"Gözdeki mucize" belgeselinden
GÖZ KAPAKLARI
Herkes gün içinde hiç farkında olmadan binlerce kez gözlerini kırpar. Bu hareket istem dışı olarak yapılır ve bu sayede gözler yoğun ışık temasından ve yabancı maddelerden korunmuş olur. Her birkaç saniyede bir göz kırpıldığında göz kapakları tıpkı araba camı silecekleri gibi gözleri sulandırır, pislikleri temizler. Göz kapağı, kavisli göz yapısının üstüne kusursuz olarak oturan bir mekanizmadır. Bu mükemmel uyum sayesinde göz kapağı açılıp kapanırken gözün ön yüzeyinde temas edilmeyen hiçbir nokta kalmaz. Eğer göz kapağı, gözü bu şekilde kusursuz olarak sarmasaydı, kalan boşluklardaki yabancı maddelerin temizlenmesi mümkün olmayacaktı. İşlemin otomatik olarak yapılması da çoğu insanın farkında olmadığı bir nimettir.
Peki bu temizlenme otomatik olarak yapılmasaydı ne olurdu? Böyle bir durumda, insan göz kırpmaya yalnızca gözünün içinde rahatsız edici miktarda madde biriktiğinde hatırlardı. Göze girecek en küçük bir toz tanesi bile zamanla büyük problemler yaratacağından göz hemen mikrop kapardı. Ayrıca gözler tamamen temizlenmediğinden sürekli puslu, bulanık bir görüntü meydana gelirdi.
Göz kırpma işleminde bir diğer kritik nokta da bu sırada geçen süredir. İnsan hayatını devam ettirebilmek için dışarıda olup biten olaylardan tam zamanında haberdar olmalıdır. Göz kırpma işlemi ise insanın dış dünyayı algılamasını engellemeyecek kadar kısa bir süre içinde gerçekleşir. Eğer bu işlem biraz daha uzun sürseydi, çok büyük tehlikeler söz konusu olabilirdi. Mesela insan gözünü kırpma işlemiyle meşgul olduğu bir anda belki de üzerine gelen bir arabayı fark edip kaçmaya fırsat bulamayabilirdi. Doğduğumuz günden beri farkında olmaksızın gerçekleştirdiğimiz göz kırkma işlemindeki bu hassas dengeler, Allah'ın benzersiz yaratmasının tecellilerinden birisidir.
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Ey insan! Üstün kerem sahibi olan Rabbine karşı seni aldatıp yanıltan nedir? Ki O seni yarattı, sana bir düzen içinde biçim verdi ve seni bir itidal üzere kıldı. Dilediği bir surette seni tertip etti.” (İnfitar Suresi, 6-8)