HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Kuran'da Adı Geçen Meyveler

Kuran'da Adı Geçen Meyveler

Harun Yahya
32599
26 Ekim, 2017
HD Belgeseller
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

Kuran'da Adı Geçen Meyveler

 

Kupkuru toprak ve bir tohum canlanıyor. Kuru dallar. Hepsi aynı yerden emir almış gibi aniden rengarenk çiçeklerle süsleniyor. Çiçekler ölüyor ancak her birinden sulu, şekerli, leziz meyveler oluşuyor.

Ve biz bütün bunları normal mi karşılıyoruz? Kupkuru toprak ve sert bir tohum. Ancak ikisi suyla buluştuğunda yemyeşil yapraklı, rengarenk, birbirinden farklı kokulara sahip meyveler meydana geliyor. Kara toprakta yetişen tertemiz rengarenk, sulu, mis kokulu meyveler. Meyvelerin her birinin içindeki mineraller, vitaminler, şeker oranları, karbonhidrat miktarları ve her bir meyvenin kokusu, kıvamı tam olması gerektiği kadar. Ağaç topraktan suyu çekiyor, en üst dala kadar götürüyor. Renkleri oluşturacak mineralleri özenle seçiyor. Tablo yapan bir ressam gibi renklendiriyor. Allah bitkilerin tüm hücrelerine her bir meyve için gerekli olan mineralleri vitaminleri, karbonhidratı topraktan alıp seçmeyi ve her gün bu detayları hiç düşünmeden yediğimiz meyveleri oluşturacak üstün bir akıl ilham ediyor.

Şeytandan Allah'a sığınırım:

“Allah'ın gökyüzünden su indirdiğini görmedin mi? Böylece biz onunla renkleri değişik olan meyveler çıkardık." (Fatır Suresi, 27)

Küçücük kuru bir tahta parçası görünümündeki tohum, bitkiye ve bu bitkiden oluşacak meyveye ait her türlü bilgiyi içerir. Çiçeğinin kokusundan yapraklarının rengine, şekline, boyutuna kadar her bilgiyi bilir. Her bir meyvenin rengini oluşturacak minerallerin, depolanacak şeker miktarının, su miktarının, dokusunun, lifinin, kokusunun, şeklinin bilgisi ve bunlardan en uygun şekilde meyve üretimini sağlayan tüm karmaşık kimya formülleri tek bir tohumda saklıdır. Bir tohum tek bir üzüm tanesi için topraktan ne kadar demir çekeceğini bilir. Üzüm de tam olması gereken oranda. Ne daha az ne daha çok. Üzüm bitkisi kökleri demiri alır, bakırı çinkoyu alır ancak zararlı hiçbir maddeyi almaz. Bitkinin kıl kadar ince kökleri bir arıtma tesisi gibi toprağın altından sadece gerekli mineralleri tanır ve çeker. Ve tabii çamurun içinden arıttığı tertemiz suyu da.

Bediüzzaman, Said Nursi Hz’nin Mektubat’ta mükemmel bir şekilde belirttiği gibi, “incirin hakikati zerre gibi bir çekirdekte koca incir ağacının cihazatını saklayıp dercetmek gibi bir harika mucizeyi kudret gösteriyor.” Yani mucize bir yetenekle küçücük bir tohumda tüm ağacın bilgisi saklanıyor. Hiçbir kimse tek bir incir tanesinin ne biçimini ne tadını verebilir. Ne de içindeki mineral dengesini sağlayabilir. Allah'ın yarattığı bu mükemmel yaratışı görmek ve üzerinde düşünmek gerekir. Allah, Kuran'da bizleri bu nimetlerin oluşumlarındaki mucizevi detayları düşünmeye davet etmiştir.

“O gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, birbirine benzeyen de benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler kılıyoruz. Meyvesine ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakın. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.” (En’am Suresi, 99)

Allah Meyveleri İnsanlar İçin Yaratmıştır

 

Allah kutsal kitabımız Kuran'da bizleri doğayı incelemeye ve yarattığı sanatı, güzellikleri ve aklı görüp düşünmeye teşvik etmiştir. Düşünen bir insan için tüm varlıklarda Allah'ın delillerini görmek mümkündür. Rabbimiz aynı şekilde meyveleri de insanların faydasına sunmuş ve bunun üzerinde düşünmemiz gerektiğini belirtmiştir.

