Sonbaharda ağaçlar, aylar boyunca besin üretilen yapraklarını döker.
Peki, ağaca bu kadar fayda sağlayan yapraklar neden dallardan ayrılır?
Bu sorunun cevabında, Allah’ın yaratma sanatını gösteren hayranlık uyandırıcı hikmetler vardır.
Günler kısalıp havalar soğuduğunda, yaprak döken ağaçlarda kışa hazırlık başlar.
Soğukta köklerin su alması zorlaşabilir.
Özellikle toprak donduğunda, ulaşılabilir su azalır.
Yaprakların dökülmesi, ağacın su kaybettiği yüzeyi azaltır.
Fakat yaprak düşmeden önce değerli maddelerin bir bölümü geri alınır.
Azot ve fosfor gibi besin elementleri dallarda, gövdede ve köklerde depolanır.
Daha sonra yeni büyümede kullanılır.
Bir ağaç bunları hesaplayamaz.
Hangi maddelerin nerede depolanacağını bilemez.
Bu hassas düzen, Rabbimizin yaratma sanatının delillerindendir.
Peki, sonbaharın renkleri nasıl ortaya çıkar?
Yeşil rengi veren klorofil parçalanır.
Yaprakta bulunan sarı ve turuncu pigmentler görünür hâle gelir.
Bazı ağaçlarda kırmızı pigmentler de üretilir.
Yaprağın ayrılması da özel bir mekanizmayla gerçekleşir.
Sapın dala bağlandığı ayrılma bölgesinde, enzimler hücreler arasındaki bağlantıları zayıflatır.
Yaprak, kendi ağırlığıyla ya da rüzgârın etkisiyle düşer.
Geride kalan yerde ise koruyucu bir tabaka oluşur.
Su kaybı azalır.
Hastalık etkenlerinin girişi sınırlandırılır.
Yere düşen yaprakların da pek çok faydası vardır.
Mantarlar, bakteriler ve küçük canlıların faaliyetleriyle yapraklar parçalanır.
Besin elementleri toprağa karışır.
Yaprak örtüsü nemin korunmasına katkı sağlar, küçük canlılara barınak olur.
Bir yaprağın dökülmesinde ;
suyun korunması, besinlerin geri kazanılması, dalın korunması ve toprağın beslenmesi bir aradadır.
Bilgisi ve iradesi olmayan hücrelerdeki bu uyum, Allah’ın muhteşem yaratma sanatının delillerindendir.
Allah, En’am Suresi’nde şöyle bildirmektedir:
“Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane,
yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve her şey) apaçık bir kitaptadır.”En’am Suresi, 59