Kabe'nin inşası
"Müslümanların üç kutlu mescidi" belgeselinden
KABE'NİN İNŞASI
Müslümanlar için yeryüzündeki en kutsal mekan olan Kabe, Yüce Allah'ın emriyle Hz. İbrahim (as) ve oğlu Hz. İsmail (as) tarafından inşa edilmiştir. Allah, insanlar için “ilk kurulan ev olan Kabe”'de Hz. İbrahim (as)’ın makamının bulunduğunu Kuran'da şöyle bildirmektedir:
“Orada apaçık âyetler ve İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse, o güvenliktedir. Ona bir yol bulup güç yetirenlerin evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim de inkâr ederse, şüphesiz Allah âlemlere karşı muhtaç olmayandır.” (Al-i İmran Suresi, 97)
Allah Hz. İbrahim(as)’a insanların Kabe'ye hacca gelmesi için çağrı yapmasını emretmiştir. Bu dönemden sonra iman edenler akın akın Kabe'yi tavaf etmeye ve hac ibadetlerini yapmaya gelmişlerdir. Bu durum ayetlerde şöyle haber verilmektedir:
“İnsanlar için de haccı duyur. Gerek yaya, gerekse uzak yollardan, derin vadilerden gelen, yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler. Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde kurban adarken Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.” (Hac Suresi, 27-28)
Allah Kuran'da Kabe'nin insanlar üzerinde çok önemli bir etkisinin olacağını da bildirmiştir. Ayette haber verilen, kendileri için bir takım yararlara şahit olsunlar şeklindeki ifadede de bu durum açıkça belirtilmiştir. Kabe, Hz. İbrahim (as) döneminden beri Müslümanların hac için ziyaret ettiği çok önemli bir yer olmuştur. Ancak Peygamberimiz (sav)’in döneminden önce, Arabistan'da yaşayan kabileler, Hz. İbrahim (as)’ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin tebliğ ettiği tevhid inancından uzaklaşmışlardı. Hz. İbrahim (as) tarafından Allah'a adanarak inşa edilen Kabe, putperest inanışların merkezi haline getirilmişti. Peygamberimiz (sav)’in Mekke'yi fethiyle beraber Kabe tekrar putlardan temizlenmiş ve Allah'ın evi sıfatını taşımaya başlamıştır. Bu tarihten sonra Kabe her yıl milyonlarca Müslümanın akın ettiği mukaddes bir mescid olma özelliğini sürdürmüştür.