“Yerde sizin için üretip türettiği, çeşitli renklerdekileri de faydanıza verdi. Şüphesiz bunda öğüt alıp düşünen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl Suresi, 13)

Meyvelerin topraktan vitamin, mineral ve protein elde etmesi başlı başına çok büyük bir mucizedir. Her meyvenin oluştuğu dönemin insanların ihtiyacına en uygun zaman olması, Allah'ın meyveleri bizim faydamız için yarattığının delillerindendir. Kışın soğuk havalarda savunma sistemimizi güçlendirecek C vitamini bol portakallar, mandalinalar, yazın su ihtiyacımız olduğunda karpuz kavun gibi bol su içeren meyveler yaratması Allah'ın lütfundandır. Yaratıcımız olan Allah doğadaki tüm ağaçları, bitkileri, meyveleri de insanlar için yaratmıştır.

Her birinin tadı, kokusu, renkleri farklı olan meyvelerin bitkiye hiçbir faydası yoktur. Meyvede sadece insana yararlı maddeler bulunur. Çünkü meyve düştüğünde çürüyüp gider ama içinde insan için faydalı olacak her türlü vitamini, minerali, proteini, yağı ve birçok maddeyi barındırır. Hiçbir meyve rastgele, şans eseri veya tesadüfen var olamaz. Her bir meyve çeşidini Allah insanlar için nimet olarak yaratmıştır. Her birinin yaratılışında da binlerce ilim gizlemiştir.

 

Darwinistler meyvelerin nasıl oluştuğunu ahirette nasıl açıklayacaklar?

 

Her biri ayrı güzellikte olan meyvelerin simetrileriyle, nefis koku ve tatlarıyla, göz alıcı renkleri ve biçimleriyle üstün bir yaratıcı tarafından yaratıldıkları açıkça görülmektedir. Her bir meyvede Allah'ın damgası vardır. Nereye bakarsak bakalım, çiçeklerde, böceklerde, hayvanlarda hepsinde müthiş bir düzgünlük, simetri ve güzellik şeklinde Allah'ın damgası görünür. Dünyanın her neresine gidersek gidelim, milyonlarca yıldır elma aynı elma, muz aynı muzdur. Ne çileğin kokusu değişir ne de üzümlerin şekli. Her yıl aynı mevsimde aynı kırmızı kiraz, aynı karpuz, aynı erik oluşur. Hiçbirinin tesadüfen kendi kendine oluşması mümkün değildir. Çamurlu sudan çıkan çeşit çeşit meyveleri, sebzeleri, bitkileri, çiçekleri tesadüflerle açıklamaya çalışmaksa sadece bir acizliktir. Dünyanın neresine gitsek yılın hep aynı vakitlerinde, aynı renkte, aynı kokuda, aynı şekilde, aynı vitamin ve mineral oranlarına sahip şeftalilerle, armutlarla, portakallarla, dutlarla karşılaşırız. Rabbimizin bu muhteşem yaratmasını inkar ederek, doğada görülen bu olağanüstü mükemmelliğin kendi kendine tesadüfen olduğunu iddia eden Darwinistlere ahirette her bir meyve tek tek sorulacaktır. Çünkü Yüce Rabbimiz Kuran'da bizlere ahirette her nimetten sorguya çekileceğimizi haber vermektedir.

“Sonra onu gerçekten yakin gözüyle, aynel yakin görmüş olacaksınız. Sonra o gün nimetten sorguya çekileceksiniz.” (Tekasür Suresi, 7-8)

Darwinistler, tahta görünümlü bir cisimden yani tohumdan, tam ayarında şekeriyle, özel kokusuyla, kendine özgü muhteşem lezzetiyle meyvelerin çıkması için gereken bilgilerin tesadüfen oluşamayacağını düşünmezler.

 

52 milyon yıllık altın çilek, 66 milyon yıllık üzüm.

