"Doğadaki mimarlar" belgeselinden
Örümcek
Mimari, insanlığın kültür mirasının en önemli unsurlarından biridir. Farklı medeniyetler geçtiğimiz binlerce yıl içinde birbirinden çarpıcı mimari harikalar inşa etmiştir. Piramitler, saraylar, katedraller, camiler, her biri usta mimarların hesaplarıyla, binlerce insanın ortak emek ve iş gücüyle ortaya çıkmıştır.
Mimari, Allah'ın insanoğluna bahşettiği sanat ve estetik kavramlarının sergi alanıdır.
Peki, doğada da insanlar kadar usta mimarlar bulunduğunu biliyor musunuz?
Örümcekler ise inşaatlarını kendi bedenlerinden salgıladıkları ipek ağlarla yapar. Örümcek ipi aynı kalınlıktaki içerikten tam beş kat daha sağlamdır. Havada hızla uçan büyük sinekler bile örümcek ağının sağlam ve esnek tuzağından kurtulamaz. Karadul örümceğinin ağında bir de yapışkan damlalar bulunur. Bu ağlara yakalanan bir avın kendini kurtarması imkansız gibidir. Örümceğin ağı yapışkan, esnek ve şaşırtıcı derecede sağlamdır. Örümcek için bir tuzak oluşturmanın ötesinde aslında bu ağ onun vücudunun bir uzantısıdır. Örümcek ağa takılan her türlü canlının titreşimlerini hisseder ve onu gecikmeden yakalar. Ağın üretildiği yer ise örümceğin arka kısmıdır. Özel bir organdan salgıladığı ipliği bacaklarıyla tutup çeker. İpliğin üzerindeki yapışkan damlalar aslında yumak halindeki iplik demetleridir. Gerektiğinde bunlar açılır ve ağ kolaylıkla esner. Örümceğe bu mimari harikayı inşa ettiren de kuşkusuz Allah'ın bu canlıya verdiği ilhamdır.