"Doğadaki mühendislik" belgeselinden
Istakozdaki optik tasarım
Canlılar dünyasında birbirinden çok farklı göz tipleri vardır. Biz genellikle omurgalılara has olan kamera tipi göz yapısını biliriz. Bu yapı ışığın kırılması prensibiyle çalışır. Dışarıdan gelen ışık gözün ön kısmındaki mercekten kırılarak geçer ve bu sayede gözün arka kısmında odaklanır.
Ancak bazı canlıların gözlerinin tasarımı çok daha farklı sistemlerle işler. Bunlardan biri ıstakozun gözünde vardır. Istakozun gözü kırılma değil, yansıma prensibiyle çalışır. Istakoz gözünün ilk dikkat çeken özelliği yüzeyinin çok sayıda kareden oluşmasıdır. Bu kareler resimde görüldüğü gibi son derece düzgündür. Istakoz gözü üzerindeki bu düzgün kareler aslında birer kare prizmanın ön yüzeyidir. Bu yapı arıların peteklerine benzetilebilir. Bir peteği gördüğünüzde önce sadece altıgen bir yüzeyle karşılaşırsınız. Ancak bu altıgen yüzeyler aslında içeri doğru derinliği olan altıgen prizmaların yüzeyleridir.
Istakoz gözünün farkı şeklin altıgen değil kare oluşudur. İşin daha da ilginç yanıysa ıstakoz gözündeki bu kare prizmaların her birinin iç yüzeyinin ayna yapısında olmasıdır. Bu ayna benzeri yüzeyler ışığı kuvvetli biçimde yansıtır. Gözün içindeki bu prizmalar öyle bir açıyla yerleştirilmiştir ki hepsi ışığın hatasız bir biçimde tek bir noktada toplanmasını sağlar. Buradaki tasarımın evrim teorisi adına çok büyük bir sorun oluşturduysa açıktır.
Öncelikle göz indirgenemez komplekslik özelliğine sahiptir. Eğer bu gözün ön kısmındaki kare hücreler olmasa ya da bu hücrelerin yansıtma özelliği olmasa veya arkadaki retina tabakası bulunmasa göz hiçbir şekilde işlev görmeyecektir. Dolayısıyla ıstakoz gözünün kademe kademe oluştuğu ileri sürülemez. Bu denli mükemmel bir tasarımın bir anda tesadüfen oluştuğunu öne sürmekse tümüyle akıl dışıdır.
Kabuklu bir canlının gözlerindeki merceğin yavaş yavaş yok olması ve eskiden merceğin bulunduğu yerde aynalı yüzeylerin oluşması canlıyı henüz ilk aşamada görme yeteneğinden yoksun bırakacaktır. Dolayısıyla doğal seleksiyon mekanizmasında elenmesine neden olacaktır.
Açıktır ki her iki göz yapısı iki ayrı plan üzerine tasarlanmış ve ayrı ayrı yaratılmıştır. Bu gözlerde öylesine kusursuz bir geometrik düzen vardır ki, bunun yanında tesadüf olasılığını düşünmek bile saçma kalmaktadır. Istakozun gözü, diğer tüm yaratılış mucizeleri gibi, bizlere yaratıcının ne denli sınırsız ve kusursuz bir yaratma gücüne sahip olduğunu göstermektedir. Bu, Allah'ın sonsuz bilgisinin, aklının ve kudretinin bir tecellisidir. Canlılar dünyasının her ne yönüne baksak bu gibi yaratılış mucizeleriyle karşı karşıya geliriz.