 

Tüm canlılar Allah tarafından yaratılmıştır. Bugüne kadar bulunan 700 milyona yakın fosil de bu gerçeği ispatlar. Yakın zamanda keşfedilen meyve fosilleri de bu gerçeği tekrar tüm bilim dünyasının gözleri önüne sermiştir. 2017 yılında Güney Amerika'da bulunan bir meyve fosili, meyvelerin tüm karmaşık sistemleriyle birlikte hiç değişmeden bugüne kadar geldiğini ve hiçbir evrim geçirmediğini ispatlıyor. Patagonya'da fosilleşmiş bir yağmur ormanında bulunan altın çilek olarak bilinen güveyfeneri türünden fosilin yaşı 52 milyon yıl olarak hesaplandı. Bu kadar eski tarihli bir meyve fosilinin bulunması bilim adamlarını hayrete düşürdü. Pensilvanya Devlet Üniversitesi'nden Prof. Peter Wilf buldukları bu fosili şu şekilde yorumluyor:

 

“Burada oldukça nadir ve hassas fosiller keşfedildi. Kağıda benzer çanak yapraklarıyla sarılmış meyve, böyle bir şeyin fosilleşebilmesi neredeyse hiç duyulmamış bir şey.”

 

Egidio Feruglio Paleontoloji Müzesi'nden Andrew Ruben Cuneo ise bulunan bu meyve fosillerinin evrimcilerin öne sürdükleri gibi bir sözde evrimleşme sürecine uymadığını şu sözleriyle ifade ediyor.

 

“Patagonya'daki paleobotanik buluşlar muhtemelen bitkiler aleminin kökeni ve evrimiyle ilgili bazı geleneksel görüşleri kökten değiştirmek için varlar.”

 

2013 yılında Amerikan Botanik Dergisi'nde yayınlanan bir makalede ise Hindistan'da bulunan bazı üzüm çekirdeği fosillerinin yaşının 66 milyon yıl olarak tespit edildiği yayınlanmıştır. 66 milyon yıl önce de üzüm bugünkü üzümle aynıydı. Allah çekirdeğinin içinde saklı DNA bilgisiyle üzümün bütün karakteristik özelliklerini bugüne kadar aynen muhafaza etmiştir. Bilim dünyası evrimin hiçbir zaman gerçekleşmediğine her gün yapılan yeni bir bilimsel bulguyla yeniden şahit oluyor.

Evrim yoktur ve hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Bütün canları Allah yoktan var etmiştir. Her yeni bilimsel bulgu da bu gerçeği tekrar tekrar ispatlamaktadır.

 

KURAN'DA ADI GEÇEN MEYVELER

 

Kuran'da birçok meyvenin ismi geçer. Allah Kuran'da meyvelerin faydalarına dikkat çekmiştir. Rabbimiz meyveleri cennetteki güzelliklerin dünyadaki numuneleri olarak da bizlere ikram etmektedir. Şimdi Kuran'da bahsi geçen meyvelerin bir kısmından kısaca bahsedelim.

 

Hz. Meryem'e İkram Edilen Hurma.

 

“Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır. Üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır ki bunlar aynı suyla sulanır. Ama ürünlerindeki verimde ve lezzette bazısını bazısına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.” (Ra’d Suresi, 4)

Hurma, harika lezzetiyle özelle hazırlanmış bir tatlı gibidir. Zengin besin değerine, vitamin ve mineral içeriğine sahiptir. Hurmanın bilimsel olarak kanıtlanmış birçok faydası vardır. Hurmanın enerji değeri oldukça yüksektir. Vitamin ve mineral açısından da zengindir. İçerisinde karbonhidrat ve proteinin yanı sıra yağ da barındıran nadir meyvelerdendir. Sıcak iklimlerde yetişen bu meyvenin faydalarına Meryem Suresi’nde dikkat çekilmiştir. Allah, doğum sancısı çekmekte olan Hz. Meryem'e hurma yemesini vahyederek bu meyvenin sağlığa faydalı özelliğine de dikkat çekmektedir.

