"Doğadaki teknoloji" belgeselinden
FİLİN AYAĞINDAKİ TASARIM
Gezegenimizin en büyük kara canlısı olan filler yaklaşık 5 ton ağırlığındadır. Bu kadar ağır bir canlının rahatça yürüyebilmesi elbette özel bir tasarım gerektirir. Su bulabilmek için uzun süre yürümek zorunda olan filler, mühendislik harikası olan bacaklara sahiptir. Eğer bu bacaklar biraz daha ince olsalardı, filleri taşıyamazlardı. Ancak filler mühendislik harikası bacaklara sahiptir.
Ağır olmalarına rağmen yere şaşılacak derecede yumuşak basarlar. Parmak kemiklerinin altında minder görevi yapan esnek bir yağ tabakası bulunur. Bu, filler için yaratılmış özel bir süspansiyon sistemidir. Bir minder gibi basıncın etkisini dağıtır, ayağını kolayca kaldırmasını da sağlar. Bu sayede filler çok ağır olmalarına rağmen rahatça yürürler.
Fizik kurallarına göre, sivri topuklu ayakkabı giyen bir bayanın yere uyguladığı basınçtan, filin tek yağıyla yere uyguladığı basınçtan bile daha azdır. Kısacası bu, filler için tasarlanmış özel bir yaylanma sistemidir.
Canlıların evrimleşerek bugünkü haline geldiğini söyleyen evrim teorisine göre bu dev canlılar, sadece yağ tabakasının esnek yapısının yokluğundan bile dünyaya geldiği ilk gün de yürüyemeyecek, dolayısıyla açlık ve susuzluktan öleceklerdi. Ancak böyle bir şey olmamıştır. Çünkü filler bugünkü halleriyle bizlere, her şeyi Yaratan İlim sahibi Yüce Rabbimizin Yaratma Sanatını gösterir.