(Nur Suresi, 64) Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler
Her bir detay insanı derin bir tefekküre sevk eder ve Allahla daha derin bir bağ kurmaya teşvik eder.
Bu anlayış, kişinin imanını pekiştirir ve her anında dikkatli olmasını sağlar.
Akıl sağlığı yerinde olan her insan, bakışlarını güzel kullanma ve bakışları ile duygularını ifade etme
Ancak iman etmeyen insanlar arasında güzel bakış o kadar da önemli bir konu değildir.
Samimi bir insan da, hiçbir şey yapmasa dahi, gözleriyle dürüst, vicdanlı ve samimi bir insan olduğunu
İnsanlar en çok imanı güçlü olan kişilerden etkilenir.
dine yöneltirler ve Allahın Hadi ismi muhteşem bir şekilde üzerlerinde tecelli eder.
Ama Allah imtihan gereği dünyada iman eden ve kalbini imana açmaya gönülden razı olan insanlar yaratmıştır
etmektedir: Ey iman edenler, bir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin, belki alay ettikleri kendilerinden
ki: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere
Allah iman edenlere şöyle emretmiştir: Müminler ancak kardeştirler.
Gerçekten sonuç almak istiyor olsa, tam olarak ne yapması gerektiğini çok iyi bilip uygulayacak imkana
insan karakteri vardır.
için elinde çok fazla imkan vardır.
İnsan, Allahın yarattığı en özel varlıktır. Yaratılışında çok derin hikmetler ve sırlar vardır.
hareket eder.
(Buhari, İman, 7)
Ancak kimi zaman bu konuda, iman edenlerin büyük bir ibret vesilesi olarak gördükleri, olağandışı durumlar
, değil aczlerini hissedip Allaha sığınmak, -Allahı tenzih ederiz- çok çirkin bir cesaret ve imani şuursuzluk
Dünya hayatında iman edenler için ibret vesilesi olan bir başka insan türü de, ölümleriyle, cenazeleriyle
Çoğu insan, bu tür durumlarda Mutlaka bu durumu düzeltecek bir çıkış yolu vardır diye düşünmektense,
İnsan, istediği an istediğini yaratma gücüne sahip olan Allahtan herşeyi isteyebildiğine göre, açmaza
Bunun üzerine Musaya: Asanla denize vur diye vahyettik.
Bu, Allahın yalnızca samimi kalple iman edenlere nasip ettiği özel bir duygudur.
(Meryem Suresi, 13) İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah) onlar için bir
(Meryem Suresi, 96) Kalpteki Sevgi Duyarlılığı İmanla Doruğa Ulaşır İmanla bakan kişi havada uçan kuşu
(Gaşiye Suresi, 2-3) İman edenler: Olanca yeminleriyle elbette sizlerle birlik olduklarına ilişkin Allaha
Eğer bir insan, samimiyetin ancak en yüksek şekliyle yaşanabileceği, böylesine anlarda bile içindeki
İnsanın dünya hayatında iyilikten yana yaptığı her şey, ancak kalbindeki bu samimi Allah aşkı, iman coşkusu
bir insan ile karşılaştığında fark eder.
İnsan, aklını, vicdanını kullanarak, olabilecek en güzel söz ve tavırları seçmekle yükümlüdür.
Ama daha ince bir vicdan anlayışıyla bakılacak olunursa, bunun böyle bir durumda gösterilebilecek en
İnsan iradesini, aklını, vicdanını kullanmadığı takdirde çok sabırsız olmaya yatkındır.
Diğerleri bir gün, iki gün, bir hafta, birkaç ay sabredebilirken, iman eden bir insan, Allah için, gerekirse
Eğer böyle bir durumda, bir an için bile olsa Allahın lütfundan yana ümitsizliğe ya da şüpheye kapılırsa
Bu durumdaki insan çoğu zaman kendi kendine oturup şöyle düşünmez: Acaba bende bir eksiklik olabilir
İnsan, sürekli kendinden yana düşünüp; başına gelen iyilikleri hak edip, yaşadığı sıkıntıları ise asla
Ona her an yeni fırsatlar yaratmakta, kötülükten sakınması, pişman olup vazgeçmesi için vicdanıyla her
Ancak elbetteki bazen de bu insan, yanındaki birçok kişiden daha akıllı, daha vicdanlı, daha çok detay
Böyle bir durumda, kendisine verilen fikirlere, yanlış olduğunu bile bile uyması elbetteki beklenemez
Dolayısıyla bu tür bir durumda üstün geldiğini sanan insan, aslında belki de, karşı tarafın tevazusundan
İnsan, her şeyden çok tartışmacıdır.
insanlar arasında kırgınlıklara ve hatta düşmanlıklara zemin hazırlamaktadır.
Bu durum, toplumsal huzur ve barış için görmezden gelinmemesi gereken büyük bir tehdittir.
Bir insan Allaha iman ettiğinde, Onun her an kendisini gördüğünü, yaptığı her işin karşılığını vereceğini
bilir.
Ahiret yurdu ise Allahtan korkanlar için daha hayırlıdır.
Bu kimselere göre, bir insan kendi menfaatlerini ne kadar iyi kollayabiliyorsa, o kadar akıllıdır .
insanları ne kadar iyi kullanabiliyor, onların imkanlarından ne kadar çok istifade edebiliyor; diğer yandan
da, o kişinin kendilerine iş imkanı sağlayacağını umarlar.
İnsan bunu kendi çabasıyla asla elde edemez.
Ama asla, kendisini affedecek olanın karşısındaki insan olduğu gafletine kapılmamalıdır.
Ancak böyle bir durum da insanı asla telaşa kaptırmamalı, tedirgin etmemelidir.
Bazı insanlar vardır; hemen her gördükleri güzel şeye heves ederler.
, daha imanlı bir insan olabilmek, daha derin sevebilmek, daha güzel ahlaklı olabilmek gibi üstün mümin
Bir mümin bu gerçeği de bilir ama bu durumdan emin olamayacağı için öncelikle mutlaka çok daha samimi
Kendi koyduğu sınırlar: İnsanlar ne der?
Çünkü o bilir ki, sevginin kaynağı insanda değil, Allahtadır.
Kalbi sevgiyle dolu insan, hayatın her anında Allahın isimlerini tecelli ettirir; affederken Gafûr ,