“Altından bir ses ona seslendi. ‘Hüzne kapılma, Rabbin senin alt yanında bir ark kılmıştır. Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülsün. Artık ye, iç, gözün aydın olsun.’” (Meryem Suresi, 24-26)

Allah'ın, Hz. Meryem'in doğumunu kolaylaştırmak için sunduğu nimetlerden biri olan hurmanın özellikle hamile ve doğum yapan kadınlar için önemi ve faydaları bugün bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Hurma tarih boyunca tedavi amaçlı da kullanılmıştır. Hurma doğumu kolaylaştıran oksitosin hormonunu içerir. Bu hormon doğum esnasında rahim kaslarının güçlü bir şekilde kasılmasını sağlar. Doğumdan sonra ise süt bezlerini uyararak süt salınımını başlatır. Hurmanın içerdiği folikasit hamileliğin ilk aylarında alınması gereken bir vitamindir. Hurmadaki potasyum, kalsiyum, magnezyum ve demir de hamilelikte önemlidir. Hurma bebeğin anne karnında iyi gelişmesini sağlar. Vücut sıvıları için uygun ölçüde alkali özelliğiyle toksinleri dışarı atması için böbrekleri uyarır. Yüksek oranda fruktoz yani meyve şekeri içerdiği için yeni doğum yapmış annelerde şeker düşüklüğünü dengeler ve enerji vererek annenin zayıf düşmesini önler. Hurma ile ilgili tüm bu bilgiler Allah'ın sonsuz ilmini ve insanlara olan rahmetini ortaya koymaktadır.

Hurma cennette de ikram edilen bir meyvedir. Peygamber Efendimiz (sav) cennetteki hurma ağaçlarını şu şekilde tarif etmiştir:

“Cennetteki hurma ağacının dalları kırmızı altındır. Sapları yeşil zümrüttür. Yaprakları ipek gibidir. Meyvesi kule gibi iri taneli, kaymaktan yumuşak ve çekirdeksizdir.”

Bir Cennet Meyvesi: Kiraz

“Yüklü dalları bükülmüş kiraz ağaçları.” (Vakıa Suresi, 28)

Çiçeklenmiş kiraz ağaçları görünümleriyle bakmaya doyamadığımız göz alıcı bir güzelliktir. Baharın gelişini müjdeleyen bir şölendir. Çiçeklerle donatılmış ağaçlar birkaç ay sonra kış mevsimi boyunca heyecanla beklediğimiz kirazlarla dolup-taşar. Genelde herkesin çok sevdiği kirazı sadece yılın belli bir döneminde yiyebiliyoruz. Oysa cennette hiçbir meyve için beklemek gerekmeyecektir. Tüm meyveler cennet ehlinin önüne kusursuz ve zahmetsiz olarak gelecektir. Allah Kuran'da cennet meyvelerini şöyle tasvir etmiştir:

“Ve daha birçok meyveler arasında kesilip eksilmeyen ve yasaklanmayan meyveler.” (Vakıa Suresi, 32-33)

“Meyvelerin gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.” (İnsan Suresi, 14)

Parlak kırmızı rengiyle ve tadıyla iştah kabartan kirazın birçok faydalı özelliği vardır. A, B ve C vitamini, magnezyum ve kalsiyum açısından oldukça zengin olan kiraz, içerdiği fosforla sinir sistemini güçlendirir. Kiraz, vücudu zehirli maddelerden temizleyen bir meyvedir. Böbrekleri etkili bir biçimde çalıştırır. Dolayısıyla vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarının dışarı atılmasını sağlar. Bu sayede romatizma, kireçlenme ve damar sertliği gibi hastalıklar da dolaylı olarak önlenmiş olur. Ayrıca kirazda bulunan kinik asidin, böbreklerde kum ve taş oluşumunu engelleyici özelliğe sahip olduğu da bilinmektedir. Kiraz aynı zamanda karaciğer için de faydalıdır. Kısaca özetlendiğinde bile çok sayıda yararı olduğu anlaşılan kiraz, Allah'ın kullarına ikram ettiği çok lezzetli bir nimettir.

 

Darwinistler, kapkara bir çamurun içerisinde yetişen meyvelerin topraktan sadece insanlar için gerekli olacak mineralleri bir kimyager gibi özümseyip almalarının evrimle hiçbir şekilde açıklanamayacağını düşünmezler.

