"Müminlerin güzel ahlakı 2" belgeselinden.
Müslümanca Konuşmak
Müminler Allah'ın yarattığı fıtrat gereği karşılıklı sohbet ve muhabbetten zevk alırlar. Bu sohbetlerinde sürekli Allah'ı anar, O'nun şanını yüceltir ve Rabbimize yakınlaşma vesileleri ararlar. Karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı bir ortamda imanda derinleşmeye çalışırlar. Ayetleri birlikte okuyup düşünürler.
Müslüman her an Allah'tan korkup sakınır ve Allah'ın onun her sözünü işittiğini bilir. Bu nedenle Allah'ın razı olmayacağını düşündüğü konuşmalar yapmaktan kaçınır. Her zaman vicdanını kullanır, samimi bir üslupla doğruluğu, iyiliği ve güzel ahlakı teşvik eder. Çünkü aksi bir konuşmanın aralarındaki birliği ve tesanüdü zedeleyeceğini bilir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:
“Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve gerçekten ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kimdir?” (Fussilet Suresi, 33)
Müminlerin yaşadığı evleri Allah bir ayette, “Allah'ın yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği yerler” olarak bildirmektedir. İşte bu evlerde, iman edenler karşılıklı sohbet etmekte ve Allah'ı anmaktadırlar. Müminler Allah'ı anarken son derece içli ve samimi konuşurlar. Kuran ayetlerinden örneklerle donatılmış ihlaslı sohbetler yaparlar. Gerçekte müminler, cennet ortamını dünyada da mümkün olduğu kadar oluşturmaya çalışırlar. Bu amaçla oturdukları evler, cennettekilerin benzeri, samimi, neşeli konuşmaların yapıldığı, Allah'ın ayetlerinin okunduğu, ayetlerdeki hikmetlerin konuşulduğu yerlerdir. Nitekim Kuran'a göre müminler için en büyük ibadet Allah'ı zikretmektir. Bunun yeri ve zamanı yoktur. Müminlerin arasında her ortamda Allah'ın anıldığı sohbetler oluşabilir. Bu Kuran'da şöyle haber verilir:
“Onlar ayaktayken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. Ve derler ki: ‘Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin. Bizi ateşin azabından koru.’” (Ali İmran Suresi, 191)
Allah'tan bahsedilmeyen, Allah'ın yüceltilmediği bir sohbet, insanın ruhuna sıkıntı veren boş bir konuşmaya döner. Örneğin, müminler güzel ve estetik bir ev gördüklerinde bunun üzerinde sohbet ederler çünkü güzel ve estetik evler cennet nimetlerindendir. Bu konuda sohbet etmek, müminin şevkini ve cennete kavuşma isteğini arttırır. Bu evin dünyanın geçici bir meta olduğunu, bir gün yok olacağını, Allah'ın bunu müminleri denemek amacıyla yarattığını unutmazlar. İnkar edenler de böyle bir ev hakkında saatlerce konuşabilirler. Ancak bu konuşmaları onların dünyaya bağlılıklarını arttırır.
Müminler tüm konuşmalarında Allah'ı anarlar ve birbirlerine de her an Allah'ı hatırlatırlar. Kalplerindeki huzur ve mutluluğun kaynağı budur. Bir ayette şöyle buyrulur:
“Kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur.” (Ra’d Suresi, 28)