MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - ERDEM ERTÜZÜN, HIRKAİ ŞERİF CAMİİ (17 AĞUSTOS 2011)

ERDEM ERTÜZÜN: Hayırlı akşamlar. A9 Televizyonu tarafından hazırlanıp-sunulan Mübarek Şehir İstanbul programımıza hoş geldiniz.

Bu akşam Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in Veysel Karani'ye hediye ettiği Hırka-ı Şerif'in muhafaza ve ziyaret edilmesi için Padişah Sultan Abdülmecit tarafından 1851 yılında yaptırılan Hırka-ı Şerif Camisi'ndeyiz. Mübarek Hırka-ı Şerif'in yanı başındayız. Bu önemli caminin tarihini incelerken bir yandan da bu kutsal emanetin bulunduğumuz döneminde en önemli konularından biri olan Mehdiyet ile olan bağlantısına işaret edeceğiz inşaAllah.

Veysel Karani Hazretleri, Peygamberimiz (sav)’in sağlığında Müslüman olmuş, ancak Resulullah sevdasıyla gönlü dolu bir insan olmasına rağmen Peygamber Efendimiz (sav)’i görme şerifine erişememiştir. Peygamber Efendimiz (sav)’in hakkında, ''Üveysi Karni, ihsan ve iyilikte tabiinin hayırlısıdır'' buyurduğu Veysel Karani, hayatı boyunca üstün bir ahlak üzerine yaşamıştı.

Resulullah (sav), Hz. Ebu Bekr’e (ra): “Sen onu kendi zamanında göremezsin. Ama Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye siz onu görürsünüz. Sol böğründe ve avucunun içinde bir gümüş miktarı beyazlık vardır. Bu, baras hastalığı beyazlığı değildir. Ona varınca benim selamımı söyleyin ve ümmetime dua etmesini bildirin” buyurdu.

Peygamber Efendimiz (sav) vefatı yaklaşınca, ''Hırkanızı kime verelim?'' dediler. ''Üveyisi Karni’ye verin'' buyurdu. Resulullah'ın vefatından sonra Hz. Ömer (ra) ile Hz. Ali (kv) Kufe'ye geldiklerinde, Ömer (ra) hutbe esnasında, ''Ey Necliler, kalkınız.'' buyurdu. Kalktılar. ''Aranızda Karn’dan kimse var mıdır?'' buyurdu. ''Evet'' dediler ve birkaç kişiyi ona gönderdiler. Hz. Ömer (ra) onlardan Üveys’i sordu. “Develerimize çobanlık yapmaktadır” dediler. Sonra Hz. Ömer (ra) ile Hz. Ali (kv) onun olduğu yere gittiler. Hz. Ömer (ra) “ismin nedir?” diye sordu. “Abdullah, Allah'ın kulu” dedi. “Hepimiz Allah'ın kullarıyız. Esas ismin nedir?” diye sordu. “Üveys” dedi. “Sağ elini göster” buyurdu. Gösterdi. Hz. Ömer (ra), “Peygamber Efendimiz (sav) size selam etti. Mübarek hırkalarını size gönderip alıp-giysin, ümmetime de dua etsin diye vasiyet buyurdu” dedi. ''Ya Ömer, ben zayıf, aciz ve günahkar bir kulum. Dikkat buyur, bu vasiyet başkasına ait olmasın'' deyince, ''Hayır ya Üveys, aradığımız kimse sensin. Peygamber Efendimiz (sav) senin eşgalini ve vasfını belirtti'' cevabını verdi. (Hilyet-ül-evliyâ, cild-2, sh. 87- Tabakât-ül-Kübra, cild-1, sh. 27-Câmi’u Kerâmât-il Evliyâ, cild-1, sh. 364-Tezkiret-ül-Evliyâ, sh. 12-El-A’lâm, cild-2, sh. 32-Tabakât-ı İbn-i Sa’d, cild-6, sh. 161-Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye, sh. 1081-Eshâb-ı Kirâm, sh. 405-Mektûbât-ı Rabbânî, cild-1, mek. 222, 270)