 

Potasyum Deposu Muz

 

Kuran'da cennet meyveleri arasında ismi geçen bir başka meyve de muzdur. Muz, kendini has aromasıyla, benzersiz lezzeti ve sayısız faydasıyla pek çok kişinin sevdiği bir meyvedir. Cennet tasvirlerinin yapıldığı ayetlerde Allah muzu şu şekilde anlatır:

“Üst üste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları, yayılıp uzanmış gölgeler, durmaksızın akan sular ve daha birçok meyveler arasında kesilip eksilmeyen ve yasaklanmayan meyveler.” (Vakıa Suresi, 28-33)

Elbette cennetteki muz da diğer tüm nimetler gibi dünyadakinden çok daha kusursuz, çok daha lezzetli ve güzel kokuludur. Cennette meyveler asla bozulmaz ve çürümez. Sonsuza kadar her daim taptaze kalır. Allah dünyada da cennet nimetlerinin bir benzerini yaratmış ve müminlerin cennete olan özlemini bu nimetlerle arttırmıştır. Allah bu gerçeği bir ayette şöyle bildirmektedir:

“Ey Muhammed! İman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde, bu daha önce de rızıklandığımızdır derler. Bu onlara, dünyadakine benzer olarak sunulmuştur. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.” (Bakara Suresi, 25)

Muz, birçok vitamin ve mineralle birlikte protein ve aminoasitle içerir. Muz, sarı paketinin içinde saklı duran küçük bir hazinedir. Son derece besleyicidir. Muz da hurma gibi karbonhidrat, protein ve yağı bir arada bulunduran nadir meyvelerdendir. Tam bir enerji deposudur. Muz ayrıca içerdiği yüksek potasyum oranıyla bilinir. Potasyum, kalp fonksiyonlarının düzgün işlemesinde ve kan basıncını düzenlemede yardımcıdır. Potasyum, sağlıklı sinir ve kas fonksiyonları için de gereklidir. Potasyum, egzersizin ardından kaslarda oluşabilecek krampları da engeller. Potasyum ayrıca, kalsiyumun vücuttan atılmasını engelleyerek hem kemik erimesi riskini azaltır hem de böbrek taşı oluşumunu önler. Birçok meyve gibi muz da iyi miktarda C vitamini içerir. C vitamini bağışıklık sistemimizi güçlendirir, hücre sağlığını arttırır, demir gibi diğer yapı maddelerinin emilimini kolaylaştırır. Tüm bunların yanı sıra muzda magnezyum, mangan, demir, kalsiyum, fosfor, A, B6 ve E vitaminleri, folikasit, karoten ve kolin denilen vücut beslenmesinde gerekli olan renksiz, bazik madde de bulunur.

Bizleri yaratan Allah bu özel meyveyi ve ondaki faydaları da yaratandır. Allah Kuran'daki işaretlerle insanlara bu faydaları bildirmiştir. Allah bir ayetinde insana istediği her şeyi verdiğini bildirmiş ve nankörlerden olmaktan kaçınmasını hatırlatmıştır.

“Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür." (İbrahim Suresi, 34)

Çekirdeğinden Kabuğuna Kadar Faydalı Üzüm

 

İncecik, kupkuru sapların ucunda oluşmuş, kilolarca ağırlığında tatlı su baloncukları. Hafif bir çekmeyle kolayca kopabilecek görünümdeki kupkuru saplardan, özenle tasarlanmış, içi şekerli su dolu, altın oranla dizilmiş salkımlarda mis gibi üzümler çıkar. İncecik kökler, çamurlu topraktan suyu çeker, mineralleri çeker, kuru dallardan geçirir. Sonunda insanlar için faydalı, mineral, vitamin ve enerji deposu salkım salkım üzümler oluşur.

