Dr. Fabrizio Fratus'in Yaşamın ve Evrenin Kökeni 2.U.Konf da (21.05.2017-Ritz Carlton) "Evrim: Mit mi Gerçek mi?" Konulu Konuşması
Dr. Fabrizio Fratus'in Yaşamın ve Evrenin Kökeni 2.U.Konf da (21.05.2017-Ritz Carlton) "Evrim: Mit mi Gerçek mi?" Konulu Konuşması
SUNUCU: Benim ikinci konuşmacım Fabrizio Fratus. İtalyan sosyolog, doktora tezini, bilimsel yaratılışçılık ve yaşamın-insanın kökeni hakkındaki yeni bilimsel buluşlar konusunda yaptı. İtalya’da anti-evrimci komiteyi kurdu. Bu konuda tam 5 tane kitabı var. Bu kitaplardan bazılarının isimleri şöyle:
“Allah mı Darwin mi?” “Evrim mit mi gerçek mi?” “Evrim yalanı” “Bilim ve inanç”
Şu anda toplumdaki ahlaki yozlaşma, aile kurumunun giderek bozulması, yalnızlığın artması gibi konularda halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan aktiviteleri var. Bir aktivist. Bu çalışmaları, gençlerden oluşan ekibiyle birlikte gerçekleştiriyor. Dr. Fabrizio Fratus “Evrim: Mit mi gerçek mi?” konusunda konuşma yapacak.
DR. FABRİZİO FRATUS: Öncelikle, epistemolojide bir teori var, yeni bir teori geliştiriyor. Bu değerlendirmenin blöf olup olmadığına karar verebiliriz. Şimdi, baktığınız zaman farklı örnekler vereceğiz sizlere burada. …
DNA’lara göre bakalım. DNA’da insan adına her şey olan bütün kodları yer almaktadır. Önceki arkadaşımızın bize anlattığı üzere, hepsi kodlar halinde kayıt altına alınmıştır DNA’da. Yükseklik, burnumuzun büyüklüğü, ayağımızın büyüklüğü, şişko ya da zayıf olmamız, bunların hepsi bu DNA’larda gizlidir. DNA’lar uzun şifreli bilgi dizisidir. Bir nesilden diğer nesle aktarılır.
Genden bahsedecek olursak, DNA’nın küçük bir kopyasıdır. Mutasyon ise, üreme sürecinde kopya hatalarıdır ve genelde zararlılardır. Bunu anlamak önemlidir. Darwin’ciler şöyle derler: “Mutasyonların ortaya çıkmasında yeni jenerasyonlar ortaya çıkacak. Fakat bu hiçbir şekilde kanıtlanmış mı? Kanıtlanmamıştır.
Burada farklı genleri görüyoruz. Farklı gen arasındaki verilere bakıyoruz. Beyaz ırk ve negroid karışımı ırkını görüyoruz. Eğer beyaz ırk ve beyaz ırk çiftinden siyahi bir ırk çocuk doğmayacaktır. Aynı şekilde siyahi çiftler hiçbir zaman beyaz çocuk sahibi olamayacaklardır. Çünkü burada doğal seleksiyon ikisini eliyor. Darwinizm bunu söylüyor. Fakat gerçekler bu şekilde değil. Farklı şekilde. Bunlar, tekrar söylüyorum, bunlar bir manipülasyon ürünü.
Bu aşağıda da farklı olasılıkları görüyoruz. Yumurta genlerinden olası kombinasyonları görebiliyoruz. Baba spermlerinden gelen kombinasyonlar karşımıza çıkmakta. Ve size bir örnek vereyim burada. Mesela Anglosakson örneklerinden verecek olursak, bu kopya var, ikiz doğuruyorlar ve bir tanesi beyaz, bir tanesi siyahi. Çünkü öncesinde DNA’larında bunlar kodlanmıştı. Bu yeni bir bilgi değil. Bunları mutasyon olarak değerlendiriyor günümüzdeki gazeteler ve medya, kültür çalışmaları ama bu farklı. Burada sadece DNA’nın önceden kayıtlanması durumundan bahsedebiliriz size.
Şimdi bir başka örnekten size bahsetmek istiyorum. 1988 yılında bir Newsweek Dergisi’nde Adem ve Havva araştırması yapılmıştı. 147 kadın plasentası üzerinde yapılan bir araştırmada, mitokondriler DNA’da her iki bebeğin karışımı değildir diye bir teori öne sürülmüştü. Sonuç; kadınlar……ona mitokondriyal Havva ismini vermişlerdir. 2000 yıl önce yapılmış bu, bu makalede. Bu buluş, biyolojik bakış açısından derin bir bakış içermektedir. Bu tarih, evrimciler açısından işleri daha da karmaşık hale getirmiş, önceden insanlığın, milyonlarca yıl önce ortaya çıkardığını düşünüyorlardı. Bu nedenle, tarih üzerinde önemli bir mutabakata varamamışlardır. 1998 yılında 10 yıl sonra ise, Science Dergisi’nde mitokondriyal DNA beklenenden daha hızlı değişim göstermektedir. Bu durum, evrimsel olguların tarihi ile ilgili şüpheler oluşturmaktadır. Sebebine gelince; evrimciler en fazla daha hızlı bir mutasyonun etkileri konusunda endişe duyarlar. Yani önceki yapılan çalışmanın sadece 10 yıl sonrasında bir önceki çalışmanın geçersizliğini kendi kendilerine kanıtlamışlardır. Burada daha hızlı bir mutasyondan bahsediliyor. Science Dergisi’nden tekrar şöyle bir iddiada bulunuyorlar, yeni saat düşünüldüğünde Havva’nın yaşı sadece 6 bin yıldır. Bu da bilimsel yapılmış bir araştırma Darwin’ciler tarafından, evrimsel teoriyi destekleyenler tarafından tabii ki.
