ona öğretmişti.” (Huccetü'l İslam Imam Gazali, Ihya'u Ulum'id-din, 2. cilt, Çeviri Dr. Sıtkı :Gülle, Huzur Ysyınevi, İstanbul 1998, s. 795-796)

Bugün Peygamberimiz (sav)’in çağrısı dünyanın dört bir yanına yayılmıştır ve bu çağrı ona uyan milyonlarca insan için bir hidayet, mutluluk ve kurtuluş vesilesi olmaya devam etmektedir. Yalnızca Müslümanlar değil, farklı dinlere mensup olanlar arasında ön yargısız ve samimi bir bakışa sahip olanlar da Hz. Muhammed (sav)’e duydukları hayranlığı övgüyle dile getirmekten çekinmemektedirler.