Lezzetine doyum olmayan bu küçük taneler Allah'ın yaratma sanatındaki mükemmelliğe ve eşsizliğe birer delildir. Allah sonsuz aklıyla yarattığı güzellikleri sebeplere bağlıymış gibi göstererek üzerinde derin düşünülmesi gereken sanatını bizlere tanıtır. Allah Kuran'da insanlara dünyada ve ahirette verdiği nimetlerden söz ederken birçok ayette üzümü de zikretmiştir. Bu ayetlerden birkaçı şöyledir:

“Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl Suresi, 11)

“Böylelikle bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden, bahçeler, bağlar geliştirdik. İçlerinde çok sayıda yemişler vardır. Sizler onlardan yemektesiniz.” (Müminun Suresi, 19)

“Biz orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık." (Yasin Suresi, 34)

Üzüm, lezzetli olduğu kadar sağlık açısından da çok önemli bir meyvedir. A, B1, C ve E vitaminiyle demir, kalsiyum, potasyum, sodyum, magnezyum ve fosfor gibi mineraller açısından oldukça zengindir. Polifenol isimli çok güçlü antioksidanlar içerir. Bu antioksidanların birçok kanser çeşidine karşı koruyucu veya yavaşlatıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Polifenol aynı zamanda tansiyon düşürücü etkisiyle kalp hastalıkları risklerini de azaltır. Üzümün içerdiği kuersetin maddesi de doğal bir anti-enfilematuvardır ve kötü kolesterolün zararına karşı kalbi korur.

Rabbimizin bizlere bahşettiği nimetlerin karşılığını maddi olarak verebilmemiz elbette ki imkansızdır. Bu nimetler karşısında insanın verebileceği tek karşılık Allah'ın nimetine durmaksızın anmak ve şükretmektir. Şükretmek insanın en önemli sorumluluklarından biridir. Çünkü her insanın hayatı şükredeceği nimetlerle doludur. Şükredenlerden olmak o insanın Allah'a yakınlığının, dostluğunun ve Allah'a olan sevgisinin önemli bir göstergesidir. Kovulmuş şeytandan Allah'a sınırım: ''Eğer O'na kulluk ediyorsanız Allah'ın nimetine şükredin.'' (Nahl Suresi, 114)

''Eğer O'na kulluk ediyorsanız Allah'ın nimetine şükredin.'' (Nahl Suresi, 114)

Darwinistler, kuru sopaya benzeyen asma dallarından tatlı ve su dolu kesecikler halinde üzümlerin nasıl çıktığını, üzüm kabuklarını fındık kabuklarından farklı kılanın, bu iki meyvenin renklerini, tatlarını, kokularını, içindeki vitaminleri, birinin sulu, birinin kuru yapılarda olmasını sağlayanın, tohumların genlerindeki bilgiler olduğunu, her zaman fındık tohumlarından fındıkların, üzüm tohumlarından ise üzümlerin çıktığını düşünmezler.

 

Güçlü Antioksidan Nar

 

Sert bir kabuğun altında saklı, özenle dizilmiş yüzlerce minik kırmızı tane. Sulu ve çok lezzetli. Kış aylarının süslü meyvesi nar. Allah bu özel meyveyi hem dünyada hem de cennette var ettiği Kuran ayetiyle haber vermiştir:

“O gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik. Ondan bir yeşillik çıkardık. Ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar. Birbirine benzeyen ve benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler kılıyoruz. Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakın. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.” (En’am Suresi, 99)

“İçlerinde her türden meyve, eşsiz hurma ve eşsiz nar vardır.” (Rahman Suresi, 68)

Göz alıcı renkteki çiçeklere sahip nar ağaçlarının dalları, mevsimi geldikçe oldukça ağır narlarla dolar. Narın içindeki her biri tek tek cilalanmış gibi parlak, gergin, kıpkırmızı su dolu taneler üst üste mükemmel şekilde paketlenmiştir. Nar, çiçeğinden kabuğuna, zarından tanelerine kadar fayda dolu bir meyvedir. Nar, çok güçlü antioksidanlar içerir. Mükemmel bir anti-enflamatuar olduğu için, kalp hastalıklarına, kansere ve tip 2 diyabete karşı etkili olduğu düşünülmektedir. Nar, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özelliğiyle, kış aylarının vazgeçilmez meyvelerinden biridir. Narın içerdiği C vitamini, vücudun soğuk algınlığına karşı direncini artırır. Kolesterolü ve şekeri dengeler. Kanser hücrelerinin gelişmesine engel olur. Narın içinde bulunan polifenol ve antosiyanin adlı maddelerin antioksidan özellikleri damarlarda meydana gelen plak artışını ve daralmayı da önleyici etkiye sahiptir.

