"Yaşamın itici gücü kalbimiz" belgeselinden.
OLAĞANÜSTÜ ZAMANLAMA
Kalbin zamanlaması kusursuz bir düzeni vardır. Bu da kalbi oluşturan hücreler arasındaki koordinasyon ve haberleşme ile sağlanır. Hücrelerde üstün bir akıl tecelli yetmektedir. Kalbi oluşturan hücreler akımı kalbin diğer tarafına doğru saniyede yaklaşık 60 cm hızla gönderirler. Bu akımın üretilme süresi ise insanı şaşkınlığa düşürecek kadar hızlıdır. Saniyenin 14’te 1’i.
Akım hızla ilerlerken sırayla iki kulakçığı da harekete geçirir ve kan toplamak için bunların kasılmasını sağlar. Akım karıncık kaslarına ulaşmak üzereyken sağ kulakçıkla sağ karıncık arasındaki kas dokusundaki özel ipliksi hücreler tarafından durdurulur. Bu durum akımın karıncığa ulaşırken gecikmesine neden olur ve akım saniyede 20 cm hıza düşer. Bu gecikme son derece önemlidir. Çünkü ancak bu sayede karıncıklar kasılmadan, kulakçıklar kendi içlerini kanla doğdurmuş ve pompalamak için hazırlanacak fırsat bulabilmişlerdir. Kalbin senkronize hareketlerinin sırrı da budur.
İzledikleriniz kalbin elektriksel sisteminde oluşan sayısız detaydan sadece biridir. Mucizevi özelliklere sahip olan kalbin, sahip olduğu bu sistemin içinde oluşacak en küçük bir aksaklık vücudun çeşitli organlarına kan gitmemesine veya geç gitmesine neden olacaktır. Bu durum son derece ciddi sonuçlar doğurur.
Nitekim ilk 4-5 saniye içinde beyne kan gitmemesi kişinin bayılmasına neden olacak ve bir süre daha uzarsa ölüm meydana gelecektir. Bütün bu özelliklere bakarak kalbin, kendi enerjisini kendisi üreten ve bu enerjiyle son derece senkronize ve uyumlu bir şekilde hareket eden şuurlu bir canlı olduğunu görürüz. Hareketin başladığı yer belli miktarda hücreden oluşan küçük bir yumrudur. Bu, hücre topluluğu akımı ne kadar hızlı iletmesi gerektiğini bilir. Aksi takdirde kalp, kendi üzerine düşen görevi yerine getiremeyecek ve kanı pompalayamayacaktır.
Kalp aynı zamanda kendi ürettiği elektrik akımının miktarını da çok iyi tespit eder. Eğer ölçülemeyecek kadar küçük miktarda bir akım kontrolsüz olarak bu bölgeden geçerse bu durum ölümle sonuçlanır. Öte yandan kalbin kendi senkronizasyonunu kendi ayarlama özelliği vardır. Yan yana bulunan kalp hücrelerinde kasılma ve gevşeme ritmi daha yüksek olan diğerini kontrol altına alır. Bu senkronizasyon bozulursa, bir hücre kasılırken diğeri gevşerse gereken pompalanma olmaz. Bunun sonucunda da kısa bir zaman içinde kalp durur ve bu durum saniyeler içerisinde ölüme neden olur.
Kısacası kalp, sürekli enerji üreten, kanı koordine eden, kendi kendine kasılıp gevşeyen, kendi düzenini kendisi ayarlayabilen, hem akıllı hem de planlama, hesap yapma, tedbir alma ve hızlı hareket etme özelliklerine sahip özel hücrelerden oluşmuştur. Böylesine büyük bir düzen, elbette kör tesadüflerin değil, üstün bir aklın eseridir.