Medine sözleşmesi

2445

"Müslümanların üç kutlu mescidi" belgeselinden


MEDİNE SÖZLEŞMESİ

 

Hz. Muhammed (sav) Medine'de İslam ahlakını gönülden kabul edip kendisine itaat eden bir toplum tarafından karşılandı. Peygamber (sav)’in Medine'ye ulaşmasıyla Mekke dönemi kapanıyor ve Resulullah (sav)’in vefatına kadar 10 sene sürecek olan yeni bir dönem başlıyordu.

Medineli Müslümanlar Mekke'den her şeylerini terk ederek Allah yolunda hicret eden muhacirleri kendi kardeşleri gibi gördüler. Bunun ardından Medine'yi dış düşmanlara karşı müştereken savunmak üzere, muhacirler, ensar ve Medine'deki Yahudiler arasında yazılı bir vatandaşlık anlaşması yapıldı.

Medine Vesikası veya Medine Sözleşmesi adı verilen ve İslam tarihinin ilk yazılı anayasası olarak kabul edilen bu belge, İslam toplumunun bireysel haklar ve adalet anlayışını gösteren önemli bir örnektir. Bu sözleşme ile vatandaşların çeşitli hak ve görevleri belirtilmiş, farklı toplulukların birlikte yaşamalarının kuralları belirlenmiştir. Sözleşmede, Yahudiler kendi dinlerine, mallarına, canlarına, Müslümanlar da kendi dinlerine, mallarına ve canlarına sahiptirler. “Haksızlık yapan ve suç işleyen ise bu hükmün dışındadır” denerek Yahudi azınlığa büyük bir özgürlük ve güvenlik sağlanmıştır. Bunun sonucunda da bir yüzyılı aşkın bir süredir birbirlerine karşı düşmanca duygular besleyen farklı din ve ırklara sahip topluluklar bir arada ortak bir yaşam kurma imkanı elde etmişlerdir. Hz. Muhammed (sav) bu sözleşme yoluyla her fırsatta birbirlerine saldıran, düşmanca duygular besleyen ve uzlaşamayan toplulukların arasındaki çatışmaların Kuran ahlakı yaşandığında son bulabileceğini, onların anlaşarak bir arada yaşayabileceklerini göstermiştir.

Medine Sözleşmesi'ne göre herkes hiçbir baskı olmadan istediği dini, inancı, siyasi ya da felsefi seçimi yapmakta özgürdü. Kendi hukukunu uygulamakta da özgürdü. Sözleşmeye taraf olan gruplar birbirleriyle yardımlaşacak, birbirlerine destek olacaklardı. Ve bir saldırı durumunda ortak savunma yapacaklardı. Müslümanlarla Yahudiler arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta. Hz. Peygamber (sav) hakem kabul edilecekti. Böylece Mekke'deyken sadece bir cemaat statüsünde olan Müslümanlar, Medine'ye hicretleriyle beraber kendi yönetimlerini de kurmuşlardı.


 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3mp4