Meyveler lezzetleriyle ve besleyici özellikleriyle bizlere yarar sağladıkları gibi dünyamıza da bir renk, estetik ve güzellik katarlar. Her bir meyve Allah'ın benzersiz sanatının ve kudretinin bir göstergesidir.

 

Darwinistler, bir çiçeğin kırmızı renginin, yapraklarındaki kıvrımlarının, sahip olacağı yaprak sayısının, yapraklarının yumuşaklığının, kadifemsi yapısının, sahip olacağı kokunun, bir meyvenin üzerindeki cilalı kabuğun, içindeki çekirdeklerin sırasının, sapının, dayanıklılığının, kısacası bitkilerle ilgili her detayın, embriyoya yerleştirilmiş olduğunu, hiçbir tesadüfün bu kadar detaylı bilgiyi küçücük bir embriyonun içine sığdırma gücünün olamayacağını düşünmezler.

 

Sağlık Kaynağı Zeytin

 

Sofralarımızın vazgeçilmesi. Farklı renklerde, irili ufaklı, çeşit çeşit zeytin. İnsan sağlığı için adeta bir mucize ve Allah'ın Kuran'da bildirdiği mübarek bir meyve.

“Sizin için gökten su indiren O'dur. İçecek ondan, ağaç ondandır ki hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl Suresi, 10-11)

Kuran'da her mevsim yeşil kalan zeytin ağacına ve yağına da şu ayetle dikkat çekilmiştir:

“Allah, göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir. Çerağ bir sırça içerisindedir. Sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır. Bu öyle bir ağaç ki neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. Bu nur üstüne nurdur. Allah kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah her şeyi bilendir.” (Nur Suresi, 35)

Ayette “mübareketin zeytunetinin” ifadesiyle zeytin, bereketli, kutlu, uğurlu, sayısız yarar sağlayan anlamlarına gelen mübarek sıfatıyla nitelendirilmiştir. “Zeytuha” ifadesiyle bildirilen zeytinyağı, diğer katı yağların aksine tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ çeşididir. Zeytinyağı vücuttaki hemen hemen tüm sistemler için oldukça faydalıdır.

Zeytin birçok vitamini içerir. Başta E vitamini, A, D ve K vitamini açısından zengin bir besindir. Zeytin aynı zamanda kalsiyum kaybını da engeller. Çocukların beyin gelişiminde etkili olan hücreleri yeniler, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir. Zeytinyağının içinde yüksek oranda tekli doymamış yağ asitleri, E vitamini ve fenolik bileşenler vardır. Bu da bizim daha sağlıklı yaşamamızı, daha dinç ve dinamik olmamızı, daha genç görünmemizi sağlar. Zeytinyağının bir başka yaşam koruyucu etkisi de LDL'nin yani kötü kolesterolün oksidasyonunu azaltmasıdır. Zeytinyağı kullanımının kolesterol seviyelerini düşürdüğü ve kalp hastalıklarını önlediği uzun yıllardır biliniyor. Zeytinyağı tansiyonun kontrol altında tutulmasında da önemli bir rol oynar. Kan şekeri seviyesinin düşmesine yardım eder. Kalp krizi ve felci önleme de etkindir. Zeytinyağı cilde ve saça da faydalıdır. Zeytinyağı besinlerin bağırsakta emilimini arttırır. Yani bir besinden maksimum derecede fayda sağlamak için zeytinyağı ile beraber tüketilmesi önerilir ve bağırsak kanserine karşı koruyucu özelliğe de sahiptir.

Zeytinyağının vücut için faydalarını anlatmak saatler sürebilir. Bugün birçok bilim adamı zeytinyağını esas alan beslenme modelinin en ideal olduğunu düşünmektedir. Peygamber Efendimiz (sav) de zeytinyağı için “zeytinyağı yetmiş derde devadır” buyurarak zeytin ve zeytinyağının sağlık için önemine dikkat çekmiştir.

 

Darwinistler, tohumun bir bitkiyi veya dev ağaçları ortaya çıkarabilmek için yalnızca kendi içinde hazır bulunan besini, toprak, su ve güneş ışığını kullandığını ve bunun sonucunda insanlar için çok faydalı, cilalanmış kabukları, eşsiz kokuları, mükemmel tatlarıyla birbirinden güzel meyvelerin nasıl ortaya çıktığını düşünmezler.

