"Doğadaki teknoloji" belgeselinden
Doğadaki Teknoloji - Filler
Burası Afrika.
Bu kıtada birbirinden farklı birçok canlı yaşar. Ve işte yeryüzünün en büyük kara hayvanı. Devasa vücutları neredeyse tek katlı bir bina büyüklüğündedir. Bir filin ağırlığı ortalama 50 insanın toplam ağırlığı kadardır. Normal şartlarda 70 yıl yaşarlar. Filler genellikle sürü halinde dolaşır ve bir sürüde yaklaşık olarak 30 fil bulunur. Sürü dişi fil tarafından yönetilir. Liderin aldığı kararları hep birlikte uygularlar. Sürü içinde her zaman örnek bir disiplin ve hiyerarşi vardır.
Bir fil günde ortalama 225 kilogram ot yer. Bu 30 filden oluşan bir sürü için günde yaklaşık 7000 kilogram ot tüketimi anlamına gelir. Kızgın güneşin altında yaşayan bu kadar iri cüsseli bir canlı için susuzluk oldukça ciddi bir tehdittir. Bu yüzden her gün su kaynağı bulmak zorundadırlar. Su ve yiyecek bulmak için gerekirse hiç mola vermeden 50 km yol alabilir ve 3 gün hiç su içmeyebilirler. Vücutları içinde bulundukları zorlu ortama uygun olarak yaratılmıştır.
Şimdi fillerin özelliklerini yakından inceleyelim ve bu sevimli canlılar üzerindeki yaratılış mucizelerini hep birlikte görelim.
Hortum, bir filin en büyük yardımcısıdır. Birbirinden farklı birçok işlemi hortumu sayesinde gerçekleştirir. 1700'lü yıllarda bilim adamları fil hortumunun tek bir kas parçasından meydana geldiğini zannediyordu. Ancak modern araştırmalar bilim adamlarını hayrete düşürdü. İnsan vücudundaki kasların sayısı 639'u geçmezken, bir fil hortumunda yüz binlerce kas olduğu ortaya çıktı. Üst üste eklenmiş halkalar görünümündeki bu kaslar, fillere sınırsız hareket kabiliyeti sağlamaktadır.
Hortum iki temel kas grubundan oluşur. Çapraz bağlantılı kaslar hortumun kıvrılarak her yöne dönebilmesini sağlar. Bu kas grupları ağır hareketlerin yapılmasına imkan verir ve bir kaldıraç gibi çalışır. Bazı kas grupları ise en hassas hareketleri mükemmel bir kontrolle yapar. Bu bölge insan parmakları kadar hassastır. Hortumu, sadece bir burun değil onun her şeyidir. Herhangi bir nedenden zarar görürse, kısa sürede filin ölümüne sebep olur.
Evrim teorisini savunan çevreler, canlıların sahip oldukları özelliklerin tesadüfler sonucunda aşama aşama meydana geldiğini iddia eder. Halbuki fil hortumu gibi kompleks bir yapı ancak yüzbinlerce kasın aynı anda var olmasıyla görevini yerine getirebilir. Örneğin bu kas gruplarından herhangi birisi var olmasa fil hortumunu hareket ettiremez ve kısa sürede ölür. Oysa filler, milyonlarca yıldır hortumlarını rahatça kullanırlar. Canlı bedenlerindeki bu kusursuz tasarımlar, bize tüm canlıları yaratanın Allah olduğunu bir kez daha göstermektedir.