Kuşların evrimi yalanı
Kuşların evrimi yalanı
Evrimcilerin bilim dışı iddialarına göre sürüngenler zaman içerisinde evrimleşip kuşa dönüşmüşlerdir. Oysa evrimciler bu iddialarını hiçbir zaman bilimsel olarak açıklayamazlar. Bu konuda ortaya koydukları tüm iddialar delilsizdir ve hepsi varsayımlara dayanmaktadır.
Bir sürüngen asla bir kuşa dönüşemez. Neden mi?
1. Bir türün başka türe dönüşmesi için mutasyonların yararlı olması gerekir. Ama mutasyonlar her zaman zararlıdır. Bir sürüngenin DNA'sında sadece sürüngen bilgisi vardır. Sürüngen DNA'sında bir kanat bilgisi, gaga bilgisi, tüy bilgisi yer almaz. Evrimciler ise sürüngen DNA'sına kuşlara ait bilgilerin mutasyon sonucu eklendiğini iddia ederler. Bu ise bilimsel olarak mümkün değildir. Çünkü mutasyonların %99'u zararlı, %1'i ise etkisizdir. On binlerce hastalığın sebebi olan mutasyonlar, DNA gibi hassas bir sisteme yalnızca zarar verebilir, bilgi eklemez.
2. Kuş akciğeri ve sürüngen akciğerinin birbirleriyle benzerliği yoktur. Kara canlılarının akciğer yapısı çift yönlüdür. Bir kara canlısı nefes aldığında hava akciğerine dolar, nefes verirken aynı yoldan geri çıkar. Buna karşın kuş akciğerinde hava akışı tek yönlüdür. Bu sayede kuşlar sürekli olarak oksijen alabilirler. Bu akciğer yapısına avien akciğer denir. Bu durumu konunun uzmanlarından Duncker şöyle açıklar:
“Kuşlarda ana bronş, akciğer dokusunu oluşturan tüplere ayrılır. Parabronş olarak adlandırılan bu tüpler sonunda tekrar birleşerek, havanın akciğerler boyunca tek bir yönde devamlı akımını sağlayacak sistemi meydana getirirler. Kuşlardaki akciğerlerin yapısı ve genel solunum sisteminin çalışması tümüyle kendine özgüdür. Kuşlardaki bu avien sistemi başka hiçbir omurgalı akciğerinde bulunmaz. Bu sistem bütün kuş türlerinde aynıdır.”
Tamamen birbirinden farklı olan bu iki yapının zaman içerisinde birbirine dönüşmesi mümkün değildir. Böylesine imkansız bir dönüşümün gerçekleşmesi için sadece solunum sistemi değil, kalp, beyin, sinir sistemi, hatta oksijenin taşındığı dolaşım sisteminin de tamamen değişmesi gerekir ki böyle bir değişim imkansızdır.
3. Evrimcilerin bir iddiası da, sürüngen pullarının evrimleşerek kuş tüylerine dönüştüğü aldatmacasıdır. Halbuki sürüngen pulu bilgisiyle kuş tüyü bilgisinin de birbiriyle bir benzerliği yoktur. DNA içerisinde tamamen farklı kodlamalara sahip bu yapıların birbirine dönüştüğüne dair ne genetik ne de fosil kanıtı yoktur. Kanser yapan mutasyonların pul gibi bir yapının aerodinamik kanunlara göre işleyen, asimetrik yapıdaki muhteşem kuş tüylerine dönüştüğünü iddia etmek, bilime karşı çıkmak demektir.
4. Sürüngenlerin kuşlara dönüşemeyeceğinin delillerinden biri de kemik yapılarındaki farklılıklardır. Sürüngenler kara canlısı olduğu için kemikleri ağır ve içi doludur. Ama kuş kemiklerine baktığımızda içi boş ve hafif bir yapıyla karşılaşırız. Yine mutasyonların kuşların uçacağını bilircesine sürüngen kemiklerini kuş kemiğine çevireceğini iddia etmek bilimsel düşünceye ve gözlemeye aykırıdır.
5. Sürüngenler soğukkanlı, kuşlarsa sıcakkanlıdır. Sürüngenler vücut ısılarını kendileri üretmezler. Dış etkenleri kullanarak bu ısıyı ayarlarlar. Halbuki kuşlar vücut ısılarını kendileri ayarlarlar. Yapılarındaki bu değişiklik aslında devasa bir farklılıktır. Çünkü vücut ısısının korunma şekli bir canlının tüm yapısını içine alan bir farklılıktır. Bu sözde dönüşümün olması için tüm vücut yapısının farklılaşması gerekir. Bu ise yine mutasyonların eseri olamaz.
6. Sürüngenler yerde yaşamak için, kuşlarsa havada uçmak için yaratılmıştır. Sürüngenlerin tüm vücut yapıları yerde yaşamak için yaratılmıştır. Kas ve denge organlarının tamamı yerde yaşamaya uygundur. Halbuki kuşlara baktığımızda bu canlıların tamamen havada uçmaya yönelik bir kas ve denge sistemleri olduğunu görürüz. Mesela bir kuş kilometrelerce hızla uçarken bir anda bir ağaç dalına düşmeden konabilmektedir. Bu tarz bir işlem çok büyük bir denge gerektirmektedir. Bu denge de kuşlara özel yaratılan kas ve denge sistemi ile mümkündür. Bu sisteminde mutasyonlar sonucu DNA'ya eklenmesi mümkün değildir.
7. Fosillere göre kuşlar sürüngenlerden gelmemiştir. Tüm genetik ve yapısal farklılıkların haricinde bu dönüşümün mümkün olmadığını gösteren bir delil de fosil kayıtlarıdır. Fosil kayıtlarına baktığınızda sürüngenler her zaman sürüngen, kuşlar ise her zaman kuştur. Bu dönüşümü ispat edecek tek bir tane bile ara fosil yoktur. Evrimciler her ne kadar Arkeopteryx isimli kuşu evrime delil sunmaya çalışsalar da bu iddia da doğru değildir. Çünkü bu canlı tam bir uçucu kuştur. Bulunan ilk fosil kaydındaki olmayan göğüs kemiği sonraki bulunan fosil örneklerinde görülmektedir. Kuşun dişlerinin olması da yine ara form olduğunu göstermez. Çünkü bu tarz canlılar şu anda yaşamaktadır. Ayrıca bu canlıyla aynı dönemde yaşamış kuş örnekleri zaten fosil kayıtlarında mevcuttur. Yani bir canlı kendi atasıyla aynı dönemde yaşayamayacağına göre bu canlılar ayrı ayrı yaratılmıştır.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
