Timsah Kafatası - Yaşayan Fosiller
ONUR YILDIZ: 65 milyon yıl önce yaşayan bir timsaha ait fosille birlikteyiz bugün de. Çin'de bulunmuş bir fosil. 65 milyon yaşında. Günümüzdeki örneklerinden farksız. Timsahın karakteristik özelliklerini belirleyen bazı vücut şekilleri var. Mesela bunu size hemen gösterelim. Kafatasının yassı olması. Fosilinden de göreceğimiz gibi bakın kafatasının zaten yassılığı fosilinden de anlaşılıyor. Gözleri birbirine yakın. Kafatasının üzerine baktığımızda şöyle göz çukurlarını görüyoruz. Bunlar birbirine yakın. Ve kafatası gövdeden bağımsız bir şekilde hareket edebiliyor. Bu timsahlara ait bir özellik. Tabii bu fosilin sadece şu an kafatası var. Ama bu kafatası normalde bütün timsahlarda da aynı şekle sahip. Ve günümüzdeki timsahlar gibi aynı karakteristik özelliği göstermekte. Hatta dış kısmına yani yüzeyine baktığımızda kameramızda böyle zoom şeklinde gösteriyordur. Aynı pürüzlü, o zırh, fiberglastan oluşan zırhlı yapıyı bize aynen sunmaktadır timsahların yüzeyinin. Ki bu da aynı zamanda biomimite de ilham konusu olmuştur ve fiberglastların keşfine, fiberglastların icadına sebep olmuştur.
Bakın bu fosil milyonlarca yıl öncesine ait bir fosil. Hatta ilk timsah fosillerine biz 200 milyon yıla kadar rastlıyoruz. 200 milyon yaşına kadar var. Ve fiberglass'tan yapılmış bir zırhı var. Fiberglass, bizim insan olarak bu yüzyılda bulmuş olduğumuz bir teknolojik atılım, bir teknolojik buluş. Ama canlılar da birçok diğer teknolojik buluş gibi fiberglass'ta o yüz milyonlarca yıl öncesinde vardı, maşaAllah.
En büyük özellikleri de tabi bize geçmişi göstermeleri. Ve geçmişine baktığımızda her canlı için aynı şey söz konusu. Hiçbir farklılık yok. Oysaki evrimcilerin dedikleri doğru olmuş olsaydı, yani canlılar ilk önce denizin altında sularda hayata başlayıp daha sonra da karaya adım atmış ve ondan sonra havaya çıkmış olsalardı, o zaman biz bu timsahın yani sadece böyle bataklıkta yaşayan formundan ziyade bize yarı timsah, zırhının yarısı olmuş, kuyrunun yarısının bir kısmı zırhlı olan, dişlerinin bir kısmı eksik olan, veya gözünün bir tanesi tam böyle ortadan çizgiye çektiğimizde simetrik değil de bir kısmının mesela açısı farklı yere bakan, mutantların yani genetik olarak hataların olmuş olduğu, hastalıkların olmuş olduğu bireylerine ait olan fosillerini bulmamız gerekirdi. Ve o şekilde de canlılığın tarihinde bir değişimin, bir evrimin olduğunu belgelemeleri gerekirdi. Fakat baktığımız zaman biz 60 milyon da olsa, 200 milyon da olsa ki başta Kambriyen canlılarına mesela 540 milyon yıla kadar, hatta tek hücreli canlılarda da 3,5-4 milyar yıla kadar hiçbir farklılığın olmadığı, aynı yaşam çizelgesinin, aynı karakteristik özelliklerin, aynı vücut şeklinin, aynı diş şeklinin, aynı göz çukurlarının, aynı iskelet boyunun, aynı omur sayısının, aynı bacak ve kol sayısının olduğu 100 milyonlarca fosil, 100 milyonlarca canlının aynı şekilde devam ettiğini göstermektedir. Bu kadar aynının içerisinde evrim gibi bir safsataya inanmak veya onun doğru olduğunu düşünmek hiç doğru değildir. Çünkü eğer biz somut bilimsel verileri kabul ediyor ve objektif olarak gözlem yapıyorsak o zaman somut ve objektif olarak bilimin gösterdiği tek bir gerçek var. Allah'ın dilemesiyle canlıların tamamı ve cansızların da tamamı ani bir varoluşla, Allah'ın “Ol” demesiyle aniden var oluyor ve hiçbir şekilde evrim geçirmemektedir.