Pelikan kafatası - Yaşayan Fosiller
ONUR YILDIZ: Evet 46 milyon yaşındaki bir pelikan gagasıyla veya pelikan kafasıyla diyelim fosil ile bugün karşınızdayız.
Şimdi 46 milyon yıl önce Çin'de yaşamış olan bir ak pelikana ait bir kafatası bu. Bu kafatasına bağlı şu an gagayı görüyoruz. Gagalar son derece sağlam iki pelikanlar bunu genelde balıkları direkt hem taşımak hem de yemek için kullanabiliyorlar su kenarlarında yaşayabiliyorlar su kenarlarında avlanabiliyorlar ve böylece bakın şöyle bu açıdan da göstereyim. Göz çukurları ve gagasının baştan aşağı ucuna kadar net bir şekilde yapısı gözlemlenebiliyor. Şöyle kafasının tepesinden de gösterebilirim. Şimdi bu fosilleri incelediğimizde bizim karşımızda en çok dikkate çeken gagası oluyor. Gaga'nın da evrim tarihinde evrimciler için çok büyük bir önemi var. O da şu, Charles Darwin ispinoz kuşlarını gözlemliyor Galapagos Adası'nda ve Galapagos Adası'ndaki ispinoz kuşlarına bakarak farklı ispinoz türlerine ait olan farklı gagaların zaman içinde değiştiğini, evrimleştiğini iddia ediyor. Yani kuşların gagasının kullanım şekillerine göre zaman içinde evrimleşebileceği, birinin diğerinden gelebileceğini, ortak bir atadan değişerek gelebileceği ön yargısında, hezeyanında bulunuyor. Fakat bugün genetik bilimi bize neyi gösteriyor? Dış etmenlerle kazanılmış özellikler, mesela bir insanın çok kaslı olması veya su kenarında çok yüzen bir insanın artık vücudun üçgen olup tam böyle bir yüzücü kaslarına sahip olması veya çok iyi bir spor veya çok iyi bir becerisinin olması, yani doğuştan değil ama sonradan çalışarak edindiği özellikler kendi DNA'sını değiştirmediği için, onun yavrularında onun kendisinde sahip olduğu özelliklerin görülemeyeceği manasına geliyor. Yani ne kadar iyi yüzücü olursa olsun onun çocuğu doğduğunda yüzme bilmeyecektir. Veya ne kadar iyi güreş yapabiliyorsa veya ne kadar çok kası varsa da geliştirmiş bir vücut geliştirdiğini düşünelim. Ne yaparsa yapsın kendi çocuğu kendi DNA'sında ilk hali nasılsa çocuğu da aynen o şekilde olacaktır.
Şimdi bu gaga pelikana ait ve pelikan da bu milyonlarca yıldır ki bu fosil 46 milyon yıldır aynı. Ne bir şekilde uzayıp daha böyle mesela sinek kuşu gibi ince ve nektar toplamaya yönelik bir hale geliyor. Ne de bir ağaçkakan iki gibi sağlam ve ince çekiş gibi bir yapıya sahip olup ağacın gövdesini kazma gibi bir işlev haline gelebiliyor. Hayır, hiçbirisi olmuyor. Pelikan 46 milyon yıl önce hangi işi yapıyorsa bugün de aynı işi yapıyor ve herhangi başka bir özellik kazanması, farklı yaşam koşullarında veya farklı dünyanın yerlerinde uçmasıyla, oralarda beslenme alışkanlıkları kazanması veya kazanmamasıyla herhangi bir şekilde fosilde bir değişiklik olmuyor. Bu neyi gösteriyor? DNA'nın da bize gösterdiği gibi canlılığın sabit olduğunu. Nitekim Stephen Jay Gould, Stas adını veriyor. Canlıların ilk halleriyle yani fosillerine rastladığımız ilk halleri ki bu 46 milyon. Daha eski fosiller var. 540-650 milyon yıla kadar çok hücreli canlıların fosilleri var. Hepsi incelendiğinde, en son fosilleri veya yaşıyorsa günümüzde yaşayan halleri incelendiğinde hep aynı gerçek karşımıza çıkıyor. Sabitlik. Yani Stephen Jay Gould'un söylediği gibi bir tür başka bir türe doğru yönelim göstermiyor. Sabit. Sabit ne demek? Allah onu o şekilde yarattı ve evrim geçirmedi demek. Evrim geçirmedi, Allah onu öyle diledi ve o, o şekilde var oldu ve hayatında o şekilde devam etti. Bunu kim söylüyor? Bunu mesela bu 46 milyon yaşındaki pelikan fosili söylüyor. Bunu daha önceki fosillerimizdeki gibi onlarca, yüzlerce milyon yaşındaki binlerce, milyonlarca, milyarlarca fosil aynı şeyi söylüyor. Bizi Allah yarattı, biz hiçbir zaman evrimleşmedik diyorlar.