Bir an durup düşünün…

Kalbimiz her attığında, beynimiz her elektriksel faaliyet gerçekleştirdiğinde çevremizde ölçülebilir manyetik alanlar oluşur. İnsanlar bu alanları ancak son derece hassas cihazlarla tespit edebilir.

Peki, beyni, sinir sistemi ve kalbi olmayan bir bitki de manyetik alan oluşturabilir mi?

2021 yılında yayımlanan bir araştırma, Venüs sinekkapanının yaprağında da manyetik alan bulunduğunu ortaya koydu.

Peki, bu alan nasıl oluşuyordu?

Sinekkapanın yaprağındaki tetik tüylerine dokunulduğunda elektriksel bir sinyal meydana gelir. Bu sinyal yaprak boyunca ilerleyerek tuzağın kapanmasını başlatır.

Fiziğin temel bir kuralına göre hareket eden elektrik yükleri, çevrelerinde manyetik alan oluşturur. Dolayısıyla yaprak boyunca ilerleyen elektriksel sinyaller de son derece zayıf bir manyetik alan meydana getirir.

Araştırmacılar işte bu alanı ölçmeyi başardı.

Ölçülen manyetik alanın şiddeti yalnızca 0,5 pikoteslaydı. Dünya'nın yüzeyindeki manyetik alan yaklaşık 50 mikrotesladır. Yani sinekkapanın yaprağındaki alan, Dünya'nınkinden yaklaşık bir milyon kat daha zayıftır.

Bu kadar küçük bir sinyali tespit etmek için araştırmacılar, dış etkenlerden kaynaklanan gürültüyü azaltılmış bir ortamda atomik manyetometreler kullandı.

Peki, asıl şaşırtıcı olan neydi?

Bu bitkinin beyni yoktu. Sinir sistemi yoktu. Ama yaprağında düzenli elektriksel faaliyetler gerçekleşiyor, bu faaliyetler ölçülebilir bir manyetik iz bırakıyordu.

Üstelik sinekkapanın yetenekleri bununla sınırlı değil.

Yaprağındaki hassas tetik tüyleri dokunuşları algılar. Genellikle iki uygun dokunuşun ardından tuzak kapanır. Böylece bitki, gereksiz yere enerji harcamaz.

Peki, kasları olmayan bir bitki tuzağını nasıl bu kadar hızlı kapatabilir?

Cevap, yaprağın özel geometrisinde ve elastik yapısında gizlidir. Yaprakta depolanan enerji hızla serbest bırakılır ve tuzak yaklaşık 0,1 saniyede kapanabilir.

Bütün bunları bir arada düşünün…

Dokunuşu algılayan, elektriksel sinyaller oluşturan, kapanma mekanizmasını harekete geçiren, avını yakalayan ve sindirim sürecini başlatan bir bitki…

İnsan, yaprağın oluşturduğu minicik manyetik alanı ölçebilmek için gelişmiş cihazlara ihtiyaç duyar. Ancak bitkinin içindeki bu süreçler, biz onları keşfetmeden önce de gerçekleşiyordu.

Bu incelikler, yaratılıştaki düzen üzerine düşünmemizi sağlar. Bir yaprağın içinde gerçekleşen böylesine hassas süreçler, Yüce Allah'ın yaratışındaki üstün ilmi ve hikmeti hatırlatır.

Bakara Suresi'nin 255. ayetinde şöyle buyrulur:

“Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, Kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O'na güç gelmez. O, pek Yücedir, pek büyüktür.”