"Topraktaki hayat" belgeselinden.
Toprağın Titreşip Kabarması
1827 yılında Brown adında bir İngiliz bilim adamı, yağmur damlaları toprağa düştüğünde toprak moleküllerinde bir tür silkelenme ve titreşim meydana geldiğini keşfetmiştir. Toprak, farklı metalik element türlerini içeren çeşitli molekülleri içinde barındıran bir sistemdir. Yağmur, toprağın içindeki bu metalik elementlerin iyonlaşmasına sebep olur. İşte bu iyonik moleküller yağmur yağdığında sarsılıp titreşirler. Farklı yönlerden gelen su damlaları bu moleküllere çarptıkça onlar da suyu emerler ve böylece boyutları büyür. Bu damlalar kısa sürede toprağın içerisindeki suyun mineral depolarına dönüşürler. Bitkiler de su ihtiyaçlarını 2-3 ay için bu depolardan karşılarlar. Eğer bu depolar oluşmasaydı su toprağın derinliklerine sızacak ve bitkiler en geç bir hafta içerisinde kuruyarak öleceklerdi. Burada dikkat çekilmesi gereken önemli bir nokta ise toprağın bu özelliğinin Kuran'da titreşip kabarma ifadesiyle açıkça belirtiliyor olmasıdır. Bilim adamlarının yaklaşık 200 yıl önce keşfettikleri bu olay, 14 yüzyıl önce indirilmiş olan mübarek kitabımız Kuran-ı Kerim'de şöyle haber verilmektedir:
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Yeryüzünü kupkuru, ölü gibi görürsün. Fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiften ürünler bitirir." (Hac Suresi, 5)