 

Bal Küpü İncir

 

Kuran'da zeytinle beraber anılan bir diğer meyve de incirdir. Kuran'ın 95. Suresi Tin Suresi’dir. Sure, adını birinci ayetinde geçen incir meyvesinden almıştır. Tin, Arapça'da incir ağacı demektir.

“İncire ve zeytine andolsun.” (Tin Suresi, 1)

İncir, vitamin, mineral ve lifle dolu bir meyvedir. Tarih boyunca bu ağacın sadece meyvesi değil, kabuğu, yaprakları, kökleri ve reçinesi de ilaç olarak kullanılmıştır. Yazın taze, kışın da kuru olarak yiyebildiğimiz incir, birçok meyveden daha çok besin lifi içerir. Ayrıca güçlü kemikler için gerekli olan magnezyum, kalsiyum ve K vitamini bakımından da zengindir. İncir, potasyum içeriği bakımından da dikkat çekicidir. Potasyum minerali, tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Burada çok sınırlı olarak verdiğimiz incirin faydaları, Allah'ın insanlar üzerindeki şefkatinin bir göstergesidir. Rabbimiz insana gerekli birçok mineral ve vitamini adeta mükemmel bir tatlı olan incirin içinde paketlenmiş olarak bizlere sunmuştur. Bir rivayete göre Peygamber Efendimiz (sav) incirle ilgili şunları bildirmiştir:

Peygamber Efendimiz (sav), bir tabak incir hediye edilip ondan yedi ve sahabelerine, “bundan yiyiniz. Eğer ben bir meyvenin cennetten indiğini söylersem, işte cennetten inen meyve bu incirdir” buyurdu.

Sonuç

Kullarına karşı çok şefkatli ve merhametli olan Rabbimiz, bizler için kara topraktan rengarenk binlerce güzellik çıkarır. Öyle ki toprak, kimi zaman ekip-biçmeden bile bize yemyeşil ürünler ve başaklar verir. Topraktan sarı, kırmızı, yeşil, turuncu meyveler ve sebzeler çıkar. Denizler ise yine binlerce çeşit balıkla doludur. Allah bizler için hayvanların içinden tertemiz süt çıkarır, arılara bal yaptırır. Bunların her biri Allah'ın insanlara birer hediyesidir. Kullarına sayısız nimet bahşeden Yüce Allah Kuran'da şöyle buyurmuş:

“Ey insanlar! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka yaratıcı var mı? Ondan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?” (Fatır Suresi, 3)

Allah Kuran'da adıyla bahsettiği meyveleri insanların faydasına yaratmıştır. Bütün bu nimetler Allah'ın kullarına olan sevgisinin, şefkatinin, merhametinin, büyüklüğünün birer tecellisidir. Rabbimizin insanlar üzerindeki sonsuz rahmeti Kuran'da şu şekilde bildirilmektedir:

“Allah, insanlar için rahmetinden her neyi açacak olsa, artık onu kısıp-tutacak yoktur; her neyi kısar-tutarsa, artık onu da ondan sonra salıverecek yoktur. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Fatır Suresi, 2)

Tahta görünümlü küçücük bir tohum. Toprağın içinden çıkan sayısız meyvenin, çiçeğin, ağacın, muhteşem renklerin, mis gibi kokuların, nefis lezzetlerin ve güzelliklerin kaynağıdır. İşte Darwinistler bu olağanüstü gerçek üzerinde düşünmezler. Bizler ne tek bir üzüm tanesini var edebilir ne de tek bir ağacın çiçek açmasını sağlayabiliriz. Hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu Rabbimiz tüm nimetlerini son derece kompleks işleyen sistemlerle ve üstün bir sanatla yaratır. Allah'ın bizlere nasip ettiği bu kesintisiz hediyelerin farkına varmamak, her bir meyvedeki detayları, bilgiyi, sanatı, uyumu, kısacası yaratılış harikalarını görmemek veya görmezden gelmek ağır bir sorumluluktur.


 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
Bitki
Kuran Mucizeleri
Meyve