"Müminlerin güzel ahlakı 2" belgeselinden.
İnce Düşünceli ve Fedakâr Olmak
Cahiliye ahlakının ana özelliklerinden biri, insan ilişkilerinin çıkarcılığa dayalı olmasıdır. Dostluklar, evlilikler, iş ortaklıkları genellikle menfaat üzerine kuruludur. Herkes çoğu zaman yalnızca kendini düşünür. Diğer insanların düşünce ve duyguları ise ya ikinci plandadır ya da hiç dikkate alınmaz. Oysa gerçek bir müminin ahlakı tümüyle farklıdır. Çünkü müminlerin en önemli özelliklerinden biri, nefislerinin bencil tutkularından kurtulmalarıdır. Nefsinin bitmeyen isteklerini ve hırslarını yenebilmiş olan mümin, diğer müminlere karşı fedakâr ve ince düşünceli davranır. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadislerinde müminlerin birbirlerine göstermeleri gereken tavrı şöyle ifade etmişlerdir:
“Mümin, kendisi için sevdiğini kardeşi için de arzular.”
Karşı tarafı her zaman kendinden üstün tutan salih müminler, imanın ve vicdanın gereğini yerine getirmiş olurlar. İman eden kulların bu üstün ahlakına en güzel örneklerden biri, muhacirler yani hicret edenler ve ensar yani onları barındıranlardır. Bu kişilerin örnek ahlakıyla ilgili olarak Kuran'da şöyle haber verilir:
“Kendilerinden önce o yurdu, Medine'yi hazırlayıp imanı gönüllerine yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç arzusu duymazlar. Kendilerinde bir açıklık, ihtiyaç olsa bile kardeşlerini öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin cimri ve bencil tutkularından korunmuşsa, işte onlar felâh, (kurtuluş) bulanlardır.” (Haşr Suresi, 9)
Müminin diğer müminleri kendisinden üstün tutması yalnızca ona daha çok maddi imkan sağlamasıyla sınırlı değildir. İman eden bir insan, diğer müminlerin tüm ihtiyaçlarını kendinden çok düşünür. En zor gözüken anda bile elindeki tüm imkanları hiç düşünmeden diğer müminlere vererek kendi rahatını ve keyfini ikinci plana atabilir. Üstelik bundan dolayı kendisi hiçbir sıkıntı duymadığı gibi karşı tarafa da hiçbir rahatsızlık hissettirmez. Karşı tarafı minnet altında bırakmadan gerekeni yapar ve en güzel tavrı gösterir.
Cennette bir arada olmaya niyet etmiş salih Müslümanlara düşen görev, kardeşlerinin imanını, ahlakını, temizliğini, neşesini ve sağlığını yakından takip etmektir. Kardeşlerinin eksikliklerini, ihtiyaçlarını gözeterek ince düşünceli ve fedakâr tutumunu her an korumaktır.