Veysel Karani Hazretleri'nin vefatından sonra Üveysi sülalesi elinde kalan Hırka-i Şerif, 17. Yüzyılın başlarında ailenin o tarihteki reisi Şükrullah Üveysi tarafından 1. Ahmet'in fermanı gereğince İstanbul'a getirilmişti. İstanbul'a yerleşen Üveys Ailesi'nin Fatih semtindeki evinde ziyaret edilen hırkanın korunması için Sadrazam Çorlulu Ali Paşa'nın bir hücre ile bitişiğinde bir çeşme ve imaret inşa ettiği, daha sonra Şeyh Osman Üveysi tarafından 1725'te ilk defa bir vakfın tesis edildiği biliniyor. Yapının ziyaretler için yetersiz kalması üzerine 1. Abdülhamid bugün Küçük Hırka-ı Şerif Dairesi veya eski Hırka-ı Şerif Odası olarak adlandırılan ve caminin avlusunda kalan hücreyi 1780'de inşa ettirmişti. 2. Mahmud tarafından 1812'de yenilen hücre zamanla yetersiz kalınca 1. Abdülmecit devrinde Hırka-ı Şerif Camii yaptırıldı. Çevredeki binaların kamulaştırılarak yıktırılmasından sonra 1847'de başlayan inşaat 1851'de tamamlandı. Cami 8 köşeli, tek kubbeli, 2 katlı bir yapıdır. Mihrap, minber, kürsü boyu kırmızı renkli breş taşından rokoko tarzda yapılmıştır. Türkiye'de Hereke’de çıkarılan bu taşa Osmanlı mimari süslemelerinde hemen hemen hiç rastlanmıyor.

8 Büyük, 8 yarım daire şeklinde 16 penceresi var. Pencere üzerlerindeki hatlar Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nindir. Ayrıca Sultan Abdülmecid'in yazarak imzasını attığı levhalar minberin üzerinde yer alıyor. Giriş kapısı üzerindeki 1851 tarihli kitabe metne, Ziver Efendi tarafından kaleme alınmış ve hatta Kazasker İzzet Efendi tarafından yazılmıştır. 1400 Yıllık kutsal emanet Hırka-i Şerif'te meydana gelen yıpranmalar sonucunda hırka, 2010 yılında 4 aylık bir konservasyon sürecine alınmış ve bu yıl tekrar ziyarete açılmıştır.

Bu yıl Hırka-i Şerif ile 400. Kez buluşmanın heyecanını tüm Müslümanlar yaşamaktadır. Hırka-i Şerif, ahir zaman ve Mehdiyet açısından büyük bir önem taşıyan bir emanettir. Hadislerde Hz. Mehdi (as)’ın, Resulullah (sav)’in mübarek emanetleriyle birlikte çıkacağı şöyle bildiriliyor:

Nuaym bin Hamad, Ebu Câferi'den şöyle rivayet etmiştir: “Hz. Mehdi (as) Peygamberimiz (sav)’in sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle yatsı vaktinde çıkar. 1400 Yıldır Müslümanlar tarafından özellikle muhafaza edilen Hırka-i Şerif, içinde bulunduğumuz dönemin önemini işaret edecek şekilde 2010 yılında özel olarak konservasyona alınmış ve düzeltilmiştir. Şu an vaktin sahibi Hz. Mehdi (as) tarafından giyilmeye hazır bir haldedir. Hz. Mehdi (as) teberrüken onu giyecek ve Peygamberimiz (sav)'in de kılıcını da teberrüken kuşanacaktır. Bu manevi bir kuşanmadır. O güzellikten istifade etmek, feyiz almak için yapacaktır Hz. Mehdi (as). Ve Peygamberimiz (sav)'in bayrağını yani sancağı şerifi açacaktır inşaAllah.

Asırlardır coşkuyla bekledikleri Hz. Mehdi (as) 'a kavuşmanın heyecanını yaşayan insanlar sevgisini gösterirken o ortamda bu güzellik oluşacaktır, inşaAllah. Ve bu bütün isteme alemini çok derinden etkileyecek, çok büyük bir olay olacaktır. Bu olay sırasında manevi olarak yer yerinden oynayacaktır, inşaAllah. Çok büyük bir coşku ve heyecan yaşanacaktır, inşaAllah.

Hz. Mehdi (as)'ın Mehdi-i Azam olduğunu gösteren büyük delilerden birisidir bu. Çünkü hiçbir Mehdi'ye şu ana kadar bu nasip olmamıştır. Peygamberimiz (sav)’in kılıcını manen kuşanmak, Peygamberimiz (sav)’in hırkasını giymek ve sancak-ı şerifini açmak bir tek Hz. Mehdi (as)'a nasip olacaktır, inşaAllah.

A9 Televizyonu tarafından hazırlanıp sunulan Mübarek Şehir İstanbul programımızın sonuna geldik. Hayırlı akşamlar.