"Dünya hayatının gerçeği" belgeselinden.
Dünya Hayatının Gerçeği - Giriş
Bu gördüğünüz mezarların her birinin içinde tıpkı sizin gibi birer insan yatmaktadır. Onlar da bir zamanlar sizin şu anda yaptığınız gibi televizyon izlerlerdi. Sabahları kalkar, yüzlerini yıkar, kahvaltı yapar, işlerine veya okullarına giderlerdi. Onların da bir zamanlar sevdikleri yakınları, hayran oldukları ünlü insanlar, evleri, arabaları, ödemeleri gereken faturaları vardı. Onlar da özel zamanları, örneğin bir yılbaşını ya da doğum günlerini kutlarlardı. Gelecekte bir gün tıpkı doğum günleri gibi bir ölüm günlerinin de olacağını hiç düşünmeden.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Her nefis ölümü tadıcıdır. Sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebut Suresi, 57)
Dünya Hayatının Gerçeği
Yaşadığımız evren, insan aklının kavramakta zorlandığı bir büyüklüğe ve düzene sahiptir. Evrende 3 milyara yakın galaksi olduğu tahmin edilmektedir. Samanyolu galaksisi bunlardan sadece biridir. Samanyolu'nun içinde ise yaklaşık 250 milyar yıldız vardır ve bunlardan sadece bir tanesi bizim güneşimizdir.
Bir başka deyişle evrende, dünyadaki bütün kumsallarda bulunan tüm kum tanelerinden daha fazla sayıda yıldız vardır ve güneşimiz bu kum tanelerinden yalnızca biridir. Üzerinde yaşadığımız dünya ise bir kum tanesi büyüklüğünde bile değildir. Bu dünya üzerinde yaşayan küçücük bir varlık olan insan ise, evrenin dev ihtişamı içinde bir hiç gibidir.
Ama insan çoğu zaman tüm bunları düşünmeden kendisini çok büyük bir varlık zannederek kibir ve gurura kapılarak yaşar. Allah'ın yarattığı aciz bir varlık olduğunu, bir gün öleceğini ve Allah'ın huzurunda hesap vereceğini unutur. Dahası evrende bir kum tanesi kadar bile yer tutmayan dünyaya büyük bir hırsla bağlanır. Oysa yakında ölecek ve bu küçük dünyanın küçük bir köşesine gömülecektir. Ahirete gitmeden önce Allah kendisine acizliklerini mutlaka gösterecektir. Eğer genç bir yaşta ölmezse, dünya hayatında yaşayacağı acizliklerin en önemlisi yaşlılıktır.