Makalenin yazarı, evrimci gözlemcilerin düşündükleri “kimse benim gibi düşünemez, benim bildiğim tek doğrudur” düşüncesiyle ortaya çıkarak, bize bunları manipüle etmeye devam etmiştir. Yani onlara göre, evrim milyonlarca yıl değil sadece binlerce yıl olarak ortaya çıkmıştır.
Bir de evrimci propagandadan bahsedelim size. Medyadan, dergiden, sinemadan ve çok farklı bir şekilde, çok kuvvetli bir şekilde bize bastırılmaya devam edilmektedir.
Burada ders kitaplarından bahsedecek olursak, Haeckel’in embriyosu. Kendince evrimi gösteren bazı embriyoların çizimlerini yapmıştır. Özetle balıktan semendere, semenderden kaplumbağaya, tavuktan tavşana, tavşandan insana geçen çok enteresan bir teoriden bahsetmiştir bizlere. Ders kitaplarında bu hatalar tekrar ve takrar edilmesine rağmen hala bizlere dayatılmaktadır.
Bir de Lucy gerçeği var tabii ki. Hepimiz kim olduğunu biliyoruz Lucy’nin. Lucy de hala İtalya’da kitaplarda, uzun kollarıyla, çenesiyle, uyluğuyla, elleriyle ve beyin hacmiyle şempanze olduğu iddia ediliyor. Maymunlarla ilgili bilgiler kitaplarda, evrimsel anlamda şüphe duymamıza neden olmalılar. Bunu yazanlar paleontologlar arkadaşlar bunu unutmayın. …
Para biriktirme üzerine kurulu materyalist sistem, sadece Allah’ın bildirdiği gibi birlik ve beraberlik üzerine kurulan çok farklı bir sisteme dayalı topluma sahip olamayız. Darwin teorisi, insanlığın ayakta kalması için sürekli bir yarış içerisinde olması gerektiğini ileri sürer. Bu nedenle varlığını sürdürmesi içerisinde yaşadığı sistemde içerisinde yaşadığı neyin daha iyi olduğunu seçme yeteneğine bağlıdır. Batı sistemi kapitalisttir, dolayısıyla yığma, biriktirme üzerine dayalıdır. Daha güçlü olanın daha fazla prestijli olduğu ve Darwin’e göre daha iyi bir insan olduğu sistemden bahsedebiliriz Darwin’cilere göre.
Özgür irade Darwin teorisinin inkarıdır. Hayatı boyunca Darwin ve Spencer’in söyledikleriyle hiç ilgisi olmayan seçimler yapabilirler. Dayanışma, Darwin mantığına terstir. Fedakarlık, materyalist anlamlandırmada, anlaşılamayacak farkındalığa ve tecrübeye sahiptir. Evrimsel psikoloji, bir insanın karşılıksız fedakarlık yapma sorusuna cevap veremez. Onlara göre, her fedakarlığın arkasında bir neden olmalıdır.
Bunu şöyle görebiliriz; Thomas Moro ve kitabı Utopia ele alarak bazı insanların bu bakış açısıyla değerlendirmeye çalışalım. Bu kitabı opkuduğumuzda, incelediğimizde farklı şeylerle karşılaşacağız. Postmodern hayattaki insan gerçekle, doğayla ilişkisi çok sağlıklı değildir. Sosyal olarak manipüle edilebilir. Fakat ona ait olmayan bir sistemin kölesi haline dönüşebilir. İnsan değerli bir varlığa sahiptir. Bu da nedir? Özgür irade. Postmodern toplumda insan gerçekle dokunuşunu, iletişimini kaybetmiştir. Ve sosyal olarak manipüle edilebilecek hale gelmiştir.
Özgür irade ise şunu iddia eder; özgür irade, materyalist hipotezine doğrudan açık bir delildir. İnsan bir hata değildir, mükemmel bir organizmadır. Bu tasarımın da tek bir sahibi olabilir, o da Allah’tır. Teşekkürler.
SORU: Siz, evrim teorisine karşı çalışmalar yaptınız. Bu çalışmalar nedeniyle bir ayrımcılık, yani inanlar tarafından bir ayrımcılığa uğradınız mı? Veya herhangi bir zorlukla karşılaştınız mı bu çalışmalar sonucunda?
DR. FABRİZİO FRATUS: Açıkçası evet. Yaptığımız işlerde gerçekten de farklı tipte baskılarla karşılaşıyoruz. Mesela bir örnek vereyim size; Bergama Üniversitesi’nde bir konferans verecektik, bir toplantı olacaktı. Farklı gen çalışmaları yapan bilim insanları ile birlikte. Bir noktada benim konuşacağım ortaya çıkınca evrimciler bir protestoya başladı ve bizi konuşturmadılar. Ve hemen kaldırıldı bu toplantı. Böyle şeylerle karşılaşıyoruz açıkçası.
